Hürriyet Daily News ve Radikal'de çalışan basın emekçileri tenkisat gerekçesi ile işten çıkarılan arkadaşlarının ardından bir manifesto ile bilgi istediler
Hürriyet Daily News’ten yirmi, Radikal’den de on beş gazetecinin işine son verilmesine ilişkin 2 gazetenin çalışanları bir manifesto yayınladılar. Gazetelerin yönetimlerine yazılan manifestonun amacının, arkadaşlarının işten çıkarılması karşısında duygularını ifade etmek, isyanlarını haykırmak olduğunu belirten gazete emekçileri, kararların ayrıntıları konusunda bilgi sahibi olmak istediklerini dile getirdiler. Kararların alınış biçimini sorgulayarak; sınıf dayanışmasının gereklerini yerine getireceklerini söyleyen gazete emekçileri, sözlerini; “Bu şartlarda alınan kararlar sonucunda, aramızdan kimsenin eksilmesini kabul etmiyoruz. Dayanışma içinde, evrensel işçi haklarının bizlere sunduğu tüm mücadele yöntemlerine, yönetimin bu kararından geri dönmesi için başvurmaktan geri kalmayacağımızı da bu mektupla arz ederiz” beyanıyla bitirdiler.
Kamuoyuna da açılan mektubun tam metni şöyle:
HDN ve RADİKAL emekçileri manifestosu
Öncellikle bu mektubu neden kaleme aldığımızı açıklamakla başlayalım: Kurumsal kararlara itiraz edebilirim çünkü ‘Hürriyet benim.’
Son yaşanan tenkisatla birlikte Hürriyet Daily News’te 20, Radikal’de ise 15 arkadaşımız artık yanımızda çalışmıyor.
Hürriyet Daily News ve Radikal çalışanları olarak, yönetim kurulu tarafından alınan tenkisat kararı üzerine ve de özellikle bu kararların uygulanma şekline karşı rahatsızlığımızı dile getirmek, hatta duygularımızı daha iyi ifade eden bir terimle, isyanımızı haykırmak istiyoruz.
Nitekim aylar önce belirlenen bu kararların yangından mal kaçırır gibi işten çıkarılan arkadaşlarımıza yeni bir iş bakma fırsatı bırakmadan, son anda tebliğ edilmesini kabul etmiyoruz. Hürriyet yönetiminin “insan hakları / basın özgürlüğü” diye ahkam kesmeden önce, bırakın işçi-emekçi haklarını, en basit nezaket kurallarını da çiğneyen bu vahşi yöntemlerden vazgeçmesi gerekirdi.
Ayrıca bu kararların gerekçesini tüm ayrıntılarına kadar bilmek istiyoruz.
* Bu kararlar nasıl bir “dönüşüm” stratejisi doğrultusunda alındı?
* HDN ve Radikal’in erişilemeyen hedefi nedir? Ortalama tıklama sayısı ya da tiraj mıdır? Hedeflediğimiz ortalama tıklama sayısı ya da tiraj kaçtı?
* Reklam gelirleri yeterli değil mi? Eğer yeterli değil ise, fatura neden editör/muhabir/fotomuhabir/sayfa sekreteri arkadaşlarımıza kesildi?
* Öte yandan kalite kriterlerimiz neler? (Haberin içeriği, yazılı metin, gazete ve web görselliği bakımından)
* İş bu noktaya gelmeden önce, çalışanlarla toplanılıp bu hedefler paylaşılamaz mıydı?
* Yöneticilerin başarısızlığının faturası neden çalışanlara kesilmektedir?
Sizlerin, yönetim kurulu olarak böyle bir profesyonellik çerçevesinde çalışmadığınızı ve bunun gibi somut bir strateji geliştirmediğinizi de gayet iyi biliyoruz. Bu durumda zaman zaman özeleştiri yapıyor musunuz?
Bu şartlarda alınan kararlar sonucunda, aramızdan kimsenin eksilmesini kabul etmiyoruz. Dayanışma içinde, evrensel işçi haklarının bizlere sunduğu tüm mücadele yöntemlerine, yönetimin bu kararından geri dönmesi için başvurmaktan geri kalmayacağımızı da bu mektupla arz ederiz.
Kahrolsun bağzı dönüşümler!