Berlin Senatosu, mültecilerin tamamına Berlin'de oturum hakkı vermeyi kabul etti
Söke söke ilk büyük kazanım
Bir buçuk yıldır devrimci mülteci hareketinin sokak grevi sonucunda ilk büyük kazanımımızı sağlamış bulunuyoruz. Tüm direnişçilere hayırlı olsun. Berlin Senatosu'yla onların talebi üzerine gerçekleştirdiğimiz son görüşmede, direnişte bulunan mültecilerin tamamına Berlin şehrinde oturum hakkı vermeyi kabul ettiler. Tahminimize göre 400 civarında mülteci Berlin’de oturum hakkı kazanmış olacak.
Senato ile henüz ayrıntılar konusunda bir görüşme yapmadık, diyalog ve görüşmeler devam edecek. Bizden mülteci listesi istediler ama henüz vermedik zira garanti istiyoruz. Bir dahaki görüşmeyi önümüzdeki Cuma günü gerçekleştireceğiz. Bugün için Senato'nun bize verdiği randevuya gitmedik. Önce kendi içimizde tam bir mutakabata varacağız. Bunun için bir yazılı talep listesi oluşturduk.
Bu yazı dizilerini düzenli olarak takip edenlerin bileceği üzere, bizim taleplerimiz sadece oturum hakkıyla sınırlı değil. Son olarak 5 madde ile formüle ettiğimiz taleplerimizden birini kazınmış olduk şimdilik. Bundan önce bazı lokal kazanımlarımız da oldu. Bazı eyaletlerde “gutschain” denilen kupon uygulamasını kaldırttık, bazı mülteci kamplarını kapattırdık. Yakın zaman önce ilk kaldığımız mülteci kamplarından biri olan Bramsche Kampı da kapandı. Oradaki mülteciler Osnabrück kentindeki evlere taşındılar. Bramsche Kampı'yla ilgili çok sayıda eylem gerçekleştirmiştik. Bu lokal kazanımlarımıza şimdi yeni bir kazanım daha ekledik.
Beş madde altında formüle ettiğimiz taleplerimiz şöyledir: 1) Eyalet dışına çıkma yasağı kaldırılsın. 2) Tüm mülteci kampları kapatılsın. 3) Sınırdışı etmeler durdurulsun. 4) Çalışma yasağı kaldırılsın. 5) Herkese oturum hakkı verilsin. Şimdi bu taleplerden biri karşılanıyor, geriye kalıyor dört ana talep. Bu taleplerimiz karşılanmadığı için elbette sokak grevi direnişi devam edecek, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Biz sadece kişisel haklarımız için dövüşmüyoruz. Taleplerimiz ırkçı ve kolonyalist yasaların kaldırılması ile ilgilidir.
Ancak henüz direniş alanımız olan Oranienplatz’ın bir talebimizin karşılanmasından sonra nasıl organize edileceğine dair ayrıntıları konuşmadık. Alana nasıl bir biçim vereceğimiz ve hangi yöntemlerle devam edeceğimizle ilgili meseleyi bir talebin sonut olarak karşılanmasından sonra belirleyeceğiz. Talebin karşılanması ile ilgili olarak somut bir garanti olmadan Oranienplatz’tan herhangi bir çadır sökmeyeceğiz. Talep somut olarak karşılandıktan sonra yine direniş alanımızı nasıl düzenleyeceğimizle ilgili kendimiz karar vereceğiz.
Kararlılıkla sürdürdüğümüz sokak grevi Almanya çapında büyük bir yankı yarattı. Toplumda haklı ve meşru bir zemin yakalamayı başardık. Hamburg’ta yaşanan direnişte sokak grevinin tetikleyen bir etkisi olduğunu kimse inkar edemez. Hamburg’ta üç bölgenin 'tehlikeli bölge' ilan edilip sıkıyönetim uygulaması yapan Alman devleti geri adım atmak durumunda kaldı. Berlin’de direniş alanlarımıza polis saldırısı yaparak ikinci bir Hamburg oluşmasını göze almadı, bunu tercih etmedi. Berlin başkenttir ve turistik bir bölgedir. Hamburg’taki durumla ilgili olarak ABD, vatandaşlarına oraya gitmeme çağrısı yaptı. Sonuç olarak bir talebimizi söke söke almış olduk. Bundan böyle esas taleplerimiz için Avrupa çapında mücadeleye devam edeceğiz. Zaten Brüksel planımızla ilgili herkes ne yapmak istediğimizi biliyor. Bundan sonrası için kazanımlarımızın katlanarak artması, yine sokak grevinin etkin ve kitlesel bir biçimde sürdürülmesine bağlıdır.

Rosa Luksemburg etkinlikleri
Geçtiğimiz hafta Rosa Luksemburg etkinlikleriyle geçti. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen Rosa Luksemburg Konferansı'na devrimci mülteci hareketi olarak gene etkin bir biçimde katıldık. Bu yıl, geçtiğimiz yıla göre daha bir hazırlıklıydık. Konferansın yapıldığı binanın önüne, direnişimizin sembollerinden biri olan büyük bir çadır açtık. Çadırda direnişimizle ilgili fotoğraf ve diğer materyallerimizi sergiledik, gelen merak eden insanlara direnişimizle ilgili bilgiler verdik.
Konferansın yapıldığı binanın içinde de iki metrelik bir masa kurduk. Burada da yine bildirilerimizi, afişlerimizi ve filmlerimiz sergiledik. Yanımızda götürdüğümüz filmlerimizi tam gün gösterdik. Türkiye'den gelen devrimci müzik topluluğu Grup Yorum’un masası bizim masanın yanındaydı. Onlarla da sohbet ettik ve direnişimizle ilgili bilgiler verdik. Aynı günün akşamı bizim müzik topluluğumuz olan Antinasyonal Embassy’de burada Moabid Hapishanesi'nde olan bir tutuklu arkadaşımız için konser verdik. Bu konerde saz çalıp türküler söyledik.
Büyük salonun sahnesinden bir grup mülteci grevi direnişçileri olarak konuşmalar gerçekleştirdik. Konuşmalarımız Rosa Luksemburg, Karl Liebneck ve Sakine Cansız'ların onurlu direnişlerine saygımızı ileterek başladık. Rosa Luksemburg’un en ayırdedici özelliği haksız savaşlara karşı aldığı aktif tutumdur. Avrupa solunun bu geleneği fazlaca sürdüremediğini vurguladık. Aynı görüşlerimizi daha önce düzenlenen tartışma etkinliklerinde de dile getirmiştik. Sahneden dile getirdiğimiz görüşlerimiz alkışlarla, destek sloganlarıyla karşılandı. Bir sonraki gün düzenlenen Luksemburg yürüyüşüne de aktif bir şekilde katıldık. Rosa'ların mezarlarına çiçeklerimizi armağan ettik. Onların direnişleri bitmedi, bu direnişi sürdürenler çıkıyor ve çıkmaya devam edecek.
(…) Kendi içimizde bir talebimizin karşılanmasını kabul edip etmemek sorunu üzerine uzun tartışmalar sürdürdük. İlk başta bu konuda tam bir görüş birliğine varamamıştık. Ancak şu anda bir görüş birliği oluştu ve devletin bizi bölerek gücümüzü azaltma taktiğini boşa çıkarttık.
Bir talebimizi elbette alacağız. Hiçbir mücadelede tüm taleplerin bir anda elde edilmesi mümkün değildir. Küçük kazanımları üst üste koyarak büyük taleplere ulaşılabilir ancak. Bu telebi alacağız ve direnişe devam edeceğiz. Bu durum kitlelerde, direnerek kazanmanın mümkün olduğu bilinci oluşturacaktır. Halen mülteci kamplarındaki izolasyon içeren sefil koşullara boyun eğerek yaşayan mültecilere yeni umutlar verecek onları sokağa çekecektir. Diğer yandan sınırdışı edilme tehlikesi olan direnişçi mültecilerin bu durumlarını gözardı ederek talebin karşılanmasını kabul etmemek gibi bir tutum içine giremezdik. Buna hakkımız yoktur.
Bir talebimizi kazanmak ne abartılacak bir şeydir ne de küçümsenecek bir şeydir. Almanya tarihinde böyle bir örnek daha önce olmamıştır. Ancak bu talebin karşılanması yeterli değildir. Esas sorunlar dağ gibi önümüzde duruyor. Irkçı ve kolonyalist yasalar varlığını sürdürüyor. Daha kat edeceğimiz çok uzun bir yol var.
Almanya gibi bir yerde oturum hakkı almak özgürleşmek anlamına gelmiyor. Burası bir bürokrasi diktatörlüğüdür ve bir polis devletidir, kontrol sistemidir. Direniş devam etmezse özgürleşme imkanı yoktur.
Taleplerimizden birini kazanmamız sonrasında, “yıllardır sokaklardasınız hiçbir şey elde edemediniz” biçiminde değerlendirme yapanlar şimdi yanıldıklarını anlayacaklardır. Verilen hiçbir sokak direnişi boşa gitmiyor. Hem somut kazanımlar elde ediyoruz ve hem de geleceğe mesajlar ileten etkiler yapıyoruz. Bizim sokak grevimiz daha yıllarca tartışma konusu olacak ve etkisi kolay kolay silinemeyecektir.
Kazanımımızı elimize alacağız ve direnişi sürdürmeye devam edeceğiz. Yorulup gidenler olacak, onların yerine yenileri gelecek ve hayat, direniş akışını sürdürmeye devam edecektir.
Yaşasın İnsanlaşma Ve Ortaklaşma Mücadelemiz!
15.1.2014
Turgay Ulu
Berlin