Tokadın karşılığı

Faşist rejimin yargı eliyle Tuncel'e saldırmasının altında meşhur tokatın yanında, aslolarak onun tutarlı ulusal direnişçiliğiyle birlikte sınıfsal tutumunun payı var. O, Gezi direnişi patlak verdiğinde Kürt hareketi içerisinde ikirciksiz bir biçimde barikatların başına geçip, rejimin saldırganlığına karşı net tutum alanlardan biridir

GÜNCEL
Cumartesi, 28 Aralık 2013 (12 yıl 10 ay önce)

Yargıtay Sebahat Tuncel'e verilen 8 yıl 9 aylık hapis cezasını oybirliğiyle onayladı. Karar Meclis'e gönderilip Genel Kurul'da okunduğu durumda da Tuncel'in milletvekilliği düşürülmüş olacak.

Bu siyasal kararın, Tuncel'e diş bilenmesinin arkasında onun net duruşuna duyulan kin var. Tuncel'in 2011 görkemli Newroz'undan sonra Silopi'de kurulan “Demokratik çözüm çadırı”na yürümek isteyen içinde çoluk çocuk, yaşlı kadınlarında olduğu halktan insanlara vahşice saldıran polis şefine attığı tokadı unutamadılar. O zamandan bu yana Tuncel düzen sözcüleri tarafından daha fazla hedef haline getirildi.

Faşist rejimin yargı eliyle Tuncel'e saldırmasının altında bu tokadın yanında, aslolarak onun tutarlı ulusal direnişçiliğiyle birlikte sınıfsal tutumunun payı var. O, Gezi direnişi patlak verdiğinde Kürt hareketi içerisinde ikirciksiz bir biçimde barikatların başına geçip, rejimin saldırganlığına karşı net tutum alanlardan birisidir. Bu yönleriyle uzlaşmacı, liberal Kürt politikacılarından da ayrılmaktadır.



Tuncel her kürsüyü, her alanı bu doğrultuda bir mücadele zemini olarak değerlendirip ona göre konumlanıyor. Mücadele içerisinde kendini özgürleştiren bir Kürt kadını olarak yürüyüşünde her zaman eğilmeden, bükülmeden hareket etmesini bilmiştir.

Tuncel yargıtay kararı sonrası DİHA'ya verdiği demeçte bu yürüyüşünden taviz vermeyeceğinin altını birkez daha çiziyor:

Yargı siyaseten bir karar vermiştir. Bu siyasi karardır. Devlet çözümsüzlük ve savaş siyasetini sürdürüyor. Bunun karşısında biz de kendi demokratik ve özgürlükçü siyaset anlayışımızla yolumuza devam edeceğiz. Demokrasilerde çareler tükenmez. Demokrasi mücadelesi sadece Parlamentoda yürütülmüyor. Bu mücadelenin birçok alanı var. Bizim halkların ortak geleceği için mücadelemiz nerede olursa olsun sürecek.