Tesadüf değil!

Amasya'da din öğretmeni derste; Alevileri hedefe çaktı, kız öğrencilerin etek boyuna baktı, erkek öğrencilere anne ve kız kardeşlerinin örtünmesini telkin etti...

GÜNCEL
Perşembe, 2 Ocak 2014 (12 yıl 9 ay önce)

Cumhuriyet Gazetesi’nden Mehmet Menekşe’nin haberine göre, Amasya'nın Gümüşhacıköy İlçesi, Mehmet Paşa Ortaokulu'nda din dersi öğretmenliği yapan Abdussamet Arslan, derste; Alevileri hedefe çakan konuşmalar yapıp, kız öğrencilerin etek boylarını kontrol ederek, erkek öğrencilere de anne ve kız kardeşlerinin başlarını kapatmaları yönünde telkinde bulundu!

Din dersi öğretmeninin bu tutumu öğrenci velilerince hem İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, hem de okul yönetimine yapılan suç duyurularıyla gündeme geldi. Öğrenci velilerinin yaptığı suç duyurusu okul müdürü tarafından “olay abartılıyor, ben öğretmenle ilgili herhangi bir soruşturma başlatmadım” şeklinde normalleştirilmeye çalışılıyor. Dahası, müdür aynı zamanda öğretmeni aklayacak bir faaliyete girişip öğrencilere söylettiği, “bunlar bizim yorumlarımızdı, ailelerimiz yanlış anlamış” sözlerini milli eğitim müdürlüğüne yollayarak işi öğretmeni aklamaya vardırdı!

Öğretmenin Alevilerle ilgili dillendirdiği “Bir Sünni Alevi ile evlenirse yüz kırk kırbaç cezası ile cezalandırılır, çocuk yaparsa ölür” sözleri ya da kız öğrencilerin kapanmasını telkin eden “Kurtuluş Savaşı’na yardım eden bayanların başı kapalı olduğu için biz bu savaşı kazandık, bugün olsa kazanamayız”, “Bugün eteğini kısaltan yarın lisede en değerli şeyini kaybeder” sözleri, bu sistemin genlerine işlemiş gerici-faşist zihniyetin dolaysızca ifade kazanmasından başka bir şey değildir. Toplumsal gericilik birikiminin dinsel mevzularda böylesine saldırgan bir söylemle zincirlerinden boşalmasının son yıllardaki siyasal iklimle birebir ilintili olduğu da açıktır.

Bu ülkede Aleviler bizzat hükümetin başındaki Tayyip Erdoğan tarafından hedefe çakılırsa; diktatör Esad’ın mezhepsel kimliği üzerinden politika yapılıp toplum bu temelde kutuplaştırılmaya çalışılırsa; Amasya’da din dersi veren gerici bir öğretmenin bu denli pervasız bir söylem ve davranışa girmesi şaşırtıcı olmasa gerek.

Okullarda karma eğitimin hedefe çakıldığı, kız öğrencilerin etek boylarına karışıldığı, kızlı-erkekli öğrenci evlerine-yurtlarına tahammül gösterilmediği, okullara mescitlerin açıldığı ... kısacası devletin mezhebi olan Sünni İslam’ın eğitim politikalarının ruhuna daha aleni bir şekilde sirayet etmesi için didinilirken; bir din dersi öğretmeninin bu denli düşmanca sözler sarfetmesi şaşırtıcı olmasa gerek!

Kadınların hemen her konuda hedefe çakıldığı; az çok özgürleşen, sorgulayıp tavır koyan her kadının düşman ilan edildiği, erkek egemen zihniyetin alenen devlet zihniyeti haline getirildiği bir ülkede; bir din öğretmeninin kadınlarla ilgili böyle konuşması şaşırtıcı olmasa gerek!

4+4+4 eğitim politikalarıyla daha 6 yaşına bile girmeyen çocukların bizzat devlet eliyle dinle-şovenizm ve gericiliğin tüm biçimleriyle tanışması için yanıp tutuşulduğu bir ülkede; kafası örümcek bağlamış bir gericinin bu sözleri sarfetmesi şaşırtıcı olmasa gerek!

Ve benzer pekçok konuda olup bitenlerden sonra bu vaka şaşırtıcı olmasa gerek!..

Eğitim-Sen Gümüşhacıköy Şube Temsilcisi Emrah Parlak’ın, “Gümüşhacıköy’de cinsiyet ve mezhep ayrımcılığını nedense son yıllarda sık sık yaşamaya başladık. Şimdi de Mehmet Paşa Ortaokulu’nda din dersi öğretmeni kız öğrencilere kapanması için baskı yapıyor, etek boylarını ölçüyor, etek boyu kısa olanın en değerli şeyini kaybedeceğini, Sünni birinin Alevi ile evlendiğinde 140 kırbaç vurulacağını söylüyor. Bu öğretmen bunları söylemek için cesareti yöneticilerden alıyor. Birçok veli ile görüştük ve olayın doğru olduğunu tespit ettik. Bu olaydan okul müdürünün de ilçe milli eğitim müdürünün de haberi olduğunu öğrendik ancak nedense üzerine gidilip de ilgililerden hesap sorma yerine bu olayı kapatmaya çalıştıklarını tespit ettik. Demokratik, laik bir ülkede eğitim camiasında bir öğretmen bunu konuşabiliyorsa burada yönetim boşluğu var demektir. Biz Eğitim-Sen temsilciliği olarak bunun takipçisi olacağız” sözlerinden de anlaşılıyor ki bu olay Amasya’da yaşanan bir ilk değil, öncesi de var.

Alevi-Sünni temelde kutuplaşmaya uygun bir toplumsal dokuya sahip olan Amasya gibi illerde benzer şeylerle bundan sonra da karşılaşmamız şaşırtıcı olmayacaktır. Tıpkı Adıyaman’da, Maraş’ta, Mamak’ta, Esenkent’te Alevi evlerine çarpı işareti konulması gibi...

Çünkü bu zihniyet devlet zihniyetidir, o öğretmen de bundan güç alarak böylesine pervasızlaşmıştır. İşçi sınıfı ve emekçiler kendi sınıf kavgalarını verdikleri oranda bu zihniyet toplumsal bir karşılık bulamayacaktır. Fakat burjuvazi ve devleti de emekçilerin kendi esas sınıfsal sorunları temelinde örgütlenip harekete geçmelerini engellemek için bu tür farklılıkları kaşıyor, her daim gündemde tutuyor. Buna izin vermeyelim!..