Türkiye’nin dörtbir yanındaki cezaevleri, işkencehaneler onların hesap soran, komünist ve devrimcilere sahip çıkan haykırışları ve anılarıyla doludur
Ak Yeleli Aslan İbrahim Açan’ı ölümünün 3. yılında mezarı başında andık.
Saat 12.30’da İbrahim amcamızı anmak için, Cebeci Asri Mezarlığı önünde toplandık. Saat 13.00’te İbrahim amcanın, oğlu da dahil olmak üzere öğrencileri ve yoldaşları olarak mezarı başına geldik.
İbrahim Açan’ın oğlu Ali ağabeye, İbrahim amcayı anlatması için söz verdiğimizde “Ben pek bir şey diyemem” demesi çok dokunaklıydı.
Yoldaşları mezarı başına karanfiller ve “Ak Yeleli Aslan İbrahim Açan Ölümsüzdür/ Alınteri” imzalı bir ozalit koydu. Daha sonra öğrencilerinden Avukat Kazım Bayraktar birkaç cümle söyledi, genel olarak onun direngenliğinden ve iyi bir öğretmen olduğundan söz etti. Eşiyle birlikte cezaevindeki devrimcilere sürekli bir yardım içerisinde olduklarından bahsederken aslında davasına giren herkesi kendi çocuğuymuş gibi görmesine dikkat çekti.
Başka bir öğrencisi ise, onun devrimci yaratıcılığı ve başeğmez tavrından örnekler vererek Av. İbrahim Açan’ın nasıl bir devrimci olduğunu anlattı. En sonunda bizler, Alınteri, yani İbrahim amcanın yoldaşları olarak kısa bir konuşma yaptık:
Ak yeleli aslana selamDaha sonra Alınteri bayrağımızı İbrahim Amcanın mezarı üstüne koyarak saatlerimiz 14.00 gösterdiğinde anma programımıza son verdik.
Sevgili dostlar, yoldaşlar,
Yiğit özgürlük savaşçısı, babamız, “amcamız”, avukatımız ve yoldaşımız İbrahim AÇAN’ı kaybedişimizin 3. yılında yine İbrahim amcamızın-yoldaşımızın yanında, onunla birlikteyiz. İbrahim amcamızın dolu dolu yaşanmış, mücadele içerisinde pişmiş, hepimizi zenginleştiren deneyimlerini gelecek kuşaklara yazılı olarak da aktarmış, asla eğilmemiş mütevazı yaşam öyküsü onurumuzdur!..
O yaşamı boyunca onurlu ve dik durdu. Sol ve yurtsever hareket içerisinde -kendi deyimiyle- “devrimci gençleri” savunmaya, ünlü Commer Davası’yla başladı. Sonra tüm yaşamını buna adadı. Türkiye’nin dörtbir yanında komünistleri, devrimcileri devletin saldırıları ve mahkemeleri karşısında gözüpek bir biçimde savundu. Militan insan hakları savunuculuğunun gereklerini yaşamının her alanına taşıdı. Sosyalizm davasına sadık olmanın onurunu hukuk mevzisinde her zaman en yüksekte tuttu.
O, TİKB davaları başta olmak üzere tüm komünist, devrimci ve yurtseverlerin yalnızca avukatı değil, aynı zamanda arkadaşı, sırdaşı, yoldaşıydı. Perihan teyzemizle birlikte sadece mahkeme salonları değil, Türkiye’nin dörtbir yanındaki cezaevleri, işkencehaneler onların hesap soran, komünist ve devrimcilere sahip çıkan haykırışları ve anılarıyla doludur. Faşist rejimden darbe yemiş herkes onların çocuklarıydı. Onlarda yüzlerce erkek ve kadın evlatlarıyla ilişkilenişlerinin zengin deneyimi saklıdır.
O haykırışlar, o anılar ki, 12 Eylül karanlığında, teslimiyet, yenilgi ve yılgınlığın içerisinde başeğmezliğin örnekleriyle doludur. Aydın olma sorumluluğunun korkaklığın cenderesinde eritildiği koşullarda, İbrahim AÇAN gerektiğinde yalnız kalma pahasına komünistleri, devrimcileri savunmaktan geri durmadı. Değerlerini satanlara inat gerçek bir aydın olmanın onurunu ayakta tuttu.
Komünistlerin değerler sisteminde bir sıçramaya işaret eden, faşist rejimin yarattığı yenilgi ruh haline darbe indiren, sonraki kuşaklara esin ve moral kaynağı, müvekkillerinin duruşunun ifadesi olan “Yargılayan Savunma”yı, sonuçlarının ne olacağını bilerek derlemeyi üstlendiği için 71 yaşında tutsak edildi. Tutsak düştüğünde, kendisine önerilen sulandırılmış aydın imtiyazlarına papuç bırakmayarak devrimcilerin koğuşunda kaldı. Militan hukukçu kimliğini hapishanede kaldığı süre boyunca da “devrimci gençler” için yazdığı dilekçelerle sürdürdü. Müvekkillerinin, çocuklarının, yoldaşlarının onurlu ve dik duruşuyla birleşik kırlaşmış saçlarına atfen taktıkları “Ak yeleli aslan” ünvanının içini her yönüyle doldurdu.
Sosyalizme inanmış bir hukukçu olarak, yaptığı işin ustası olmasının gücüyle sergilediği doğrudanlık ve dobralık onun ayırdedici özelliğiydi. Bu özelliği aynı zamanda ondaki sevecenliği güçlendiren bir erdemdi. İşte bu yüzden dostunun da düşmanının da saygısını kazanmıştır.
İbrahim amca sen rahat uyu!.. Daima çocuklarının, yoldaşlarının yüreğinde, bilincinde olacaksın! Sen hep bizimle kalacaksın!..
ALINTERİ