Perşembe, 3 Ağustos 2006 (20 yıl 2 ay önce)
İsrail dün Suriye sınırı yakınlarındaki Baalbek kasabasında helikopterlerden kaçan 1 anne ve 5 çocuğunu tek tek katlederken güneyde ise 6 bin yedek askeri takviye ederek ağır kayıplar verdiği kara harekatını büyüttü.
10 bin siyonist askerle, Hizbullah güçleri arasında çatışmalar Ayta eş-Şaab, Rubu’us- Selaseyn, Adise, Tayyibe ve Kakula bölgelerinde şiddetlendi. Farsnews Haber Ajansı’na bir açıklamada bulunan Hizbullah komutanlarından Salman Şakir, 5 Merkava tankının, çok sayıda askeri aracın ve 1 buldozerin tahrip edildiğini belirtti.
Dün gece ise Beyrut tekrar bombardıman altına alındı. İsrail uçakları Lübnan'a gece boyunca 70 bombardıman yaptı. Hizbullah ise İsrail'e bir gün içinde 230 roket fırlattı. Roket saldırıları sonucu bir İsrailli ölürken, onlarca kişi de yaralandı.
Roketlerden bazıları sınırdan 70 kilometre öteye düştü. Hizbullah'ın füzeleri ilk kez bu kadar uzun bir mesafeye ulaştı. Hizbullah'ın daha önce en uzağa attığı roket, İsrail'in 20 kilometre içindeki Afula kasabasını vurmuşdu.
Malezya'da başlayan ve Ortadoğu'daki gelişmelerin değerlendirildiği İslam Konferansı Örgütü zirvesine video konferans yoluyla katılan Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, İsrail'in üç haftayı geçen saldırılarında ölenlerin sayısının 900'ü bulduğunu, 3000 kişinin de yaralandığını açıkladı. Sinyora, ölenlerin üçte birinin çocuk olduğunu belirtti. Bir milyon kişinin evlerinden olduğu da vurgulandı.
İsrail Ordusu
Ajansların bildirdiğine göre İsrail, Lübnan’ın güneyindeki kara harekatında
236 F-16 uçağı,
89 F-15 savaş uçağı,
95 Kobra ve Apaçi helikopterini hava desteği olarak kullanıyor.
İsrail’in Güney Lübnan’a saldıran kara birliklerinde ise
1500 Merkava tankı, binlerce
155 milimetrelik top ve insansız hava aracı kullanılırken,
76 savaş gemisi de Lübnan kıyılarını bombalıyor.
6 bin yedek askerini de çağıran İsrail’in
10 bin askerle sürdürdüğü bu harekatta gayri resmi rakamlara göre şimdiye dek 300’e yakın kayıp verdi.
Aşağıda
Radikal gazetesinin “
Sözün bittiği yer” başlığı ile manşetten verdiği Baalbek katliamı ile ilgili haberi yayınlıyoruz:
İsrail'in Baalbek baskınının en somut sonucu katledilen yedisi çocuk 19 sivil. Üç aile neredeyse yok oldu. Helikopterden kaçan Bedevi anne ile beş çocuğu tek tek vuruldu.
İsrail'in Lübnan savaşında Hizbullah'a gözdağı vermek için ilk kez kuzeydoğuya komando operasyonu düzenlemesinin bedelini, Baalbek kenti yedisi çocuk en az 19 sivilin canıyla ödedi. Bekaa Vadisi'nin bu meşhur antik kentinde, sabahın ilk ışıkları yıkım ve ölüm manzarası ortaya çıkardı.
Bedevi aile tek tek öldürüldü
Komandoları Hizbullah'ın hastanesi üzerine bırakan helikopterin gerillalarla çatışmaların bitmesini beklemek için yakındaki buğday tarlasına inmesi, buradaki Bedevi bir ailenin sonu oldu. Bir görgü tanığı, İsrail helikopterinin inmesi karşısında dehşete düşen Bedevi ailenin çadırdan fırlayıp kaçmaya başladığını, İsrail askerlerinin de aile üyelerini tek tek vurup öldürdüğünü anlattı. Diğer çadırlardaki akrabalarla arkadaşları dışarı çıkmadıkları için hayatta kalırken, 40 yaşındaki anne Maha Şaban İssa ile yaşları üç-17 arasında değişen beş çocuğunun cesetleri kanlar içinde tarlaya serilmişti. Delik deşik bedenlerin en çok baş ve göğüs bölgelerine ateş edilmişti. Baba ile diğer iki çocukları ağır yaralanıp hastaneye kaldırılmıştı.
Oğlunun bacağını görünce...
Ağır bombardıman da hastaneye bir km mesafedeki Cemaliye köyünde Belediye Başkanı Hüseyin Cemaleddin'in oğlu, erkek kardeşi ve diğer yakınlarının sonunu getirdi. Şafağın sökmesi ve operasyonun bitmesi yaklaşmışken bir arkadaşıyla telefonda konuşan Avad Cemaleddin, helikopterlerle bombardımanın kendilerinden uzakta olduğunu anlatıp "Biz güvendeyiz" diyordu ki aniden hat kesildi. Sabah olunca yakınları koşup evlerine gitti. Kana'da bina enkazı altında kalanları hatırlayıp, dışarı fırlayan Cemaleddin'in 18 yaşındaki oğlu, kardeşi Avad, dört yeğenleri ve bir başka akrabanın paramparça cesetleri bahçeye saçılmıştı. Belediye Başkanı, kürekle ceset parçalarını toplarken sinir krizi geçirdi: "İşte bu oğlumun bacağı. Sporcuydu, tekvando yapardı." Ceset parçaları önünde ağlaşan kadınlardan biri, yabancı gazetecilere, "İsrail ahlaksız. Gelin de Bush'un suçlarının fotoğrafını çekin" diye bağırdı.