Tutuklu çocuklara yönelik işkence, taciz, tecavüz yoğunlaşarak devam ediyor!
Tutsak çocuklar, insanca yaşamak için çocuk yaşta başkaldıran, taş atan çocuklar “ehlileştirilmek” amacıyla zindanlara atılır. Yaşlarına-başlarına bakılmaksızın siyasi tutukludur onlar! Devlete karşı gelmiş Kürt çocuklarıdır! Onlara her şey müstahaktır, çünkü devlete karşı gelmişlerdir!
15-17 yaşlarında, Hakkari'den, Mardin'den ve Pozantı'dan, Ankara Sincan Cezaevi'ne getirilen çocuklar daha kaldıkları cezaevinden çıkmadan önce şiddete, tacize ve tecavüze maruz kalırlar. Sincan Cezaevi'nde de durum çocuklar için değişmez; aksine daha da vahşice saldırılara maruz bırakılırlar.
Görüşe gittiklerinde çocukların işkenceye maruz kaldıklarını, vücutlarında darp izleri olduğunu, ayakta duramadıklarını gören aileler, bu durumu sorgulayıp Ankara İHD'ye başvurdular. Bunun üzerine çocuklar sürgün edildi.
Sincan Cezaevi'nden ring araçlarına konularak, Maltepe ve Şakran Cezaevlerine götürülmek üzere çıktıkları yolculuk sırasında da dayak atıldı ve işkence yapıldı. Gidecekleri yere ulaşıldığında ince aramaya sokuldular. Ardından tekli hücrelere konuldular, ring aracında da şiddete uğrayan çocuklar tedavileri için adli tıbba götürülmedikleri gibi içme suyu bile verilmedi. Çocuklar bütün bunlara tepki olarak açlık grevine başladılar.
Çocukların açlık grevine başlamaları üzerine ikişerli olarak adli tutsakların içlerine konuldular. Şiddetin ardı arkası kesilmiyor, kesilmeyecek!
Bizler çocuklara şiddet uygulayan zihniyetin yıllarca emekçiler, Kürtler, Aleviler, gençler, kadınlar üzerinde ücretli köleliği dayatan, katleden zihniyetle aynı kaynaktan beslendiğini biliyoruz. Sömürü sistemini karşımıza almadığımız sürece hiçbir şeyi yok edemeyeceğimizin bilinciyle yolumuza devam edeceğiz. “İçeride dışarıda hücreleri parçala” şiarı ile mücadelemizi yükseltip çocuklarımıza sahip çıkıyoruz.
[Alınteri okuru]