İstanbul bugün kentsel dönüşüm adı altında gerçekleşen ranta-talana-yağmaya, doğa katliamına, 17 Aralık’ta yaşanan operasyonla ortalığa dökülen pisliğe karşı onbinler olup Kadıköy’e aktı. Aylardır hazırlığı yapılan İstanbul Kent Mitingi biriken öfke ve özlemlerin kürsüsüne dönüştü
İstanbul bugün kentsel dönüşüm adı altında gerçekleşen ranta-talana-yağmaya, doğa katliamına, 17 Aralık’ta yaşanan operasyonla ortalığa dökülen pisliğe karşı onbinler olup Kadıköy’e aktı. Uzun süredir emekçi semtlerinde, parklarda, forumlarda, yeşil alanların savunulması için oluşturulan platformlarda, okullarda, .... kısacası toplumsal yaşamın hemen her alanında hazırlığı yapılan İstanbul Kent Mitingi, biriken öfkenin-isyanın kürsüsüne dönüştü. Oldukça renkli bir bileşimle gerçekleşen miting, İstanbul’un kılcal damarlarını yansıtan muhteşem bir resim sundu. “Artık Yeter! Yağmaya Karşı Haydi İstanbul’u Savunmaya!” sloganının ruhu Kadıköy Rıhtım’da somut bir gerçeğe dönüştü.
Miting için gelen onbinler iki kolda toplandılar. Haydarpaşa Kolu’nda; TMMOB, DİSK, Haydarpaşa Dayanışması Dans Bileşenleri, Kent Hareketleri, Maçka Parkı, Abbasağa Forumu, Site ve Esenevler Dayanışma Derneği, Mayıs’ta Yaşam Sultanbeyli Şubesi, 2B Halk Platformu, ... gibi sayısız forum, siyasi parti ve kitle örgütü toplandı.
Onbinlerin toplandığı Söğütlüçeşme Kolu’nda ise; Alınteri, Halkevleri, Mücadele Birliği, Partizan, ÖDP, Kaldıraç, HDP-BDP, SYKP, Red, Müştereklerimiz, ... gibi siyasi parti ve örgütler; Kuzey Ormanları Savunması, Doğancılar Park Forumu, Yoğurtçu Forumu, Kuzguncuk Forumu, Koşuyolu Yaşam Forumu, Göztepe Özgürlük Parkı Forumu, Bosna Parkı Forumu, Uğur Mumcu Forumu, Kozyatağı Forumu, Adalar Forumu gibi forumlar; Gülsuyu-Gülensu Dayanışması, Orhanlı Köy Dayanışması, Yeditepe Asistan Dayanışması, Acıbadem Dayanışma, Cevizli Tekel Dayanışması, Caferağa Dayanışması gibi dayanışma örgütlenmeleri; Tek Yumruk, Kızıl Aslanlar, Sol Açık gibi taraftar grupları; Toplumcu Mühendisler, LGBT, Yeşil Öfke gibi örgütlenmeler toplandı. Ayrıca hemen her üniversiteden öğrenci katılımı da dikkat çekiciydi.


Bu 2 kol dışında binlerce insan da mitingin yapılacağı alana bireysel olarak gelmişti.
Tüm kortejlerden yükselen sloganlara damgasını vuran yağmaya-talana-soyguna karşı mücadele kararlılığı oldu. Kapitalizm karşıtlığı; asalaklığı, yağmayı, rüşveti, talan ve yıkımı çeşitli biçimlerle teşhir eden sloganlarda dile geldi. “Sermaye defol İstanbul bizimdir!” sloganı “Ranta, talana, yağmaya izin vermeyeceğiz!” sloganlarıyla birleşerek başka bir dünya özleminin ifadesi oldu. Miting alanındaki ortak irade de rant-rüşvet ve talanı vurgulayan sloganlarla birlikte “Hükümet istifa!” sloganında toplandı.
Gezi Direnişi’nde ölmüsüzleşenlerimiz tüm kollarda sık sık isimleriyle anılıp “yaşıyor” haykırışlarıyla selamlandılar.


Yürüyüşe “Haramilerin saltanatını yıkacağız!” pankartı ve flamalarla katılan Alınteri okurları da sık sık devrim ve sosyalizm sloganları atarak, sokağa-eyleme-genel greve çağrılarını yükselterek yürüdü.
Polis yine saldırdı!
Onbinlerce insanın toplandığı Söğütlüçeşme kolunun bir ucu alana girerken diğer ucu halen Söğütlüçeşme’deydi. Son derece canlı ve renkli olan kolun tümü henüz miting alanına ulaşmadan polisin saldırdığı haberi geldi. Saldırı haberi üzerine Alınteri okurları ve diğer devrimci güçler öne doğru gitmeye çalışırken polis gaz bombaları yağdırdı.

Gaz bombalarının etkisi hafifleyince kitle yeniden alana girmeye çalıştı. Polis yeniden gaz bombalarıyla saldırdı. Üçüncü kere girmeye çalışıldığında miting komitesinin de müdahalesi ile polis geri çekildi.

Saldırı, Partizan Korteji’nin arama noktasından geçmesinden sonra yaşanan polis tacizine tavır koyması üzerine gerçekleşti. Polisle yaşanan gerilim, SDP’nin de müdahalesi ile çatışmaya dönüştü. Haldun Taner Sahnesi önünde konuşlanan polis kitleye gaz bombaları ve gazlı suyla saldırırken, pekçok insan yaralandı. Bu saldırı anında gazın etkisiyle bir kadının kalbi durdu, alanda yapılan müdahaleden sonra hastaneye kaldırıldı.

Polis saldırısı miting kürsüsünden ve alandaki kitle tarafından öfkeyle atılan sloganlarla protesto edildi.
Polisin geri çekilmesinden sonra alana giremeyenlerin de girmesiyle miting başladı. Miting için hazırlanan sahnenin arkasına, “Hepsi aynı kirli rant sofrasından besleniyor! Biz İstanbul halkı buradayız! Hepsinden yağmanın, yıkımın, doğa katliamının hesabını soracağız!” sözlerinin olduğu dev bir pankart asılmıştı.
Miting, kürsüye çıkan Cihan Uzunçarşılı Baysal’ın “Gezi barikatlarından Kadıköy'e, Haliç'ten, Kartal'a, Sarıyer'den Ümraniye'ye, sokaklarda, parklarda, forumlarda omuz omuza veren, her yaştan, her cinsten, her cinsel kimlikten, her dilden, her inançtan kardeşlerimiz, hepinize merhaba” sözleriyle yaptığı selamlamayla başladı.
Yaptığı giriş konuşmasında kentsel talanı ve yağmayı teşhir eden Baysal, “Ayağa kalkan bu şehir, uyanan bu halk, sizin neo-liberal yağma düzeninize sığmayacak. Ve bu yağmaya, bu yağmacı genel ve yerel yönetim anlayışına, bu kirli düzene, sadece, hayallerini, taleplerini ve düşlerini, hep birlikte sokaklarda, meydanlarda savunan halk son verecek. Ve işte o gün, sizi 'ne tanrılar ne de dünya hakimiyetinin patronları' bile kurtaramayacak” dedi.
Baysal’ın konuşmasından sonra Sulukuleli gençlerin oluşturduğu Tahribat-ı İsyan Grubu konseri başladı. Konserden sonra Tozkoparan Mahalle Derneği, LGBTİ bireyle, kadınlar, Kuzey Ormanları Savunması, İMECE Kadın Sendikası, Engelliler Derneği adına kısa konuşmalar yapıldı, mesajlar sunuldu.
Sahneye çıkanlardan herbiri yaşadıkları sınıfsal-cinsel-toplumsal baskı ve sömürüyü anlatarak nasıl bir kent ve nasıl bir yaşam hayali kurduklarını ifade ettiler. Taksim Dayanışması adına da kürsüden Mücella Yapıcı sloganlar da attırarak kısa bir konuşma yaptı.
Konuşma ve müzik eşliğinde devam eden miting saat 17:00 civarında “Hepiniz aynı kirli sofradan besleniyorsunuz, paralarınızı alın bu kenti terk edin. Bu kentte yaşayan insanlar ayakkabı kutusuna sığmaz. Haddinizi bilin. Şimdi biraz bekliyoruz. Pek yakında bu kentin kent meydanında olacağız” sözleriyle sona erdi.