Yaşamın tüm alanlarında sözkonusu olan özgürlüğün parayla belirlenen sınırları, eğitimde daha berrak bir nitelik kazanıyor
“Meslek lisesi memleket meselesi” şiarının; memleketteki tüm işçi çocuklarının meslek liselerine mecbur bırakılarak burjuvazinin hayallerinin ötesinde bir gerçeğe dönüştüğü günlerdeyiz… 4+4+4 eğitim modeliyle düz liselerin tasfiye edildiği; Anadolu Liselerine gitmek için gerekli sınavı veremeyen gençlerin ya meslek lisesi ya imam hatipler ya da açık liseler arasında tercih yapmaya zorlandığı günlerde. Bu tercihten sıyrılmanın tek yoluysa parayı bastırarak özel okullara gitmek! İşçi çocuklarının, yıllık harcamaları binlerce lirayı bulan özel okullara gitme şansı ol(a)mayacağıysa açık! İşçi ve emekçiler için yaşamın tüm alanlarında sözkonusu olan özgürlüğün parayla belirlenen sınırları, eğitimde daha berrak bir nitelik kazanıyor!
Fakat burjuvazi ve temsilcileri, eğitim modelini işçi çocuklarına “ara eleman” olmanın ötesinde bir seçenek bırakmayacak tarzda yeniden yeniden düzenlemeye devam ediyorlar. Dahası bu ereği pekiştirecek sayısız araç geliştiriyor, eğitimdeki yapılandırmayı burjuvazinin stratejik yönelimleriyle uyumlulaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
“Memleket meselesi”ne içinden ayar!
“Memleket meselesi” olarak kodlanan meslek liselerinin kapitalizmin stratejik yönelimlerinin tam göbeğine yerleştirileceği sayısız proje üretiyorlar. Bu liselerin burjuvaziyle dolaysızca ilişkileneceği, müfredatından öğrenci kalitesine kadar her yönüyle söz sahibi kılınacağı son projenin adı da Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Geliştirilmesi Projesi (METEK).
METEK Projesi Eğitim Bakanı Avcı’nın da deyimiyle “eğitimde kalite kültürü”nün teşvik edilmesi ve “eğitim ile iş piyasasının uyumlu” hale getirilmesi amacına göre şekilleniyor. Bir AB-MEB ortak projesi olan METEK’le, gençlerin burjuvazinin ara eleman ihtiyacını erken yaşta karşılamaları ve eğitimin altyapısının da buna uygun olarak geliştirilmesi, eğitimde bir standart oluşturulması hedefleniyor. 2014’ün Mayıs ayında tamamlanacağı açıklanan Proje, 21 ildeki 30 meslek lisesi ile 20 meslek yüksekokulunda uygulanacak ve daha sonra tüm yurtta hayata geçirilecek.
Projenin tanıtımı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun Ankara’da gerçekleştirdikleri konferansta yapıldı. Saydığımız kurumlar dışında toplantıya, burjuva örgütlerinin temsilcileri, METEK Projesi’nin uygulanacağı 21 pilot ilin Milli Eğitim Müdürlükleri, Meslek Yüksek Okulları ve üniversitelerinden 150 kişi katıldı. Bu konferansta, burjuvaların nasıl bir mesleki eğitim istedikleri masaya yatırıldı.
Projeye dair pekçok ayrıntı da bu toplantıda açıklandı. Buna göre Proje, burjuvazinin yeni sömürü merkezleri olmasını hedeflediği 3 bölgede, 21 ilde pilot uygulamalarla başlıyor: Kürdistan, Karadeniz ve İç Anadolu. Bu 3 bölge açısından projenin merkezi yönetim üsleri de, Diyarbakır-Trabzon ve Yozgat olarak belirlenmiş. Projenin uygulanacağı pilot iller de, yoğun genç işçi nüfusuna sahip, sanayileşme açısından zayıf fakat bundan sonraki yatırımlar için gerçek sömürü cennetleri olmaları hedeflenen iller. Bu 21 il şunlar: Ağrı, Bingöl, Çorum, Diyarbakır, Erzincan, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Maraş, Kastamonu, Kilis-Mardin, Muş, Ordu, Rize, Sivas, Siirt, Trabzon, Van, Yozgat.
Anlayacağımız eğitimin yörüngesi her zaman olduğu gibi yine ve daha açık olarak burjuvazinin sömürü hayallerini en kolay gerçekleştireceği üslere; bu üslerdeki genç nüfusun “ara eleman” olarak yetiştirilmesine odaklanmış durumda. Bundan sonra eğitim politikalarını, özellikle de meslek liselerine ilişkin politikaları izlemek; burjuvazinin yatırımlarını, yönelimlerini anlamak için bir pusula niteliği kazanıyor.
METEK kapsamında 21 ilde yapılacak pilot uygulamalarla ilgilenecek bir de Ulusal Kalite Güvence Komisyonu kuruluyor. Bu komisyonda mesleki ve teknik eğitim sisteminde yeralan tüm aktörler ve burjuva temsilcileri yer alacak. Milli Eğitim Bakanı Avcı bunu, “Bu komisyonun aldığı kararların uygulanması ve ilgili paydaşlar arasındaki koordinasyonun sağlanmasında kilit unsur olacak ulusal bir kalite güvence merkezi kurulacak” sözleriyle duyurdu.
Sözün özü meslek liseleri artık burjuvazinin hemen her konuda dolaysızca yönlendireceği açık bir işleyişe kavuşacak! Burjuvazi, ara eleman ihtiyacına uygun kalite ve içerikte bir yönlendirmede aradaki bürokrasiyi vs. de aşarak dolaysızca müdahale edecek. İşçi, emekçi çocuklarına erken yaşta sömürüye biat ederek kapitalist piyasaya eklemlenmek dışında şans tanımayan burjuvazinin yüzü giderek çıplaklaşıyor. Eğitim mücadelesi de giderek çıplak bir sınıf eksenine oturarak toplumsal mücadelenin konusu haline geliyor.