Karar öylesine siyasaldır ki, sadece Kürt halkına değil, onun içerisindeki sınıfsal kesimlere de oynayan stratejik hesapların sonucudur
Kürt halkının iradesini temsil eden seçilmiş vekillerden BDP Mardin milletvekili Gülser Yıldırım, Şanlıurfa milletvekili İbrahim Ayhan, BDP Şırnak milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız, Van bağımsız milletvekili Kemal Aktaş cezaevinden çıkarıldılar. Kuşkusuz yıllardır BDP milletvekilleri ve onbinleri bulan KCK davası tutuklularının bırakılması için süren mücadelelerin bunda önemli bir payı var.
Fakat mahkemelerde uyku çekecek, utanmadan Roboski katliamına takipsizlik kararı verecek kadar pervasız, tutuklulara rehin muamelesi yapan “Adalet” ve bu “Adaletin” devletini bir parça tanıyan herkes sermayenin mutlaka bir hesabı vardır diye düşünmeden edemedi. Serbest bırakılan milletvekilleri başta olmak üzere dudaktan dökülen ilk kelimelerin “Karar siyasaldır” olması bundandır. Lojmanlarda ele alınan mütalaalar, dijital imzalarla jet hızıyla yapılan tahliye kararları olunca başka ne düşünülsündü ki?!
Karar siyasaldır. Babalar-oğulları ile “kutsal ruhları” ortalığa saçılan sermayenin rejim krizinin derinleştirilmesi gereken bir süreçte karar hem de öyle siyasaldır ki, sadece Kürt halkına değil, onun içersindeki sınıfsal kesimlere de oynayan stratejik hesapların sonucudur. Ulusal hareket içerisinde siyasal ve toplumsal cepheden karşıtlık dinamiklerini soğutmak, kimbilir kaçıncısı olan “Kürt sorununda kırıntı da olsa çözüm bizde” mesajı ile yorucu yeni bir med-cezir hattına sokma planının bir parçasıdır tahliyeler. Ardından KCK davasından yine popüler isimlerden bir kısmının bırakılması, buna Ergenekon ve Balyoz davaları tutuklularının serbest bırakılması gibi yeni halkalar eklenebilir.
Kürt ulusal hareketi açısından şimdi bütün mesele yaşanan rejim krizinin ellerini kollarını bağladığı, uluslararası sermaye ile ortak çıkış yollarını arayan fiilen etkizileşmiş, karşı tarafın iradesini dahi temsil edemeyecek hale gelmiş iktidara “Çözüm müzakare süreci” denilerek girilen kulvarda nefes mi aldıracak, onun krizini daha da derinleştirecek biçimde kendi iradesini dayatarak ortaya mı koyacak?
Kürt ulusal sorunu gibi köklü bir sorunun asgari demokratik çözümü dahi Kürt halkının kendi iradesini konuşturup rejimin krizini kendi fırsatına çevirme, krizi derinleştirmekle mümkündür. Aksi takdirde siyasal vebali ağır yeni bir tarihsel fırsat daha heba edilebilir.