Polis kendisine tanınan keyfiyet yetkileriyle katlediyor. Öyle ki sınırsız yetkilerle katliam yapmaktan zevk alır duruma getirildi
Burjuva devletin işçi ve emekçiler üzerinde estirdiği baskı ve saldırının koyulaşması; kolluk güçlerine, özellikle de polise tanıdığı sınırsız yetkilerle tazeleniyor! Bu açıdan da polisin son yıllarda önüne geleni katletmesinin giderek sıradanlaşması tesadüfi değildir.
Kapitalist sistemin kendi egemenliğini ve yasalarını korumak için kullandığı kolluk güçlerinden olan polis, sınırsız yetkilerle katliam yapmaktan zevk alır duruma getirildi! Bu sebeple de önüne geleni öldürmeye, katletmeye devam ediyor/edecek...
Son yıllarda bunun sayısız örneğine tanık olduk. Sadece burjuva medyaya yansıyanlar bile bu keyfiyetin ulaştığı boyutları anlamamız için yeterlidir. Bunlardan biri de geçen sene Ankara Keçiören semtinde yaşanmıştı. Denetimli Serbestlik’ten yararlanarak cezaevinden çıkan Cem Aygün poisin tacizinden kaçarken katledilmişti. Cem sokakta iki kişiyle konuşurken artık her sokakta tipini beğenmediği insaları çevirip GBT yapan polisin müdahalesiyle karşılaşmış, panikleyerek olay yerinden uzaklaşmaya çalışırken polis kurşunlarıyla katledilmişti!
Polisin kendisine tanınan keyfiyet yetkileriyle parkta otururken ya da yolda yürürken, konuşurken Cem gibi katlettiği sayısız örnek sıralayabiliriz. Bu örneklerin hepsi de polise tanınan yetkilerin nasıl bir keyfiyetle kullanıldığının çarpıcı örnekleridir.
Biz bu keyfiyetin en sınırsız halini Gezi Direniş’i sırasında yaşadık. Polis elindeki yetkiler ve saldırı araçlarıyla vahşi bir terör estirdi. Ethem’leri katletti; binlerce insanı yaraladı, bizzat gözlerini hedef alarak sıktığı gaz kapsülleriyle 12 kişinin gözünü kör etti!
Bu da yetmedi katilleri yaratmak, katlettirmek ve sorgulanmasını engellemek devletin birinci görevi oldu! Dahası şimdi polisin bu keyfiliğini daha da hoyratlaştıracak yeni düzenlemeler yapılıyor.
Budan sonra polisin neler yapabileceğini siz tehayyül edin!.. Çorlu’nun Hatip Mahallesi’nde 20 yaşındaki Zafer Çokal isimli gencin, araç kullanırken polisin “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürülmesi bu konuda yeterince açık bir fikir veriyor.
Zafer Çokal, polis kurşunuyla katledildi; bu otopsi raporuyla da belgelendi.
Polise verilen bu sınırsız öldürme yetkisi toplumsal bir mücadeleyle püskürtülmezse daha çok Zafer’ler kaybedeceğimiz açıktır.