Pazar, 13 Ağustos 2006 (20 yıl 2 ay önce)
Ordu'da yapılan fındık mitinginden sonra hani sözde yolu açmak için “halkını karşısına alamayan” Emniyet Müdürü Rıdvan Güler'in işkenceci bir cellat olduğu ortaya çıktı. Burjuva medya tarafından pohpohlanan, allanıp pullanan Rıdvan Güler'in asıl karşısına alamadığı yerel burjuvazi ve fındık tüccarlarıydı. Hükümetten gelen mitingi dağıtma emrine uymamasının asıl nedeni buydu.
Bu işkenceci celladın ismi Av. İbrahim Açan'ın Şubat Basım Yayım tarafından Şubat 1998'de yayımlanan “Burada Hukuk Geçmez” adlı kitabında da geçmektedir:
“Behçet DİNLERER adlı bir genç, Dev-Yol isimli gizli örgüt üyesi olarak 23.11.1980 tarihinde gözetim altına alınıyor. 30.11.1980 tarihine kadar işkence altında sorgulanıyor. İşkence sonucu fenalaşan Behçet, polisler tarafından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getiriliyor. Nöbetçi Doktor Ayşe KARSLI polislere, “Nesi var bunun?” diye soruyor, “Hasta” diyorlar. Doktor: “Ne hastası bu dövülmüş” diyor. Bunun üzerine polisler Behçet'i alıp götürüyorlar. Aynı gün geç saatlerde tekrar aynı hastaneye getiriyorlar ve hastaneye yatırıyorlar. 15.12.1980 gününe kadar hastanede kalıyor ve kurtarılamayarak vefat ediyor.”
Olayın gelişimini yine kitaptan özetliyoruz:
Behçet Dinlerer'in ölümü hakkında Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Başsavcısı Hakim Albay Nurettin Soyer tarafından rutin bir soruşturma açılıyor. O tarihte korgeneral olan Sıkıyönetim Komutanı Recep Ergün polisler hakkında soruşturma açılmasına engel oluyor. Sıkıyönetim boyunca dosya binlercesi gibi tozlu raflarda bekletiliyor. Sıkıyönetim kalkınca Yenimahalle Cumhuriyet Savcılığı'na gönderiliyor. Yenimahalle Cumhuriyet Savcısı, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden Behçet Dinlerer'in sorgusunu yapan polislerin isimlerini soruyor. Ve Emniyetin bildirdiği isimlere dava açılıyor: Mustafa Yıldırım, Tacettin Orhan, Aladdin Turan, İbrahim Dedeoğlu ve Nuri Birinci.
Bu isimlerin hepsinin başında yer alan sıfat: İşkenceci cellattır. Hele ki tescilli katil
İbrahim Dedeoğlu, yine gözaltında katledilen
Birtan Altunbaş olayında, devrimci kamuoyunda da, emekçi vicdan ve hafızalarda da silinmez, unutulmaz ve affedilmez bir yere sahiptir. Ama Behçet Dinlerer'i katledenler bu katiller değildir. Suçla ilgisi olmayanlar hakkında dava açtırmak, sonra da bunların suçla ilgisi olmadığını kanıtlayarak beraat ettirmek ve böylece dosyayı kapatmak maksadıyla Emniyet yanlış isimleri bildirmişti.
Dosyayı inceleyen Av. İbrahim Açan asıl suçluların sanık sandalyesinde oturanlar olmadığını, davada tanık sandalyesinde dinlenenler olduğunu saptar. Emniyet durumu kabul eder ama sorguya katılan polislerin isimlerini göndermez. Mamak Cezaevi'nden Dev-Yol sanıkları sorguya katılan polisleri tanıyabileceklerini bildirir. Emniyet karakolda görevli polislerin bu sefer de resimlerini göndermez. Velhasıl kelam Av. İbrahim Açan en sonunda sorguya katılan polislerin isimlerini Dev-Yol ana davasından bulur ve suç duyurusu dilekçesini hazırlar:
22 Haziran 1988
YENİMAHALLE CUMHURİYET SAVCILIĞI'NA
ANKARA
ŞİKAYETÇİ: İkbal DİNLERER (Behçet'in annesi -nba)
VEKİLİ: Av. İbrahim Açan
MAKTÜL: Behçet DİNLERER- Şevket ve İkbal oğlu, 1954 doğumlu.
ZANLILAR: 1) AZMİ DERİN- Halen Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı
2) KEMAL YAZICIOĞLU- Halen Em. Gn. Md.lüğü Polis Başmüfettişi.
3) RIDVAN GÜLER- Olay tarihinde 1/1, 1/2, 1/3 sorgu timleri amiri, komiser.
4) FERRUH TANKUŞ- Olay tarihinde 1/1 sorgu timi amiri, komiser yardımcısı.
5) TUNCAY YAĞMUR- Olay tarihinde 1/3 sorgu timi amiri.
6) MÜNİR YAZDIÇ- Polis memuru, 1/1 sorgu timi elemanı.
7) CELAL ÇOBAN- Polis memuru,1/1 sorgu timi elemanı.
8) BEKİR PULLU- Polis memuru, 1/3 sorgu timi elemanı.
9) UĞUR ÖZDEMİR- Polis memuru, 1/3 sorgu timi elemanı.
10) M. SAİT ÖZER- Polis memuru, 1. Şube elemanı.
11) BAHRİ DURAN- Polis memuru,1. Şube elemanı.
12) ŞEHMUSTAN ÇELİK- Polis memuru, 1. Şube elemanı.
13) CEVDET KAYA- Polis memuru, 1. Şube elemanı.
14) RECEP ERGUN- Olay tarihinde Sıkıyönetim komutanı, halen milletvekili.
Suç duyurusunun bundan sonraki kısmını şimdilik geçebiliriz. Çünkü gelmek istediğimiz yere geldik. Şu yukarıda sıralanan listenin 3. sırasında yer alan
1/1, 1/2, 1/3 sorgu timleri amiri komiser Rıdvan Güler, işte bu işkenceci cellat, Ordu'daki fındık mitinginden sonra merkeze çekilen ve uğruna eylemler yapılan emniyet müdürüdür. Konuyla ilgili bir haberi de
3 Ağustos tarihli
Birgün gazetesinden aktarıyoruz:
'İyi polis'in işkence dosyası
Fındık mitingi sırasında halka zamanında müdahale etmediği için AKP'li milletvekillerince azarlandıktan sonra görevinden alman Ordu Emniyet Müdürü Rıdvan Güler'in adının sık sık işkence iddialarına karıştığı ortaya çıktı. 12 Eylül döneminde işkencede ölüme yol açmaktan yargılanan Güler'in son görev yeri Ordu'da da son iki yılda iki işkence iddiası kayıtlara geçti.
Rıdvan Güler'in ismi ilk kez Devrimci Gençlik Dergisi'nin kurucularından Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi öğrencisi Behçet Dinlerer'in gözaltında ölümüyle ilgili davada yer aldı. 23 Kasım 1980'de gözaltına alınan Dinlerer'in gözaltında ölümü üzerine açılan davada işkence ve ölüme sebebiyetten yargılanan Güler, bu davadan beraat ettikten sonra Türkiye'nin birçok ilinde görev yaptı. Güler'in özellikle sol örgütlere yönelik operasyonlarda yakalanan kişilerin sorgularına katıldığı ve birçok sorgulamayı da bizzat yönettiği iddiaları ortaya atıldı.
Güler'in son görev yeri olan Ordu'daki iki ayrı işkence iddiası üzerine İnsan Hakları Derneği bu kente heyet göndermek zorunda kaldı. Bölgeye giderek iddiaları araştıran İHD heyetinin hazırladığı raporlara göre Ordu'daki işkence olayları şöyle gelişti:
ÇOCUKLARA İŞKENCE İDDİASI
Ordu'daki ilk işkence iddiası, 2 Ekim 2005 tarihinde yaşandı. Bir alışveriş merkezinin açılışı sırasında gözaltına alınan beş çocuğa polis otosunda ve karakolda işkence yapıldığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. İşkence olayını araştırmak üzere Ordu'ya giden İHD heyeti, yapılan suç duyurusuna karşın mağdur çocukların vücutlarındaki izlerin tespiti amacıyla Adli Tıbba sevk edilmediklerini ve gözaltı işlemi sırasında çocuklara yasal hakların kullandırılmadığı tespitinde bulundu.
Ailelerinin ve çocukların ısrarla yoğun bir şekilde işkence yapıldığına dair söylemlerine karşın Güler, "Ortada abartılacak, işkence denecek bir şey yok, yaşanan olaylarda büyütülecek bir şey yok, suç dosyası kabarık iki çocuk gözaltına alınmıştır" dedi. Güler üç çocuğun daha gözaltına alındığına dair iddiaları ise kabul etmedi.
'KENDİLERİNİ DUVARA VURDULAR'
Güler'in Ordu Emniyet Müdürlüğü sırasında ikinci bir işkence iddiası daha ortaya atıldı. 15 Ekim 2005 tarihinde Sabri Varol (50) ve Cihangir Kılıç (48) adlı iki kişi otogarda bira içtikleri gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alındı. Ordu Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen iki kişiden kalp hastası olan Sabri Varol fenalaşarak Ordu Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırıldı ve buradan salıverildi.
İki kişinin, hem polis otosunda hem de Emniyet Müdürlüğü'nde sistemli bir şekilde işkence gördükleri iddialarını Güler yine reddederek şöyle konuştu: "Sözü edilen kişiler kendilerini duvara vurarak kendi kendilerine zarar veriyorlar, sonra da böyle diyorlar. Bu kişilerin tutulduğu yerde, yan taraftaki kişiler de tanık bunlara, olay adliyeye intikal etmiş. Adli soruşturma sürüyor. Bu şahısların soruşturması sonunda bir idari işlem yapılması gerekiyorsa bunu yaparız. İşkence yapıldı diye bir şey söz konusu değil."
DİNLERER DOSYASI
Rıdvan Güler'in ismi, Ankara Devrimci Yol operasyonunda gözaltına alınan Behçet Dinlerer'in dava dosyasında da yer alıyordu. Devrimci Gençlik Dergisi'nin kurucularından birisi olan Behçet Dinlerer, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde okurken 23 Kasım 1980 yılında gözaltına alındı ve 13 Aralık 1980 yılında Emniyet Müdürlüğü'nde hayatını kaybetti.
Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın, ölümünden sorumlu polisler hakkında açtığı soruşturma dönemin Sıkıyönetim Komutanı Recep Ergun tarafından engellenmeye çalışıldı. Davanın açılmasından sonra dönemin Ankara Emniyet Amiri Ülkü Met ve Başkomiser Kemal Yazıcıoğlu ile beraber dava dosyasında adı geçen polis memurlarından birisi de o zaman komiser muavini ve sorgu timi amiri olan Rıdvan Güler'di. Yaklaşık 13 sene yargılanan polisler dava sonucunda beraat etti.
İNAN GEDİK
BİRGÜN