İnsanca yaşam, uygun ücret ve iş koşullarının düzeltilmesi için grevde olan Leroy Merlin Yapı Market çalışanlarıyla konuştuk
Leroy Merlin Yapı Market çalışanları insanca yaşam, uygun ücret ve iş koşullarının düzeltilmesi için grevde… Yaklaşık 55-60 çalışanın katıldığı Leroy Merlin grevi 7. gününe girdi. Greve katılan işçilerle greve katılma nedenleri, grevin genel durumu ve talepleri üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.
Alınteri: Merhaba sizi tanıyabilir miyiz?
O. E: Merhaba hoşgeldiniz. 35 yaşındayım. 2,5 yıldır Leroy Merlin’de çalışıyorum.
Alınteri: Bize biraz bu mağazadaki çalışma koşullarından bahseder misiniz?
O. E: Ben vardiya usulü çalışıyorum. Burada her personel günde 10 saat çalışıyor. Aylık ücretimiz asgari ücretten biraz fazla, 900 TL filan. Yemek için 257 TL, ulaşım için 110 TL ücret alıyoruz. Mağazada çalışan personelin birçoğu, burası yabancı firma olduğu için yüksek beklentiyle geldiler. Ancak kimse umduğunu bulamadı. 6 aydır çalışanlar sadece yüzde 5 zam aldı. İki yıldır hiç zam almadık.
Alınteri: Bu mağazada kaç işçi çalışıyor, kaçı greve katılıyor. İşyerinizde beraber çalıştığınız arkadaşlarınız destek veriyor mu?
O.E: Leroy Merlin mağazasının Ankara’da 135, Bursa da 140, İstanbul’da 70 çalışanı bulunuyor. Greve genel olarak kasiyerler, montaj ve lojistik çalışanları katılıyor. Reyon sorumluları ve güvenlik görevlileri bulunmuyor. Greve yaklaşık 55-60 işçi katılıyor.
Alınteri: İşverenle greve başlamadan önce ücret, iş koşulları vs. konularında görüşmelerde bulundunuz mu?
O.E: Bu mağazada işverenle ücret konusunda görüşülmedi. ‘Mağazamızda para konuşulmaz, birçok çalışan borçlu durumda, zarar ediyoruz, başka mağazalarımız da açılacak terfi edeceksiniz’ gibi bahanelerle bizi susturmaya çalıştılar. Bizim yasal sendikal haklarımızı kullanmamıza, greve gitmemize engel oldular.
Alınteri: 1,5 yıldır yürüttüğünüz yasal sendikal faaliyet sırasında ne tür zorluklarla karşılaştınız? İşverenle hangi talepleriniz üzerinden görüşmelerde bulundunuz? Sonuç alabildiniz mi?
O. E: Bundan 1,5 yıl önce bu mağazada çalışan bir arkadaşımızla beraber DİSK'e bağlı Sosyal-İş Sendikası'nda örgütlendik. Bu süreçte birçok sorunla karşılaştık. Örneğin birkaç arkadaşımız işten atıldı, reyon şefleri bizi baskı altında tutmaya çalıştı, yasal haklarımızı kullanıyor olmamıza rağmen mağaza yönetiminin baskısıyla karşılaştık.
Daha sonra yetki belgesine başvurduk. Şubat 2013'ten beri işverenle sendika arasında görüşmeler devam ediyor. Görüşmelerin sürdüğü ilk 3 ay boyunca hiç zam teklifinde bulunulmadı. Ancak Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın gönderdiği arabulucu heyetinden sonra yüzde 3 gibi komik bir rakam teklif edildi. Biz de bunu kabul etmedik elbette. İşverenle diyaloğumuzun devam etmesi için grev kararımızı yasal sürecin son gününe bıraktık. İşverenle yüzde 15 zam, ulaşım ücretinin 110 TL’ den 150’ ye ve yemek ücretlerinin 257 TL’ den 285 TL’ ye çıkarılmasını talep ettik. Ayrıca yılda 4 kere 10 günlük maaş ikramiye istedik. Grevin ikinci gününde bir yıllık sözleşme 3 yıla çıkarıldı. Yüzde 6+6+6 zam, 1. yıl 450, 2. yıl 500 ve 3. yıl 600 TL ikramiye teklif edildi. Ancak bu bizim taleplerimizi karşılamıyor.
Alınteri: Teşekkür ederiz.
O. E: Biz teşekkür ederiz.