"Gezi Parkı İddianamesi"!..

Toplumu sindirmek için gizli şikayetçiler, gizli tanıklarla karşılaşacağımız kapsamlı bir hukuk terörü daha geliyor. Kolay olmadığını görecekler

GÜNCEL
Salı, 10 Aralık 2013 (12 yıl 10 ay önce)

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi Direnişi ile ilgili iddianamenin tamamlandığını açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı İsa Dalgıç tarafından hazırlanan iddianamenin, yedisi yabancı uyruklu 255 kişiyi kapsadığı belirtildi.

İddianamede “şüpheli” olarak yer alan bu 255 kişinin; “toplantı ve gösteri yürüyüşü kanununa muhalefet”, “görevi yaptırmamak için direnme”, “kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret”, “kamu görevini usulsüz üstlenme”, “özel kıyafetleri usulsüz kullanma”, “kamu malına zarar verme”, “ibadethaneyi kirletme suretiyle zarar verme” ve “suçluyu kayırma” gibi suçlardan yargılanacağı ifade edildi.

Toplumsal muhalefete dönük neredeyse tüm saldırı maddelerinin devreye sokulduğu iddianamenin, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği kaydedildi. 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin idianameyi 15 günde incelemesi gerekiyor.

Gezi Direnişi döneminde kapsamlı bir medya operasyonuyla toplumsal tepkiyi kışkırtmak için kullanılan Bezmi Alem Valide Sultan Camii’ne girenlerin de iddianamede yer aldığı belirtildi. Bu iddianın, gerek camiinin daha sonra sürgün edilen imamının açıklamlarıyla, gerekse son dönemlerde kızışan Cemaat-AKP dalaşıyla ortaya saçılan kirli çamaşırlardan dökülen bilgilerle iler tutar bir yanının kalmadığını söylemeye gerek yok! Fakat anlaşılan o ki, burjuva hükümet, toplumsal hassasiyeleri kaşımaktan vazgeçmeyecek.

İddianamede yer alan “kamu görevini usulsüz üstlenme” şeklindeki tanımlamalarla da, sağlık çalışanları hedefe çakılıyor. Sağlıktaki neoliberal yıkımı hızlandırmak için hazırlanan son torba yasaya da giren, eylemlerde yaralananlara tıbbi müdahalede bulunan hekimlerin cezalandırılmasına ilişkin madde, iddianameyle fiilen uygulamaya sokulmuş oluyor.

Aynı şekilde “özel kıyafetleri usulsüz kullanma” ibaresinden anlıyoruz ki; deniz gözlüğü, gaz maskesi gibi malzemeler taşımak da “suç” sayılıyor. Bu ibarenin aynı zamanda hekimleri kapsadığı da açık.

Dahası var...
Savcılık açıklamaları, iddianamenin Tayyip Erdoğan’ın “evde zor tutuyorum” dediği AKP tabanından yapılan ihbar ve şikayetler üzerine oturtulduğunu da gösteriyor. Keza açıklamada, “249 kişinin şikayeti üzerine benzer suçlamalardan sayıları ve kimlikleri tam olarak bilinmeyen kişiler hakkında soruşturmaya devam edildiği” belirtildi!

Kısacası önümüzdeki günlerde gizli şikayetçiler, gizli tanıklarla karşılaşacağımız kapsamlı bir hukuk terörüyle karşı karşıyayız!

Bulaşma, yanarsın!
Savcılık, Gezi Direnişi ile ilgili bugüne kadar İstanbul'da 40 iddianame ile 308 kişi hakkında dava açıldığını söyledi. 36 ayrı soruşturmanın da halen devam ettiği kaydedildi. Açıklamada, TMK (Terörle Mücadale Kanunu) kapsamında da 6 ayrı soruşturmanın sürdüğü, bu soruşturmaların kısmen daha önce başladığı ve Gezi Parkı olayları ile beraber başka yer ve zamanlardaki fiilleri de kapsadığı ifade edildi.

Fazla söze gerek yok, yürütülen kapsamlı hukuk terörü ile geniş toplumsal kesimlere “sokağa çıkan yanar” mesajının verilmek istendiği açık. Fakat bunun o kadar kolay olmadığı da bir o kadar açık!..