Dalga mı geçiyorsunuz?!

Özel okullarda da anadilde eğitim yasak. Sadece liselerde bazı dersler Kürtçe olarak verilecek

GÜNCEL
Cumartesi, 19 Ekim 2013 (13 yıl 2 hafta önce)

Büyük bir medyatik gürültüyle açıklanan “demokratikleşme paketi”nin aslında en temel demokratik hakların hangi sınırlarda kullanılabileceğinin ilanından başka bir şey olmadığı açıktı. O paketle bugüne kadar kanırta kanırta fiilen elde ettiğimiz pek çok demokratik kazanıma çekilecek yasal sınırlar gösterilmek istendi. Bu açıdan da aslında demokrasi tantanası; sınır koyma operasyonundan başka bir şey değildi!..

Paket bunlarla birlikte aynı zamanda demokrasinin sınırlarının asıl olarak burjuva hükümetin tabanını oluşturan toplumsal kesimlerin sınırlarına, beklentilerine uyarlanmakla özdeş olduğunun da ifadesiydi.. Ne kadar konuşabileceğimizin, hangi sınırlarda sokağa çıkabileceğimizin, nerede-nasıl ibadet edebileceğimizin, … kısacası en demokratik istemlerimizin “deniz gerekiyorsa onu da biz getiririz” felsefesine uygun bir yaklaşımla ele alınmaya devam edildiğinin pratik tecümesi oldu.

Fakat paketin sınırlarının, açıklandığı andaki sınırlarla da malul olmadığını anlıyoruz. Bu sınırların düzeyi asıl olarak uygulanabilir hale getirilmesi için yapılan mevzuat düzenlemeleriyle netleşiyor. Anadilde eğitim başlığı altında yapılan düzenlemelere baktığımızda insanın doğuştan getirdiği bu hakkın kullanımının bağlandığı sınırların-kuralların karikatürün de karikatürü dışında bir anlam taşımadığını görürüz.

Milliyet’ten Ayşegül Kahvecioğlu’nun haberine göre Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), “Kürtçe dilinde eğitim” olarak ambalajlanan başlık için düzenlemeler yapıyor. Bu düzenlemelerden pakette “anadilde eğitim özel okullarda verilebilir” şeklinde tariflenen maddenin de aslında göründüğü gibi olmadığını anlıyoruz.

Habere göre,

Özel okullarda Kürtçe eğitim için 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Yasası ile 2923 Sayılı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi Yasası’nda değişikliğe gidilecek. Bakanlar Kurulu da, “Eğitim dili Kürtçe olan özel okullar açılabilir” şeklinde bir karar alacak. Daha sonra MEB, kendisine gelen müracaatları değerlendirerek, Kürtçe dille eğitim veren özel okullara izin verecek.

Bakanlığın okullarda Kürtçe eğitimle ilgili yaptığı çalışmaya göre, okullar açıldıktan sonra sistem şöyle işleyecek:

- Devlet okullarında olduğu gibi özel okullarda da Kürtçe anadilde eğitim yapılamayacak. Öğrencilere Kürtçe alfabe ile okuma-yazma öğretilmeyecek. Türkçe bütün okullarda anadil olarak kabul edilecek.


- 2014-2015 eğitim öğretim yılında Kürtçe dille eğitim veren ilk ve ortaokul açılmayacak. Sadece lise düzeyinde Kürtçe eğitim verilecek. Bakanlık onay verirse, daha sonraki yıllarda ilk ve ortaokulda yalnızca matematik ve fen derslerinin belirlenecek bir kaç saatinin Kürtçe işlenmesi gündeme gelebilecek.

-Özel okul kendi talebine göre, lise 1. sınıftan önceki yılı hazırlık sınıfı olarak belirleyebilecek. Hazırlık sınıfında öğrencilere yoğun ve ileri seviyeye kadar bölümlere ayrılmış Kürtçe dersleri verilecek. Öğrenciler, hazırlık sınıflarında Kürtçe’nin yanı sıra Türkçe, İngilizce, beden, müzik gibi derslere de girmek zorunda olacak.

-Tüm sınıflarda Türkçe grubu dersler, inkılap tarihi, tarih, coğrafya ve din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri Türkçe olarak okutulacak. Ancak 2923 sayılı yasada yapılacak bir değişiklikle coğrafya derslerinin bu kapsamdan çıkartılabileceği ifade ediliyor.

-Kürtçe okutulacak matematik, fizik, kimya ve biyoloji dersleri için Kürtçe branş öğretmenleri istihdam edilecek. Ancak Türkiye’de Kürtçe branş öğretmeni bulunmadığı için özel okullar tercihlerine göre Kuzey Irak ya da Avrupa’dan öğretmen getirebilecek.

-Kürtçe eğitim veren liselere, yeni ortaöğretime geçiş sistemi kapsamında 8. sınıfta girilecek merkezi sınavların sonucuna göre yerleştirme yapılacak. Açılacak Kürtçe özel okul, kendi belirleyeceği taban puana göre öğrenci kabul edecek. İlerleyen yıllarda üniversite sınavı için Kürtçe de bir alternatif olabilecek.
Haber yoruma gerek bıraktırmayacak kadar açık: Anadilde eğitimin en temel gereklerinden biri olan ilköğretimden başlayarak o dilin alfabesiyle, yazım kuralları ve yapısal özellikleriyle öğrenilmesi yine yassak!.. Özel okullara doğru daraltıldığını sandığımız bir “hakkın” bile kullanımı aynı asimilasyoncu mantıkla kuşa çevriliyor!..

İlkokul ve ortaokullarda 2015’den sonra yine Bakanlığın keyfine bırakılmış biçimiyle isteyenin matematik ve fen derslerini Kürtçe alabileceği söyleniyor! Anadilde temel eğitimin olmadığı koşullarda seçilen dersler bile özenle seçilmiş!.. Hem eğitim kadrosunun olmaması hem de karmaşık yapılarıyla kavranabilmeleri için o dilde düşünmenin zorunlu olduğu dersler bunlar!.. Liseden sonra Kürtçe olarak alınacak dersler de aynı şekilde özenle seçilmiş!.. Bir dil yazılı haliyle öğrenilip, düşünce dili haline getirilmeden o dille bilimsel içerikli dersler almanın mümkün olmadığını söylemeye gerek var mı?!

Kısacası burjuva devlet tek kelimeyle dalga geçiyor!.. O asimilasyoncu kafa özel okullara Kürtçe ders konulmasının sınırlarını bile alabildiğine daraltıyor.
Kürt halkının haklı demokratik taleplerinden biri olan anadilde eğitim özlemi, onun anlayacağı dille sokaklarda, dersliklerde sürecek dişe diş mücadelesinin konusu olmaya devam ediyor!

Kürt halkının yıllarca ödediği bedellerle aslında fiilen kazandığı bu hakkı faşist rejimin anayasasına geçirmek, yasal bir kazanıma dönüştürmek için birleşik bir mücadele zorunlu. Bu mücadele, eğitim politikalarının sınıfsal özüyle birleştirilerek Türk ve Kürt işçi ve emekçilerinin birlikte büyütecekleri bir toplumsal mücadelenin konusu edilmeli/edilmek zorunda. Her ikisi birbiriyle koparılmaz bağlar taşımakta, her ikisinde elde edilecek kazanımlar birbirini tamamlamaktadır. Eğitimin ruhunun demokratikleşmesi bile anadilde eğitim hakkının kazanılmasıyla birebir ilişkilidir. Aynı şekilde eğitim mücadelesinin sınıfsal bir eksende ele alınması da demokratik kazanımların güdükleşmesinin olduğu kadar, sonrasında gerici bir muhteva kazanmasının da yegane garantisidir! Bunu unutmadan...