Mahkemeler çalışıyor!

Mahkemeler tam hızla çalışıyor. Kadıköy'deki direnişe katılan onaltı kişi hakkında dava açıldı

GÜNCEL
Cumartesi, 12 Ekim 2013 (13 yıl 3 hafta önce)

Gezi Direnişi sonrasında dört bir koldan yürütülen sindirme operasyonları hız kesmeden sürüyor. Direnişin gövdesini oluşturan tüm kesimlerin; soruşturmalar, itibarsızlaştırma kampanyaları, gözaltı ve tutuklama terörüyle sindirilmesi kesintisiz bir faaliyet olarak sürüyor. Devlet, kolluk güçleri, mahkemeleri ve zindanlarıyla mesaisiz bir faaliyette.

Polisin yetkilerini genişletmek için hazırlanan son tasarıya; biber gazını sınırsızca kullanmak için yerli üretime geçme çalışmaları, siparişi verilen elektrikli ve elektriksiz sayısız TOMA- gaz bombası, satın alınan elektroşok silahları ekleniyor.

Polis için sadece “dizginsizce saldır" gibi her türlü keyfiyete, kaybetme ve işkenceye kapıları sonuna kadar açan yetkilerin verilmesi hazırlığı yapılmıyor. Bu yetkiler saldırı araçlarının çeşitlenip çoğaltılarak “dizginsizce saldır” mesajıyla birleştiriliyor.

Aynı şey burjuva mahkemeleri için de geçerli. Bu mahkemeler, tarihte eşi görülmemiş bir hızla iddianameler hazırlıyor, en küçük bir toplumsal kıpırdamayı bile “sinek uçurmam” mantığıyla ceza tehtidiyle anında sindirecek bir ceberrutluk sergiliyorlar.

Polisle organik bir birlik içinde olan mahkemeler bir taraftan Ahmet Şahbaz gibi katil polisleri kollarken; bir taraftan da onların rollerini hukuk diliyle sürdürüyorlar!

Bu randımanlı birlik şimdi de Ahmet Atakan’ın Antakya’da katledilmesinden sonra 12 Eylül’de sokağa çıkan direnişçiler için işbaşında.

Hatırlanacağı üzere 12 Eylül’de Ahmet’in katlini protesto etmek için insanlar Taksim’e çıkmış, Kadıköy’den geçenler polis terörüyle karşılaşmış, Taksim’e ulaşamayınca Kadıköy’e dönerek tepkilerini sürdürmüşlerdi.

Günlere yayılan bu tepki şimdi polis fezlekesinden aşırıldığı belli olan bir iddianame olarak karşımıza çıkıyor. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kadıköy’de yaşanan direnişe katıldıkları gerekçesiyle onaltı kişi için 1 yıl 2 aydan 7'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.

Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek dava, ‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet’, Türk Ceza Kanunu’nun ‘Görevi Yaptırmamak İçin Direnme’ suçlarından açıldı.

Basına yansıyan haberlere göre Başsavcılık onaltı kişinin yargılanması için 5 sayfalık bir idianame hazırladı. Polisin yalan yanlış bilgileri üzerinden kurgulandığı her halinden belli olan iddianamede,

Taksim Gezi olayları kapsamında sosyal medya üzerinden 12 Eylül'de saat 21.00 sıralarında Kadıköy Altıyol Boğa Heykeli önü ve Söğütlüçeşme metrobüs durağında toplanılacağı, toplanan grupların AK parti Kadıköy ilçe binası önüne yürüyeceği ve ilerleyen günlerde iskele polis karakolunun yanında bulunan parka çadır kurulacağının planlandığı anlatıldı. Alınan duyum üzerine polisin tedbir aldığı, daha sonra 400 kişilik bir grubun boğa heykeli civarında toplanıp slogan attığı belirtilen iddianamede, grubun üzerinde oturma eylemi yaparak, caddeyi trafiğe kapattıkları
ifade ediliyor.

Bir polis fezlekesi diliyle devam eden iddianame, Boğa'da toplanan kitlenin polise taş ve havai fişekler attığı, "dağılın" uyarısını dinlemeyerek yüzlerini bez parçalarıyla kapatıp "kanunsuz eyleme" devam ettikleri, "çevik kuvvet ekiplerinin direnci kıracak şekilde kademeli olarak zor kullandığı, polisin ihtar ve zor kullanmasına rağmen direndikleri ve cebir kullandıkları, ayrıca yüzlerini örtmek suretiyle de kendilerini tanınmayacak bir hale koyarak, güvenlik güçlerine karşı görevlerini yaptırmamak için direndikleri" anlatılıyor.

İddianame bundan sonra herhangi bir hak gaspı, katliam ve saldırı karşısında sokağa çıkan herkesi "yasadışı gösteri" kapsamında yargılanacağı mantığını ele veriyor.

Burjuva mahkemeleriyle polisinin toplumsal muhalefeti sindirmek için soluksuzca çalışmaları ancak sokağın diliyle konuşulduğunda bozulabilir.