Bu korkuyu büyüteceğiz!

Ethem yoldaşın mahkeme mizanseni burjuva adalet sisteminin çıplak yüzüdür. Katili kollarken duydukları, peşlerini bırakmayan aynı korkuydu

GÜNCEL
Cumartesi, 5 Ekim 2013 (13 yıl 4 hafta önce)

Burjuva mahkemelerinin hakimleri-savcıları kendi hukuklarını bile çiğneyerek verdikleri sayısız kararın kefaretini uykusuz gecelerle, karabasanlarla öderler! Çünkü enselerinde sayısız insanın haksız yere mahkum edilmesinin, katillerin-hırsızların-tecavüzcülerin... göz göre göre kollanmasının soluğu hiç eksik olmaz. Bunca kararın bedeli gölgeleri haline gelmiş korku olur!

Ethem yoldaşın katilinin sırtını suratlarına taktıkları arsızca ifadeyle sıvazlamaya çalışırlarken de aynı korku onların ensesindeydi. Ama kararlıydılar! Kurdukları bu derme çatma, bir o kadar da çürümüş mizanseni sonuna kadar götürmekte kararlıydılar!..

Devletlerinin o saldırgan, militarist gücüne sırtlarını dayayarak salonda bulunanlara pişkince sırıtışlar fırlatmaları bundandı!..

Fakat tarihin hiçbir döneminde bu pişkinlik, bu pervasızlık karşılıksız kalmamış, ilelebet sürmemiştir. O maskenin ardındaki korkak yüzler haklı ve meşru olanın bir çığlığı, bir el hareketiyle; hatta bazen bakışları ve nefesleriyle paramparça edilmiş; pişkinlik hızla zavallıca bir korkuya dönüşmüştür.

Tıpkı Ethem’in mahkemesindeki oyuncuların herbirinin yüzüne oturan cinsten bir korkuyla köhnemiş, çürümüş bir düzenin o çirkin yüzünü en berrak haliyle gösterirler. Tıpkı o salonda kurdukları derme çatma mizansenin, o tarihte görülmemiş keyfiliklerin üzerinden yükselen pişkince sırıtışların; bir ananın çığlığıyla korkunun rengine kesmesinde olduğu gibi!

Yaptıklarını bilmenin korkusuyla kendilerini daha güvende hissedecekleri tezgahlar kurmaktan vazgeçmeyecekleri açıktı. Nitekim Ethem’in katilinin sözümona yargılanmak üzere çıkarıldığı ilk duruşmadan sonra kendi sergiledikleri pişkinliğe bakmaksızın; mahkemenin ilk duruşmasında yaşananlarla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmak oldu.



Radikal’den Mesut Hasan Benli’nin haberine göre Ethem yoldaşın katili Ahmet Şahbaz’ın sözümona yargılandığı Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi Ankara Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Mahkeme yaptığı suç duyurusunda şu tespitlerde bulundu:

Dava dosyası ile ilgili olarak duruşma salonunda meydana gelen olaylarla ilgili heyete karşı ‘hakim davadan kaçtın onlarla ortaksınız’ sözlerinin söylendiği, polislere karşı ‘katil polis, katiller’ şeklinde sözler söylendiği duruşma sırasında sanık Ahmet Şahbaz’ın darp edildiği, arbede yaşandığı ve sanığın önünde bulunan sabit mikrofonun yerinden çıktığı, parmaklıkların yerinden oynatıldığı tespit edilmiştir!
Polisin saldırganlığından, tanıkları darpedilmesinden bahsetmesini beklemek ise zaten abes.

Fakat Mahkeme bu suç duyurusuyla da yetinmiyor. O gün o salonda sergilediği tüm saldırganlığın, pişkinliğin faturasını çıkarmaya çalışırken bile ensesindeki korkudan uzaklaşamıyor. Bu korkudan olsa gerek aynı mahkeme, suç duyurusundan sonra Savcılığa yazdığı yazıyla 28 Ekim’deki duruşmada salonda ve dışarda güvenliğin jandarma tarafından sağlanmasını talep ediyor!

Yazıda şunlar dile getiriliyor, “23 Eylül 2013 günü yapılan duruşmada yaşanılan olaylar nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştur. 28 Ekim günü yapılacak duruşmada sanığın polis olması da göz önüne alınarak salon içindeki ve dışındaki güvenliğin yeteri kadar Jandarma tarafından sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.”

Ethem’in mahkemesi burjuva adalet sisteminin çıplak yüzüdür. Kurulan o derme çatma mizansenin yüzüne yüzüne tüküren Sayfı Ana'nın dediği gibi “Bu korku onlara yeter!”... Ama korkuları bununla sınırlı kalmayacak, büyüteceğiz!..