Taksim Dayanışması'nı "suç örgütü" olarak tanımlayan, beş kişiyi "suç işlemek üzere örgüt kurmak"la, yirmi bir kişiyi de 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetle suçlayan iddianame, avukatların itirazları üzerine iade edildi
Taksim Dayanışması'nı "suç örgütü" olarak tanımlayan, beş kişiyi "suç işlemek üzere örgüt kurmak"la, yirmi bir kişiyi de 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetle suçlayan iddianame, avukatların itirazları üzerine iade edildi.
Sendika.org'un bugünkü haberine göre, iddianamenin açıklanmasından sonra İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu adına avukatlar Arzu Becerik, Ayhan Erdoğan ve Kazım Erkut Güzel, Asliye Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulundular. Avukatlar itirazlarında, Taksim Dayanışması'nın bir "suç örgütü" olmadığını, 8 Temmuz günü sadece parka giderken gözaltına alınan müvekkilleri için 2911'in koşullarının gerçekleşmediğini, “yakalama, gözaltı, ev ve üst arama kararları” iptal edilmişken iptal edilmiş işlemlere dayanılarak dava açılamayacağını belirttiler. Asliye Ceza Mahkemesi, yapılan itirazı yerinde bularak iddianameyi savcılığa iade etti.
Bildiğimiz gibi 8 Temmuz 2013’te İstanbul Valiliği Gezi Parkı'nın yeniden halka açıldığını açıklamış, Taksim Dayanışması da parkta bir basın açıklaması yapmak üzere giderken polis tarafından gözaltına alınmışlardı. Gözaltına alınanların evlerinde hukuksal presedürlerin de ihlal edildiği aramalar yapılmış, daha sonra da bu arama kararları iptal edilmişti.
Tüm bu tutarsızlıklara rağmen geçtiğimiz günlerde açıklanan iddianamede Taksim Dayanışması temsilcilerinden Ali Çerkezoğlu, Mücella Yapıcı, Beyza Metin, Ender İrmek, Haluk Ağabeyoğlu suç işlemek amacıyla örgüt kurmakla; yirmi bir kişi de 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetle suçlanıyordu.
Avukatların itirazının kabulü ile iddianamenin tutarsızlığı ve temelsizliği de teyit edilmiş oldu. Bu kararda kamuoyu basıncının belirleyici etken olduğu açık. Sırada bekleyen diğer iddianameler de aynı basınçla geri çektirilmeyi bekliyor. Çünkü hepsi burjuva mahkemeler açısından da neresinden tutsan elinde kalacak nitelikte.