Ankara'da Hrant anması!

Hrant Dink'in katledilmesinin 7. yılında binlerce kişi Güvenparkta Hrant'ı anmak için bir araya geldi

GÜNCEL
Pazartesi, 20 Ocak 2014 (12 yıl 9 ay önce)

Hrant'ı, anmak için saat 14:30'de Atatürk Bulvar'ı üzerinde bulunan Birgün Gazete'si önünde bir araya gelen Hrant'ın dostları, buradan Güvenpark'a yürüyüşle geçtiler.

Güvenpark'ta gelen Hrant dostları binler, "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeniyiz!" sloganları atıldı.

Kitlenin siyah beyaz renkte "Buradayız ahparig", "Hrant için, adalet için" yazılı dövizler taşıdı.

Hrant ve katledilen canlarımız için, bütün yoldaslarımız için, 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Saygı duruşunun ardından Güvenpark'tan Adalet Bakanlığı önüne gidilerek siyah çelenk bırakıldı. Burada Adalat Bakanlığı'nı teşhir eden konuşmalar yapıldı. Kitle sık sık “Katil devlet hesap verecek!”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant!” sloganları attı.

Daha sonra Güvenpark'a geçilerek anma programına devam edildi. Basın açıklaması iki dilde okundu. Basın açıklamasının okunması sırasında sık sık “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz!”, ”Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Getse joğovurtnerun yeğpayrutyun!", “Bijî bratîya gelan!" sloganları atıldı.

Basına ve kamuoyuna,
Katledilişinin 7. yılında, sevgili kardeşimiz, sevgili yoldaşımız Hrant’ı yeniden anıyor, katil ve katillerini lanetliyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Sevgili kardeşler,
Hrant, istihbaratından askerine, valisinden emniyet müdürüne, tetikçi sivil faşistinden büyük siyasi abilerine ve nihayet nefret söylemini meşrulaştıran egemen sistem ve anlayışa kadar herkesin içinde olduğu organize bir devlet cinayetiyle katledildi. Aradan 7 yıl geçti ancak gerçek failler henüz yargılanmadı. Katil diye yargılanan “bir bebekten yaratılmış bir katil”, bir “polis muhbiri” ve bir “psikopat” oldu sadece. Yapılana yargılama denilebilirse o da. Ona ve tüm ulusal ve toplumsal farklılıklara yönelik “katli vaciptir” politikasının yaratıcıları, planlayanlar, azmettirenler, tehdit edenler, finanse edenler ve bil cümle katiller çetesi yargılanmadı. Yargılanmak bir yana ödüllendirildi. Vali oldu, Milletvekili, Bakan, Meclis Başkanı ve daha bir çok şey oldu.

Bu tablo cumhuriyet tarihi boyunca başka birçok olayda da yaşandı. Çok öteye gitmeye gerek yok, Roboski katliamı sorumluları yargılanmadı, aklandı. İki adım ötemizde katledilen Ethem kardeşimizin katili tutuklanmadı bile, görevine devam ediyor. Haziran direnişinde yitirdiğimiz kardeşlerimize dair yargılamalar şehir şehir kaçırılıyor. Onların katillerini “kahramanlık destanı yaratanlar” diye kutlayanların, Hrant’ın katillerini terfi ettirmeleri ve adaletin gerçekleşmesini engellemelerinden daha doğal ne olabilir ki?



Onlar adaletten başka şeyler anlıyorlar sevgili kardeşler. Onlar için adalet ayakakbı kutularında milyonlarla pislik biriktiren bakan çocuklarına, sadece onlara lazım olan bir şeydir. Onlar için mahkeme kendilerini yargılamadığı zaman mahkemedir. Onlar için adalet demek, sadece kendi çıkarlarını savunmak demektir. Muhaliflerin, emekçilerin ve mazlumların hak ve çıkarları yoktur onlar için. Örneğin er Sevag BALIKÇI’nın bir 24 Nisan günü katledilmesi kazadır. Soykırımdan kurtulmuş yaşlı Ermeni Teyzemiz Maritsa KÜÇÜK’ün katledilmesi; “bir meczupun” işidir. Yağma ve talan üzerine kurulu devlet geleneğinini imha ve soykırım başta olmak üzere mazlum halkların bütün mal varlıklarına el koyması ve yağmalaması haktır. Çünkü, bu sistem emekçiler ve ezilen halkların kanıyla beslenmektedir. Bu yüzden 1915 Ermeni soykırımıyla başlayan süreç Asuri, Süryani, Keldani, Pontus ve Kürt halklarının katledilmesiyle devam ettirilmiş, yakın tarihte alevi katliamlarıyla kendini tekrarlamış ve devrimci güçler başta olmak üzere bütün muhalifleri gerektiğinde yok etmekte bir beis görmemiştir.

1915’in 100. Yılına bir kala egemenler, dostumuz, yoldaşımız, Akhparik’imiz Hrant’ın katledilişini örtbas etmeye çalışmıyor sadece, 1915’i de unutturmaya çalışıyor. Hrant’ı da bu yüzden katlettiler zaten. O bir sosyalistti ancak aynı zamanda bir Ermeniydi. Susmadı. Tarihsel gerçeklikleri her koşulda savunmaktan geri durmadı. Ermeni halkının bütün haklarının iadesi için mücadele yürüttü. O şimdi yok. Ancak Hrant’ın dostları ve yoldaşları olarak bizler varız ve onun bıraktığı yerden devam ediyoruz. Onun ideallerinin mücadelesini veriyoruz çünkü bu bizim Hrant’a borcumuz olmanın ötesinde insani ve vicdani bir görevimizdir. Sistem ve devletin kirli tarihiyle hesaplaşıp, tarihsel ve toplumsal olarak soykırımdan katliama kadar işlediği bütün suçlarını kabul etmesine, “mağdurların” bütün haklarını elde etmesine ve sadece halkların kardeşliği değil, eşitliği gerçekleşene kadar da bu borcumuz sürecek. Hrant’ı katleden ve bu katliamın gerçek sorumlularını aklamaya çalışanlara verilecek en iyi yanıtımız bu olacaktır.



Hrant için, adalet için diyoruz ama adaletin, çürümüş ve kokuşmuş düzenin kurumlarıyla değil, bu toprakların kadim halklarının, yoksullarının, ezilenlerinin, baldırı çıplaklarının, çapulcular ve devrimcilerinin; savaşsız, sömürüsüz, eşit, özgür bir ülke, Ortadoğu ve Dünya yaratma amacıyla yürütecekleri enternasyonalist mücadele ve örgütlü güçle geleceğini de biliyoruz ve ısrarla Hrant için, adalet için demeye devam ediyoruz.

Bir daha asla!..
Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz!
Yaşasın halkların kardeşliği!
Getse joğovurtnerun yeğpayrutyun!
Bijî bratîya gelan!

ANKARA DAYANIŞMASI
Basın açıklamasının okunmasının ardından Roboskiye bu sabah yapılan baskın ve gözaltılar teşhir edildi. Ardından basın metni Hrant'in dilinde, Ermenice okundu.



Grup Kibele ve Grup Mesel'in Hrant için ezgileri ile dinletileriyle anma sonlandı..