Sistem düşmanları...

Vanlı depremzedeler, şimdi de faili sözümona belirsiz kişilerin havai fişeklerle gerçekleştirdiği tacizlerle karşı karşıya

GÜNCEL
Perşembe, 2 Ocak 2014 (12 yıl 9 ay önce)

Gidecek başka yerleri ve olanakları olmadığı için sıfırın altında eksi bilmem kaç derecede konteynırlarda kalmak zorunda kalan Vanlı depremzedelerin yaşadıklarına her gün bir yenisi ekleniyor. Konteynırları boşaltmaları için elektrikleri-suları kesildi, “kentin” kanalizasyon sistemi çökertildi. Bu zorbalık, kısa süre önce Tayyip Erdoğan o bildiğimiz şovlarından birini yapmak üzere kente geldiğinde özel timi polislerinin fiili saldırısına dönüşmüş, tüm konteynır kentlerde sokağa çıkma yasağı uygulanmıştı. Depremzedeler, soğuk ve her türlü olanaktan yoksunluklarına ek olarak bir de küfür ve tehditlerle sindirilmeye, yıldırılmaya çalışılmıştı.

Hayatın zorluklarıyla doğanın yıldırıcı koşullarının birleştiği cehennemi bir yaşama adeta mahkum bırakılan bu insanlar, şimdi de faili sözümona belirsiz kişilerin havai fişeklerle gerçekleştirdiği tacizlerle karşı karşıya. DİHA’nın haberine göre, Ford Cornet marka otomobille kente gelen şahıslar son 2 gündür akşam saatlerinde havai fişek patlatarak depremzedeleri tehdit ediyorlar. Alkanat Konteynır Kent’de yaşayan depremzedeler, “bizi ölüm korkusuyla yıldırmaya çalışıyorlar” şeklinde yorumladıkları bu saldırının polis tarafından gerçekleştirildiğini söylüyorlar.

Kent sakinleri bu saldırının hemen öncesinde konteynırları boşaltmalarını söylemek üzere memurların geldiğini, hemen akabinde de saldırının gerçekleştiğini söyleyerek, her türlü taciz şimdi de ölüm tehtidiyle pekiştirilmeye çalışılıyor dediler.

Van bir sembol



Vanlı depremzedelerin yaşadıkları, milyonları ilgilendiren konut sorununu daha bir görünür kılıyor. Kışın dondurucu soğuğunda bile o konteynırlarda yaşamakta israr etmek için yoksulluğu, çaresizliği en keskin biçimiyle solumak gerekir! Depremle birlikte depremzedelerin nasıl bir sefalete mahkum edildikleri tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmış oldu. Bu gerçeğin bu düzeyde görünürleşmesi Van’da yaşananların geniş kitleler nezdinde toplumsal bir sahiplenmeyle karşılanmasına yol açtı. Burjuva devleti rahatsız eden de bir yanıyla bu. Diğer yandan depremzedeler toplumun gündemine konut talebinin en doğal toplumsal haklardan biri olduğunu soktular. Devam eden açlık grevi eyleminin en temel talebinin parasız konut sağlanması olduğunu düşünecek olursak burjuvazi ve devletinin saldırganlığının nedenleri de daha net anlaşılır.

Van, kapitalizmin o soğuk yüzünü başka yönleriyle de ortaya seriyor. Depremzedelerin, temeli mülkiyet olan bir sistemde kullanılmayan bir araziyi fiilen kamulaştırmış olmaları onları “sistem düşmanı” yapmaya yeter de artar bile. Kaldı ki elektriğin-suyun parasız kullanılması da öyle...



Kapitalizm; emek hırsızlığı başta olmak üzere her türlü dalavereciliği, asalaklığı, hortumculuğuyla çürümüştür! Fakat o bu çürümüşlüğünü bir avuç depremzedenin kullandığı elektriğin, suyun maddi karşılığına tahammülsüzlüğüyle daha bir açık eder. Sistemi canevinden vuran, onun o asalak karakterini de en çıplak haliyle ortaya koyan depremzedeler bu nedenlerle de gözönünden kaldırılmak zorundadır!

Ölüm dahil her türlü saldırganlığın devreye girmesi bu açıdan şaşırtıcı değildir. Tam da bu nedenle Vanlı depremzedelere sahip çıkmak; aynı zamanda kapitalizmin barbar-asalak özüne meydan okumaktır. Onlar artık bunun sembolüdür, tüm işçi ve emekçilerin yakıcı sorunlarını son derece trajedik koşullarda çığlıklaştıran bir sembol!..