Son - Sus

Ne yazık! Civan Haco gençliğin, Şivan Perwer de olgunluğun simgesiydi bir zamanlar. Bütün bozuldu...

GÜNCEL
Perşembe, 28 Kasım 2013 (12 yıl 11 ay önce)

İnternette herhangi bir siteden sayfalarca okuyabilirsiniz aslında. Şivan Perwer Kürt müziğinin uluslararası temsilcisi... Tarihçi ve düşünür aynı zamanda. Aldığı onca ödül adına verilen fahri doktoralar ve Frankurt'taki kültür merkezi... Ne yazık! Civan Haco gençliğin, Şivan perwer de olgunluğun simgesiydi bir zamanlar. Bu bütünün yarımı gitti. Bu gidiş, bu milat, geçtiğimiz günlerde yaşanan Diyarbakır çıkarması olsa gerek.

Medlerden Perslerden bugüne Kürdün Kürt olduğunu yeni anlayan başbakanın konuştuğu gün hani... Sahte tebessümlerin hava uçuştuğu kürsü... Kürsünün yanında Şivan Perwer. 30 yıllık sanat hayatındaki ani kırılmanın acısı var omuzlarında. Dişlerinde dağılan tebessüm keyiften değil kederden. Ve bende bir başbakan merakı. Sanırım bu da adetten. Kitaplar karıştırası geliyor insanın. Aptal olduğuna inandırıyor kendini. Üşenmeden en baştan alıyorum. Fikirler tarihinden başladığım sayfaların üzerinden 10 yıl geçmesine aldırmıyorum. Düşünce nedir? Ve nasıl şekil verir siyasi akımlara. Okudukça unutmadığımı anlıyorum. Yetersiz gelse de her şey, zorluyorum yasaklı kitapları. Ama boşuna! Olmuyor... Siyaset denilen büyü sürgünde yaşamayı onur sayan bir adamın onu sürgünde yaşamaya mecbur kılan zihniyetin temsilcileriyle yan yana gelmesine makyaj yapıyor.

Ekrandaki vitrinin süsünden içerde ne olduğu pek görünmüyor. Barış ve kardeşliğe atılan bir adımdan başka bir şey yok aklımızda. Vitrin ışıkları sönünce görseli bastıran kokular çıkıyor ortaya. Barzani ve Perwer'in gidişinin ardından ortaya çıkan petrol protokolü, tesadüfü siliyor lügattan. Yaklaşan 2014 Mart'ını söylemeye bile gerek yok. Oylar barış ve kardeşlikte durmadan yola devam eden hükümete. Diğer yandan Kürtlere verilen yeni alternatif de aradan çıkıveriyor: BDP çizgisine mahkum değilsiniz. Bakın Barzani ve Perwer burada. Bizim tek gayemiz barış. Bunları izleyince “savaş” yanlısı ilan ettiğim vicdanım üşüyor. Beynimde başka bir şok dalgası daha...

Daha ne kadar ileri gidebilecek dediğim adam her seferinde bir kez daha yanıltıyor beni. “Beraber yürüdük biz bu yollarda...” dediği herkesi aldatmanın verdiği özgüvenle dinlediği tüm şarkılara Halepçe'yi ekleyip ıslanan yağmurla Roboski'yi çıkarıyor. Trabzon plakasıyla başlayan matematik serüvenine yenilerini ekleyerek sonuna bir adım daha yaklaşıyor. Ve ben susuyorum. Son-sus bir inzivadayım adeta. Ekranda üşüyen vicdanımın yardımıyla donup kalıyorum...

Örpen Ünlü