“Evlenin, evlenin...”

Koşun! Koşun! Okurken evlenenlere kredi borç indirimi yapıyoruz, geç kalmayın!..

GÜNCEL
Cumartesi, 2 Kasım 2013 (13 yıl 1 gün önce)

Bir zamanlar bazı kampanyalar vardı ki toplumun yoksul işçi, emekçi kesimleri için adeta “mutluluk” algısı getirmişti. Bilselerdi bu kampanyaların ileriki yıllarda başlarına farklı işler açacak, amacından sapacak acaba mutlu olurlar mıydı?

Hatırladığım kadarıyla bu kampanyalar önce toplu sünnet kampanyaları olarak başladı. Yoksul aileler için bu özel günün muhteşem bir düğün dernekle kutlanması ve dünya aleme duyurulması gerekirdi. Aile yoksul olunca düğün dernek hak getire; işte bunu devlet çözdü! Hani çok çok eskilerden bizim dedelerimiz, ebelerimiz mevsimler değişirken 'koç katımı' falan diye söylerlerdi. İşte sünnet kampanyalarının da bir zamanı vardı ve bu zamanlarda kampanyalar yapılır ilan edilir, yoksul ailelerde erkek çocukları bu kampanyayla “erkekliğe” adım attırılır. Hala devam ediyor sanırım,

Daha sonra evlilik kampanyaları çıktı, toplu nikah kıyma törenleri... Kampanya var, düğün beleş, eşyalarda indirim, vadede sıkıntı çıkmıyor ya bu fırsat kaçırılır mı? Toplumu kandırmak, özendirmek, borç batağına sokmak için yapılan eşya kampanyalarının ise sözünü dahi etmiyorum.

Daha sonra erken evlilikler bütün bunlarında etkisiyle çığ gibi çoğalmaya başladı. Çatırdayan aileler, boşanmalar, tacizler, tecavüzler, şiddet, cinayetler de toplumsal bir sorun halini aldı. Tabii bunu çalışma koşulları da etkiledi; ücret düşüklüğü, kolay işten çıkarılma, işsizlik vs. ama devletimiz, hükümetlerimiz sağolsun evliliği nasıl cazip hale getireceklerini, allayıp pullayıp nasıl özendireceklerini çok iyi biliyor.

Çünkü aile kutsaldır, asla vazgeçilemez, evlilik kaçınılmaz! Bunun yolunu yine bir şekilde bulmalıdır devlet. Kadınlara “doğurun, biz bakarız” vaatleri eşliğinde "esnek çalışma" zokasını uzattı. “Ben izin vermezsen çocuğunu doktora gidip aldıramazsın” diyerek kürtaj yasağını dayattı. “Hamileyken sokağa çıkamazsın”, “sokakta dondurma yiyemezsin”, “sokakta yalnız yürüyemezsin” talimatlarını birbiri ardına dayattı. "Sokak" bunların korkulu rüyası olmuş!

Son olarak da, üniversitede okuyanların evlendikleri takdirde kredi borçlarını sileceği, evlenen öğrencilere burs verileceği vaat ediliyor. Oysa gençliğin hedeflediği, “herkese parasız, anadilde eğitim” talebidir. Böylelikle gençlerin eğitim sistemini sorgulamayacağı, gözlerinin boyanacağı hesaplanıyor. Eh, iş böyle olunca da polisini, çevik kuvvetini okullara rahat rahat yerleştirecek aklı sıra. Yağma yok! Gençlik bu oyunlara gelmeyecek. Bunu Haziran İsyanı'yla ortaya koydu zaten...

[Alınteri okuru]