Zamanla kanıksarız, aşağılayıcı kavramlar dilimize siner, yorgun düşmüş ruhumuz itirazın işe yaramadığını düşünmeye başlar bazen
Hepimiz biliriz ama pek düşünmeyiz üzerinde. Öyle kavramlar vardır ki, ölüm fermanımızdır, görmezden geliriz. Kadın ve erkeğin birlikteliklerini resmileştirdikleri anlar bile kadına karşı kıyıcılığın ve baş eğdirmenin kavramlarıyla kodlanmıştır. Pek durmayız üstünde… Söz KESMEK deriz mesela, kına YAKMAK, nikah KIYMAK!.. Mutlu bir beraberlik, kadınla erkeğin bu en güzel birlikteliği bile çiftlere biçilen toplumsal rollerle, “yakmak, kıymak ve kesmek” sözcükleriyle tanımlanır.
Biz kadınlar bile yüzyılların ezilmişliğinin kuşatılmışlığında yaşadığımız aşağılanmayı zamanla kanıksarız. Dilimize siner, yorgun düşmüş ruhumuz itirazın işe yaramadığını düşünmeye başlar bazen… Oysa kavramlara anlamları giydiren, onları besleyen ve barındıran sistemin kodlarıdır. Kapitalist düzen ve neoliberal saldırganlık kavramlarla insanların konumunu ve rollerini hatırlatır. Bir de bunların değişmezliğini…
AKP Hükümeti faşist devlet geleneğinde hiçbir boşluk bırakmadığı gibi aksine neoliberal gericiliğin mümtaz örnekleriyle tarihe geçti. Özellikle de kadınlara, onların yaşam tarzına, “ahlak”larına, kişiliklerine ve tercihlerine dair yumurtladıkları incilerle… Bunlar sapına kadar erkek, sapına kadar gerici, sapına kadar hegemon kapitalist devlet ağzıydı. Bir kısmını sizin için seçtik: