Gülsuyu'nda neler oluyor?

"Amaçlanan, kentsel dönüşüm ve çeteleşmenin de içinde olduğu geniş bir konseptle mahalleyi dağıtmak"

GÜNCEL
Pazartesi, 7 Ekim 2013 (13 yıl 4 hafta önce)

"Kentsel dönüşüm" projelerine karşı mücadele yürüten Gülensu Gülsuyu Güzelleştirme Derneği Başkanı Ali Şengül "Amaçlanan, kentsel dönüşüm ve çeteleşmenin de içinde olduğu geniş bir konseptle mahalleyi dağıtmak" dedi

İstanbul'un en güzel manzaralarından birisine sahip olan yoksul ve politik yurttaşların yoğun olarak yaşadığı Maltepe Gülsuyu Mahallesi'nde, en son Hasan Ferit Gedik'in yaşamını yitirmesine yol açan çeteleşmenin, "kentsel dönüşüm" projelerine izin verilmemesi üzerine halk dayanışmasını dağıtmak amacı ile devlet eliyle organize edildiği ya da desteklendiği, mahallelinin paylaştığı genel yorum. Kentsel dönüşüme karşı ilk kitlesel eylemin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2004 yılında uygulanmak istenen "E5 Kuzeyi Nazım İmar Planı" projesi ile mahallenin yıkılmak istenmesine karşı yapılması paylaşılan bu yorumu daha da gerçekçi kılıyor. Mahalleyi yıkma planları, 2004'ten beridir farklı projelerle çeşitli şekillerde uygulanmaya konmak istense de halkın mücadelesi sonucu hala tam anlamıyla başlatılmış değil. Son aylarda yoğunlaşan söz konusu çete saldırıları ve bu fütursuz saldırılar karşısında devletin sessiz kalması mahallede kentsel dönüşüme karşı var olan direniş damarını kesme planı olarak algılanıyor. Yıllardır "kentsel dönüşüm" projelerine karşı mücadele yürüten Gülensu Gülsuyu Güzelleştirme Derneği Başkanı Ali Şengül, "Amaçlanan, kentsel dönüşüm ve çeteleşmenin de içinde olduğu geniş bir konseptle mahalleyi dağıtmak. Çeteleşme ve yozlaştırma ile mahallenin içini boşaltmak" dedi.

2004'te ilk projeden çeteleşmeye
2004'ten Gedik'in vurularak katledildiği geçtiğimiz 29 Eylül'e kadar mahallede, kentsel dönüşüme ve çeteleşmeye karşı verilen mücadele ile çete faaliyetleri ve saldırıları şöyle sıralanabilir: 2004 yılında mahalle muhtarlığına projeye ilişkin gelen bilgilendirme üzerine 6 bin itiraz dilekçesi toplanarak belediyeye gönderildi. Dilekçelerin ardından belediyenin projeyi uygulamada ısrarcı davranması üzerine mahallede çeşitli örgütlenme ve toplantılar yapılarak Maltepe Belediyesi önünde kitlesel eylem yapıldı. Yine mahallede başlatılan imza kampanyası çerçevesinde yıkıma karşı 10 bin imza toplanarak belediyeye gönderildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde basın açıklamaları yapılarak projeye karşı mücadele mesajları verildi. Mahalleliye açılan 32 davanın mahallelinin lehine sonuçlanması ardından ise proje iptal edilerek "Kentsel Yenileme" adı ile yeni bir proje uygulamaya konmak istendi. Ancak bugüne kadar herhangi bir projenin uygulanmaya konamadığı mahallede bu kez uyuşturucu ticareti, fuhuş, haraç toplama gibi faaliyetler yürüten ve tepki gösterenlere dönük silahlı saldırılar gerçekleştiren, "Gülsuyu çetesi" ortaya çıktı.

Bir ölü yirmi yaralı defalarca tehdit!
Gedik'in ölümüne kadar hiçbirinin tutuklanmadığı çete üyeleri, siyasi parti üyelerine, esnaf ve halka dönük birçok kez silahlı saldırı gerçekleştirdi. 2011 yılında başlayan ilk silahlı saldırı sonucu Proleter Devrimci Duruş üyesi Volkan Uyar iki bacağından vurularak yaralandı. 15 Temmuz'da da BDP'li Bahri İnalkaç ve ailesinden 3 kişi haraç vermedikleri için, 25 Temmuz'da da Sosyalist Gençlik Derneği (SGD) üyesi Cebrail Günebakan çeteleşmeye karşı afiş astığı için silahlı saldırı sonucu yaralandı. 7 Ağustos'ta ise, ESP Maltepe İlçe Örgütü binası ve parti üyelerine ve yine aynı gün yapılan protesto yürüyüşüne de üç kez silahlı saldırı gerçekleştiren çeteler, aralarında DİHA Muhabiri Öykü Dilara Keskin'in de bulunduğu 9 kişiyi silahla yaraladı. En son olarak 29 Eylül'de de Halk Cephesi üyelerinin çeteciliğe karşı düzenlediği yürüyüşe yapılan silahlı saldırı sonucu Hasan Ferit Gedik yaşamını yitirirken, durumu hala ağır olan Gökhan Aktaş ile 4 kişi de yaralandı. Çete üyeleri, silahlı saldırılar dışında ise birçok kişiyi defalarca ölümle tehdit etti.

'Amaç mahalleyi dağıtmak'



2004'ten beri Gülsuyu'nda yaşanan sürecin takipçisi olan Gülensu Gülsuyu Güzelleştirme Derneği Başkanı Ali Şengül, "kentsel dönüşüm" projesi ve mahalledeki çeteleşmeye yönelik değerlendirmesinde "Bu planların aslında, ekonomik, sosyal ve siyasal olmak üzere 3 ayağı var. Kent merkezinde kalan ve arazisi değer kazanan mahalle emekçilerden alınıp para babalarına verilmek isteniyor. İkincisi olarak burada bir dayanışma kültürü var, biz buradaki farklı halklardan insanlar olarak düğünlerimizi de cenazelerimizi de birlikte yapıyoruz. Aynı zamanda bu mahalle sisteme muhalif bir mahalledir. Sistemin dayattığı birçok olumsuzluğa tepki üreten bir mahalledir" şeklinde konuştu. "Kentsel dönüşüm" ve devamında çeteleşme ile birlikte amaçlananın, mahalledeki örgütlülüğü dağıtmak olduğuna dikkat çeken Şengül, "İşte tüm bu planlarla Gülsuyu'na uygulanmak istenen, kentsel dönüşüm ve çeteleşmenin de içinde olduğu geniş bir konseptle mahalleyi dağıtmak. Çeteleşme ve yozlaştırma ile mahallenin içini boşaltmak" diye belirtti. 

'Bu mahalleyi ne rantçılara, ne de çetecilere bırakırız'
Mahallede esnaf olan ve çeteciler tarafından işyerine silahlı saldırı gerçekleştirilen BDP İstanbul İl Örgütü yöneticisi Besim Yılmaz da, mahalledeki çeteleşmeye ilişkin "Birkaç yıldır sürdürülen suç fiilleri var. Gündüz ortası kameralar önünde ve halkın önünde yapılan saldırılar var ancak bu konuda Gedik'in ölümüne kadar kimse tutuklanmadı yargı karşısına çıkarılmadı" dedi. Yılmaz, çetelere ilişkin İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne gidip şikayette bulunmak istediklerini ve emniyetle yaptıkları görüşme sırasında bir asayiş müdürünün kendilerine, "Liste benim elimde bana kanıt getirin, istihbarat toplayın ben tutuklayayım" dediğini belirterek, "Biz bu ülkenin istihbarat sorumlusu değiliz. Bu ülkenin mahkemesi değiliz. Bu kontravari faaliyetlerle mahalle dağıtılmak isteniyor. Mahallenin sosyal dokusu ile oynanmak isteniyor. Biz bu mahalleyi ne çetecilere ne kontracılara ne de rantçılara bırakırız. Bizim çocuklarımız burada doğdu burada büyüyor" diye konuştu.

Kadri Özkan - DİHA