TRT'nin Alevi açılımı!

Kızılelma gibi dizilerde karanlık güçlerle, kontrgerillayla ilişkilendirilen o Aleviler, devletin yaratmak istediği Alevilerdir

GÜNCEL
Pazartesi, 9 Aralık 2013 (12 yıl 10 ay önce)

“Alevi açılımı” tüm hızıyla sürüyor... Camii-cemevi projesi, Hacı Bektaş-ı Veli Üniversitesi ve tabi ki Tayyip Erdoğan’ın torununa Ali ismini vereceği açıklaması... Burjuvazinin toplumsal hegemonya ihtiyacıyla yapılan bu karikatürlük “açılımlar”ın ruhunuysa; tıpkı Kürtler için olduğu gibi asimilasyon ereği oluşturuyor. Böyle olduğu için de Alevilerin bir kesimi, hani devlet politikalarıyla hemhal olan, hatta onların önünü açmak için canla başla çalışanları (İzettin Doğan gibileri), burjuva devletin o karanlık bağrına basılırken; onlar dışında kalanlar, “devlet düşmanı” ya da “karanlık güçlerin” parçası ilan edilir! “Açılım”ın felfesi gereğidir bu...

Ezilen bir mezhep olarak Alevilik, kapitalist sistemin yaşadığı her kriz döneminde hedefe çakılmış; toplumun sınıfsal sorunlarından uzaklaştırılarak mezhepsel farklılıklar temelinde ayrıştırılmasında kullanılan ilk "farklılıklardan" biri olmuştur. Maraş’ta. Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de ... sayısız kez aynı şey tekrarlanmıştır.

Şimdi de aynı karanlık senaryolarla karşı karşıyayız. Suriye üzerinde kaynayan cadı kazanına burnuyla dalan burjuva devletin, çevirdiği kirli işleri diktatör Esad’ın Alevi kimliğini öne çıkararak perdelemeye çalışması, iç kamuoyundaki tarihsel gericilik birikimini kaşıyacak bir söylem tutturması bu değil de nedir?

Gezi’den sonra hazırlanan polis raporlarında Alevi emekçileri hedefe çakacak sonuçlar çıkarmak bu değil de nedir?

Aynı şekilde Gezi’den sonra liselerde Alevi çocuklarını fişlemeye çalışmak bu değil de nedir?

Şimdi bu yaklaşımın başka bir tezahürüyle karşı karşıyayız. TRT’de Osman Sınav’ın hazırladığı ve 'Ülken için yaşa, aşkın için öl' sloganıyla fragmanı dönen Kızılelma dizisinde de Aleviler “karanlık güçlerle”, “kontrgerillayla” ilişkili “tehlikeli” bir kesim olarak damgalanıyor!

Dizi, İngiltere’deki bir Alevi derneğinin başkanı olan İsrafil Erbil’in açıklamalarıyla gündeme geldi. Erbil’in Alevilerin karanlık güçlerle ilişkilendirilmesine tepki gösteren açıklamadan sonra TRT’den de bir açıklama geldi. TRT, henüz diziyi izlemediklerini belirterek (nasıl oluyorsa!) başladığı açıklamasının devamında, Alevileri adeta nankörlükle itham etti! Sanki lütfetmişçesine, “Muharrem Ayı’nda o kadar program yaptık, daha ne istiyorsunuz?” anlamına gelen sözler sarfederek, temsil ettiği mantığı bir kez daha deşifre etti! Özrü kabahatinden büyük olan bu açıklama bile, bir devlet felsefesinin, tarihsel olarak genlere işlemiş asimilasyoncu-egemen mezhep yaklaşımının itirafından başka bir şey değildir!

Oysaki dizilerde karanlık güçlerle, kontrgerillayla ilişkilendirilen o Aleviler, devletin yaratmak istediği Alevilerdir! Burjuvazi ve devletinin muradı budur! Bunun temsilcileri de bu katliamcı, asimilasyoncu gelenekle sarmaş dolaş olan İzettin Doğan gibileridir! Devletin istediği Aleviler yani!..

Alevi işçi ve emekçilerse geçmişte oldukları gibi bugün ve gelecekte de bunun tam karşısından duracaktır. Gezi’den sonra devletin yaşadığı özel Alevi fobisi de, özel Alevi kışkırtması da bundandır!..