Stuttgart'ta Arabischer Kulturclub, MLPD, Devrimci Proletarya, AGIF, ATIK, ATTAC vb.den oluşan bir eylem platformu kuruldu. Platform, daha geniş kesimlere ulaşmak için merkezi haftalık eylemlerin yanı sıra, şehrin farklı bölgelerinde 5 bini aşkın ortak bildiri dağıtımı, Pazartesi eylemlerinde (Montagsdemo) stand açıp konuşmalar yapma gibi kararlar aldı.
Son gelişmeler ise şöyle: 5 Ağustos'ta Friedensnetz'in çagrısında belirtilen alana gelenler, eylemin iptal ediliğini öğrendiler. Dolayısıyla geçen hafta, ikinci bir seçenek olmadığı için eylem yapılmamış oldu. Ama Schlossplatz'da mum yakma, stand açma, bildiri dagıtımı vb. etkinlikler yapıldı. Mum yakma eylemine başkalarını da getiren MLPD'li bir arkadaş: "Insanlar beni gördüler. Onlara anlattım, eyleme geldiler.“ sözleriyle, seyircilik halinin nasıl kırılabileceğine bir örnek vermiş oldu.
29 Temmuz cumartesi günü yapılan eyleme yaklaşık 500 kişi katılmıştı. Ortak pankartta, "Stoppt den Völkermord in Palästina und Libanon!“ (Filistin ve Lübnan'daki Katliamı Durduralım) yazılıydı. Eylemde, Yaşanacak Dünya, Young Struggle ve Anatolische Federation'ın pankartları göze çarptı.
Bir hafta öncesinde yapılan ilk eylem ise katılım olarak bine yakındı. Hizbullah ve Hamas'ın pankart açtığı bu eylemde, Lübnan ve Filistinli diğer örgütler eylemi terkedince, ilk ayrışma yaşanmış oldu.
Kürt hareketinden şimdiye değin eylemlere katılan olmadı. Kürt halkının Arap halkına karşı önyargılarının belirleyici bir etkisi olduğu açık. "Şimdiye kadar Araplar Kürtleri vurdu“ vb. sözlerin yanı sıra Hizbullah'ın dinci-gericiliğini de bahane eden yaklaşımlar, seyircilik halinin ardında nelerin yattığını gösteriyor.