Hamburg'ta kitlesel protesto

Irkçılığa ve kapitalizme karşı yaygın radikal eylemler rejimi rahatsız etmeye başladı

DÜNYA
Çarşamba, 6 Kasım 2013 (12 yıl 11 ay önce)

Almanya'nın Hamburg kentinde uzun süreden beri bir direniş çadırı var. Irkçılığa ve kapitalizme karşı son zamanlarda yaygın ve radikal eylemlerin olması rejimi rahatsız etti. Bir süre sonra Hamburg'un merkezi yerlerinde, tren ve otobüs istasyonlarında özellikle siyahi mülteci ve göçmenlere karşı ırkçı polis kontrolleri yaşandı. Bu uygulamalar büyük bir öfke uyandırdı. Saint Pauli futbol taraftarlarının etkin katılımyla binlerce insanın katıldığı eylem ve kampanyalar gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz hafta sonu ise büyük bir yürüyüş organize ettik. Eyleme tüm antifaşist ve anti kapitalist güçler katılım gösterdi. Yürüyüşe 20 bin kişi katıldı. Her grup kendi pankartlarıyla alana geldiler. Eyleme kitlesel katılımın olması polis müdahalesini önledi. Polisler uzaktan eylemi izlemekle yetindiler.

Hamburg'taki yürüyüşe Almanya'nın diğer kentlerinden de katılım oldu. Eylem öncesi gittiğimiz Hannover kentinde iyi bir kampanya yaptık. Mülteci kamplarını ziyaret ettik. Ziyaret ettiğimiz Hildesheimer Caddesi'ndeki mülteci kampında, kadınların kaldığı bölüme konuk olduk. Burada kalan kadınlar tam bir hapishane hayatı sürdürüyorlar. Daha önce gerçekleştirdiğimiz devrimci otobüs turunda zorla girdiğimiz bu mülteci kampında insanların çoğunluğu psikolojik sorunlar yaşıyorlar. Uyuyamıyorlar, sürekli kaygılılar, sosyal yaşama dahil olamıyorlar. Gelecekleri belirsiz. Eylemlere katılmaktan çekiniyorlar çünkü başlarına bela açılacağını düşünüyorlar ve iltica taleplerini olumsuz etkileyeceğini düşünüyorlar. Ancak birkaç kadın arkadaş yavaş yavaş eylem ve etekinliklerimize katılmaya başladı ve onlardan bir kısmını Hamburg'taki kitlesel eylemimize götürdük. Hannover'den yaklaşık olarak 100 kişiyle gittik. Toplu olarak yaptığımız tren yolculuğunda bilet kontrolü yapan görevli ısrarla bizim toplu olarak nereye gittiğimizi sordu. Biletleri kontrol etmekte zorluk çekti. Biz de ona, "topluca diskoya gidiyoruz" diyerek sorularının gereksiz olduğunu anlattık.



Hannover'de yabancılar polisinin verdiği görüşmeye gittik. Hakkımda Alman mahkemesinin aldığı "terörist" kararıyla ilgili görüştüler. Avukatın önerisi üzerine yalnız gitmedik bu görüşmeye. Beraber gittiğimiz arkadaşla bizi, yetkili kişi 15 dakika dışarda bekletip şefiyle görüştü önce, daha sonra yanımızda getirmemizi istediği fotoğraf ve diğer belgeleri almadılar. Avukat bu mahkeme kararına itiraz ettiği için kararı yürürlüğe koymadılar ve normal mülteci statüsü devam ediyor. Mahkeme devam ediyor. Bu sürecin çok uzatılacağını tahmin ediyoruz. Onlarca yıl sürüncemede bırakarak hareket alanımızı daraltma taktiği izleyecekler gibi görünüyor. Biz beklemiyoruz tabii ki, sistem karşıtı mücadelemiz her koşul altında sürecektir. Onların kararları kendilerini ilgilendirir.

Yunanistan'da iki politik mülteci sınırdışı edilmeye karşı tutuklu bulundukları hapishanede uzun süreden beri açlık grevindeler. Avrupa'nın diğer ülkelerinde de benzer bir şekilde politik mültecilere karşı baskılar devam ediyor.

Kiliseden direniş alanımıza ziyaret
Kilise yetkilileri direniş çadırlarımıza geldiler. Kiliseden gelen yetkililer, bir yıldır direnişle ilgili haberleri basından takip ettilerini ve daha sonra buraya gelerek yüz yüze görüşmek istediklerini belirttiler. Biz de onlara "günaydın" dedik. Bize nasıl yardımcı olabileceklerini sordular. Direniş yerine ekmek ve giysi vermenin bir dayanışma olmadığını söyledik onlara. Irkçı ve sömürgeci yasaların değiştirilmesi için neler yapabileceklerini söyledik ve Kiliselerin geçmişte sömürgeciliğe destek verdiği gerçeğini yüzlerine vurduk. Bunun eskide kalmış olduğunu söyleyerek geçiştirmeye çalıştılar. Mültecilerin kararlı bir şeklide savaşa, ıkçılığa ve sömürgeciliğe karşı konuşmalarına şaşırdılar biraz.

Devlet ve onun yedek kurumları devreye sokularak sokak direnişini sonlandırmak istiyorlar. Kış mevsimi için direnişçilere bir apartman vereceklerini söylüyorlar. Bunun sokak direnişini bitirme taktiği olduğnun farkındayız ve biz de buna karşı çeşitli taktikler geliştiriyoruz. Elli-yüz kişiye bir apartmanda kışı geçirme imkanı vermek sorunların üstünü kapatmak anlamına geliyor. Almanya'da yüzbinlerce mülteci var. Biz herkes için kalıcı çözümler istiyoruz, bunun yolu da izolasyon yasalarının değiştirilmesinden geçer. Yasaların değiştirilmesi ile ilgili ellerinden bir şeyin gelmediğini söylüyorlar hep. Bizi desetekleyen kesimlere, "o zaman size oy veren kitleleri bizimle birlikte sokağa çıkmaya davet edin" dedik. Biz mücadele ederek bu yasaları değiştirmeye çalışıyoruz.

Enternasyonal eylemlere hazırlıklar sürüyor
Birkaç enternasyonal toplantı gerçekleştirdik. Bir dahaki toplantı için Avrupa'nın başka bir kentinde daha buluşma kararı aldık. Daha sonra da Brüksel yürüyüşünü devreye sokacağız. Şimdi, sistemden rahatsız olan tüm kesimleri eyleme katmak için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz.



Dünya Mülteciler Günü ve diğer gündemlerle ilgili süpriz eylemlerimiz olacak. Tüm bu eylem planlarımızı hayata geçirmek için gittiğimiz yerlerde polis kontrolüne denk gelen arkadaşlar, kendilerinin Oranienplatz'daki direniş yerinden olduklarını söylüyorlar ve evrakları kendilerine geri veriliyor. Fiili olarak kontrolleri böylece etkisiz kılmış oluyoruz. Her polis müdahalesinde tepki büyüdüğü için gözaltına almayı tercih etmiyorlar.

Kendimizi sadece rutinleşmiş mitinglerle sınırlayamayız. Bu nedenle daha değişik eylem yöntemlerini hayata geçireceğiz. Karşı tarafı zorlayan ve rahatsız eden eylem yöntemlerine ihtiyacımız var. Almanya'da yeni hükümet SPD ve CDU'dan oluşacak. Yasa ve uygulamalarla ilgili olarak daha sert işler yapacakları anlaşılıyor. Biz de buna karşı eylem taktikleri geliştireceğiz.

Yaşasın İnsanlaşma Ve Ortaklaşma Mücadelemiz!

6 Kasım 2013
Turgay Ulu
Berlin