Halkları çeteleşmiş yöntemlerle kırıma sürükleyen, bölgeyi savaşın barbar yüzüyle kasıp kavuran bu politikalara karşı sokaklara akılmalıdır...
Suriye’ye yakın kentler ya da sınır boylarının El Kaide bağlantılı çetelerin cirit attığı yerler haline geldiği, sayısız örnekle tescillendi. Bu çetelerin bizzat devlet tarafından korunup kollandıkları, silahla donatıldıkları, giriş-çıkış yapmalarına olanak sağlandığı da öyle...
Çetelere yollanan silahların insani yardım adı altında, bizzat İnsani Yardım Vakfı (İHH) adına taşındığına yaz aylarında Adana’da ele geçirilen ve Suriye’ye sevkedildiği iddia edilen silah ve mühimmatla yüklü araçla tanık olmuştuk. Bu araçlardan biri de dün akşam Suriye’ye seyir halindeyken Reyhanlı’da durduruldu. Aracın yakalanmasında son zamanlarda ayyuka çıkan Cemaat-AKP tepişmesinin rolü olduğu büyük ihtimal. Zaten sonrasında olup bitenler de olayın açığa çıkmasında burjuva devletin yönetim erkleri içinde adeta çeteleşmiş olan bu iki güç arasıdaki tepişmenin etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Burjuva medyaya yansıyan haberlere göre Hatay Terörle Mücadele ve Organize Suçlarla Mücadele şubelerine 06 BR 8860 plakalı ve dorse plakası 06 DE 3290 olan TIR’da “Suriye’ye mühimmat taşındığı” yönünde ihbar geldi. Bunun üzerine polisler TIR’ı takibe aldı ve Reyhanlı-Kırıkhan Karayolu Güzelce Jandarma Karakolu yakınlarında durdurdu. İçinde sürücüyle birlikte üç kişinin bulunduğu TIR’da arama yapılmasına “jandarma bölgesi” gerekçesiyle izin verilmedi. Bunun üzerine bölgeye gelen jandarma ekipleri TIR’da yaptıkları aramada silah ve mühimmat bulunduğunu tespit ederek durumu, Cumhuriyet Savcısı ve Vali Celalettin Lekesiz’e bildirdi.
TIR, bölgedeki bir fabrikanın bahçesine çekilip savcı beklenmeye başlandı. Bu sırada sürücüyle birlikte tırda bulunan biri Suriye uyruklu iki kişi de gözaltına alındı. Bu kişilerden biri MİT’ten olduğunu belirterek arama yapılmasını engelledi.
Bir süre sonra olay yerine gelen Cumhuriyet Savcısı Özcan Şişman TIR’da arama yapılıp malzemelerin boşaltılması talimatı verdi.
Tam bu sırada Hatay Valisi Celalettin Lekesiz’den de jandarma ekiplerine “arama yapmayın” talimatı geldi. Jandarma ekipleri ise savcının değil Vali’nin talimatına uyarak arama yapmayı reddetti.
Jandarmaya arama yaptıramayan savcı, tutanak tutarak olay yerinden ayrıldı. Jandarma ekipleri de olayın gelişimini tutanağa dökerek TIR’ı bıraktı. Aslında Kilis’teki Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan Suriye’ye geçecek olan TIR da bu gelişmelerden sonra Reyhanlı’ya geri döndü. AKP olaydan hemen sonra her zaman yaptığı gibi TIR’ı takibe alan polisleri görevden aldı, bazı amir ve şube müdürlerinin de yerini değiştirdi.
Kısacası iki çete yine karşı karşıya geldi ve tam da çeteci yöntemlerle olayın üstü kapatılmaya çalışıldı. Fakat bu arada olan oldu ve olay burjuva medya üzerinden gündeme oturdu!
Son rüşvet ve yolsuzluk operasyonundan sonra paraşütle İçişleri Bakanlığı’na indirilen "derin konular" uzmanı İçişleri Bakanı Efkan Ala, basının olayla ilgili sorularına “Orada Türkmenler var. Onlara götürülen yardım. Herkes işini bilecek” dedi. Gazetecilerin “ama içinde silah ve mühimmat olduğu söyleniyor” denmesini de “Siz içini gördünüz mü?” sözleriyle savuşturdu! 'Madem insani yardım malzemesi var neden aranması engellendi' sorularıysa yanıtsız kaldı.
Kısacası burjuva hükümeti bölgesel politikalarda da şapa oturtacak bir deşifrasyonla karşı karşıyayız. ABD ve müttefiklerinin El Kaide bağlantılı çetelerin desteklenmesi karşısında aldığı tutuma sözümona boyun eğmiş gibi görünen AKP Hükümeti’nin kontra savaş biçimlerinden vazgeçmeyeceğinin, çeteler eliyle Rojava başta olmak üzere Suriye’de kaynayan cadı kazanına odun taşımakta ısrarlı olduğunun açık kanıtıdır bu olay. Bu açıdan da deşifre olması onun sadece içerde değil; bölgesel ve bir bütün olarak dış politikalar düzleminde de yaşadığı zorlanma ve sürtünmeleri derinleştirecektir.

Burjuva iktidar bloku içinde aleni bir çeteleşme üzerinden yürüyen iktidar ve güç mücadelesi pekçok pisliğin ortalığa saçılmasıyla devam ediyor, edecek! İşçi ve emekçiler bunlara seyirci kalamaz. Kardeş halkları çeteleşmiş, kontralaşmış yöntemlerle kırıma sürükleyen, karşı karşıya getiren, tüm bir bölgeyi savaşın barbar yüzüyle kasıp kavuran bu politikalara karşı sınıf iradesini koyarak sokaklara akmalıdır. Efkan Ala’nın buyururcasına söylediği “Herkes işini bilecek!” sözlerini yutturmak; işimizin bu pislikleriyle birlikte sistemi tarihin çöplüğüne yollamak olduğunu göstermekten geçer!
Evet herkes işini bilecek bay Ala deme zamanıdır!