28 Ekim'de görülecek olan Ethem yoldaşın davasına ilişkin bir basın açıklaması düzenlendi
Saat 12.30'da Güvenpark'ta Ethem yoldaşın vurulduğu yerde, içlerinde Alınteri'nin de bulunduğu Ankara Dayanışması, 28 Ekim'de görülecek olan Ethem yoldaşın davasına ilişkin bir basın açıklaması düzenledi.
Basın açıklamasında "
Sevgili Ankara halkı,Basın açıklamasından sonra Ethem yoldaşın vurulduğu yerde oturma eylemi yapıldı. Oturma eylemi süresince "Yiğidim Aslanım" türküsü okundu ve Ankara Dayanışması bildirileri GüvenPark'ta dağıtıldı.
Anti-Demokratik uygulamaları ve baskıcı politikalarıyla 12 yıldır iktidarda bulunan AKP'nin, kişisel tercihlerimize, yaşam tarzlarımıza ve özgürlüklerimize yönelik saldırılarını artırması ve gölgesinden yararlandığımız ağacı ve doğamızı bile yok etmeye çalışmasına karşı milyonlarca insan sokaklara çıktı. Bir ay boyunca ülkenin her yanında protestolar, güvenlik güçlerinin vandallık derecesinde ağır saldırılarıyla karşılaştı. Bu saldırılar sonucunda yedi insanımız katledildi, onbin yaralı, binlerce gözaltı ve yüz'ün üzerinden tutuklama gerçekleşti. Saldırılar hala sürüyor. ODTÜ ve Tuzluçayır'da, yaşananları hep birlikte görüyoruz. Dikensiz gül bahçesi yaratmak isteyen AKP iktidarı demokratik hakları için sokağa çıkan herkese saldırıyor.
31 Mayıs 2013 tarihinde Gezi Parkı'nda yaşananları ve AKP iktidarının uygulamalarını protesto etmek için Kızılay meydanında yapılan eyleme de aynı anlayışla saldırıldı. Gezi'de binlerce bomba atılmıştı, Ankara'da da atıldı. Taksim'de onlarca insan yaralanmıştı, Ankara'da da yaralandı... Ancak Ankara'da başka bir şey daha oldu.
Ethem Sarısülük katledildi!
Grubundan ayrılarak halkın üzerine yürüyen Ahmet Şahbaz isimli polis silahını çekip, hedef gözeterek Ethem'e ateş etti. Aralarındaki mesafe birkaç metreydi. Polisin silah kullanmasını gerektiren hiçbir durumda yoktu. Ancak baskı ve zorla halkın mücadelesini engellemeye çalışan bir tedrisattan geçmiş polis ateş etti.
'Polise Kim emir verdi diyorlar. Ben verdim' diyen Başbakan'ın iktidarı katliam görüntüleri deşifre olana kadar hiçbir şey olmamış gibi sustu. Sonra da 'atılan taş tabancayı sektirdi' gibi mazeretler yaratarak savunmaya çalıştı. Ve bütün dünyanın gözüönünde gerçekleşen cinayete rağmen katil serbest bırakıldı. Kamuoyu baskısı sonucu, adeta ödüllendirir gibi bir de ceza talebiyle dava açılmış olsa da davanın birinci oturumu iktidarın ve onun polisinin meydan okuması şeklinde gelişti. Duruşma salonu yüzlerce sivil polisle işgal edildi. Ethem'in ailesi ve dostlarına saldırıldı. Yavuz hırsız utanmazlığı içerisinde bir provokasyon yaratılmaya çalışıldı.
28 Ekim 2013 Pazartesi günü davanın ikinci oturumu gerçekşecek. Ethem'in katilinden bu güne kadar geçen süreçte gelişen olaylar gösteriyor ki katil değil katledilenler yargılanmak isteniyor. Katil polisin terfi ettirilmesi bilen ne yapılmaya çalışıldığına dair önemli bir ip ucu veriyor. Ülkeyi açık bir cezaevi haline getirmeye çalışan iktidara karşı 1 Haziran tarihinde belki sen de Kızılay meydanında idin. Ya da senin çocuğun, akraban, komşun, hemşehrin oradaydı. Vurulan sen de olabilirdin. Baskı politikaları sürdüğü sürece belki yarın, sen ya da ben katledileceğiz. O yüzdendir ki Ethem'e sahip çıkmak hepimizin görevi. Hesap sormak, adaleti gerçekleştirmek ve katili hak ettiği cezayı almasını sağlamak hepimizin sorumluluğu.
Biz Ankara'da bulunan bütün demokratik kurumlar ve duyarlı bireyler olarak baskı ve zulme karşı halkımızla birlikte direnmek, özgür ve demokratik bir şehir ve ülke mücadelesine katkı sunmak üzere ANKARA DAYANIŞMASI'NI oluşturduk. Ankara Dayanışması olarak hepiniz Ethem şahsında baskıya, zorbalığa ve zulme karşı direnmeye çağırıyoruz. Ethem için, Adalet için 28 Ekim saat 09.00'da Ankara Adliyesi'ne çağırıyoruz. Unutmayın, katillerin serbest dolaştığı bir dünyada hiçbirimizin can güvenliği yoktur.
Ankara Dayanışması