İşçiler değil sermaye temsil edilir

Ford tekelinin Köln'deki fabrikasında işçi temsiliciliği ve sendika seçimleri için aday listeleri hazırlanmaya başlandı

GÜNCEL
Pazartesi, 10 Şubat 2014 (12 yıl 8 ay önce)

Mart ayında Köln Ford Fabrikası'nda temsilcilik seçimleri var. İşçi temsilciliği ve sendika seçimleri için aday listeler açıklanmaya başlandı. Seçim kulvarına, uzun mücadeleler sonucu elde edilen hakların adım adım kırpılarak yok edilmeye çalışıldığı koşullarda giriliyor.

Bu koşullarda sınıfın çıkarları daha net savunulması gerekirken işçi temsilciliğine aday olanlarda bariz bir eksen kayması yaşanıyor. Gericilerin olduğu listelerde bu doğal olabilir. Fakat kendisine demokratım, ilericiyim diyen adaylar da bu eksen kaymasının anaforuna kapılmış durumda. Tekelin ABD’den sıkıştırmasıyla Fiesta marka otoların Köln’de üretilip üretilmeyeceği tartışmalarının yoğunlaştığı şu süreçte “işverenin rekabet gücünü” düşünmek kendisine işçileri temsil etmeye adayım diyenlere kalmış gibi, bu utanç verici savunu “işyerini korumalıyız” kaygısıyla savunulabiliyor. Toplusözleşmelerle kazanılmış hakların iç anlaşmalarla yok edilmesine seyirci kalınabiliyor. Aynı firma içinde farklı ücretlerle çalışan “kiralık işçiliği”, taşeron işçiliği doğallaştıran bir anlayış egemen.

Kadrolu işçilerinde ERA (Ücret Çerçeve Sözleşmesi) uygulanmasına bütünüyle geçilmesiyle Ford kar marjını daha fazla artıracakken, “ERA uygulamasından dolayı kimsenin ücret kaybı olmayacağı” söylemleri temsilci adayları tarafından da savunulabiliyor. Oysa daha önce kazanılmış hakları işçilere bağışlamış gibi gösteren ERA sözleşmesinin ilerde ücretleri ortalama 400 Euro düşüreceği sır değil.

Fiesta üretimi, demoklesin kılıcı
Ford tekelinin ABD’den yaptığı baskıyla 1976 yılından beri üretilen Fiesta modelinin yeni versiyonunun Köln’de üretileceği söyleniyor. Bu ücretler ve hakların tırpanlanmasına ses çıkarılmaması gerektiği demagojisiyle bir tehdit olarak kullanılıyor. Ford Şefi Mattes’in işyeri toplantısında söylediği ‘Almanya’da üretim çok pahalı’ sözleri bu tehdidin bariz göstergelerinden biridir. Yine Ford Almanya Şefi Bernhard Mattes’in, “Köln’de üretilecek yeni Fiesta modeli küresel olarak rekabet edebilmeli” sözleri “işyerini kaybetmek istemiyorsanız, Ford tekelinin Almanya’da Fiesta modeli üretmesine karlarını artırmasına sesinizi çıkartmayın, ücretlerin ve kazanılmış hakların bir parça gitmesine rıza gösterin” demekle eşdeğerdir.

Ford tekeli sadece ve sadece Avrupa’daki tesislerini daha karlı hale getirmenin peşinde. Bu planlar doğrultusunda Belçika ve İngiltere’deki üç fabrikayı kapattı, üretimin bir bölümünü Almanya’ya (Focus modeli) ve Türkiye’ye (Transit modeli) kaydırdı. Bunun sonuçları ortada: Toplamda 6 bin 500 işçinin işten çıkarılması! Belçika Genk Ford işçilerinin “işyerini kaybetmeyelim” kaygısıyla kazanılmış haklarından ve ücretlerinden verdikleri tavizler, direnişe geçtiklerinde ise çok geç kalmaları biz Köln Ford işçileri için önemli bir tecrübedir. “İşyerini korumanın ancak ve ancak hakların tırpanlanmasını engellemek, daha ileri talepler uğruna dövüşmekle mümkün olduğunun en somut göstergesi direnişlerinden dolayı hala yargılanan Belçika Genk Ford işçileridir.



Kar marjı açıklamaları
Ford şefleri her fırsatta kar marjlarını artırmaya kararlı olduklarını açıklayarak, sert önlemlere mecbur olduklarına işçileri inandırmaya çalışıyorlar. Fakat işin acı tarafı bunu işçi temsilcisi adayları da tekrarlıyorlar, şu an temsilci olanlar da. Örneğin; Köln Ford Niehl ve Ford Avrupa İşyeri Temsilciliği Başkanı Martin Hening, “Kar denildiğinde neden hep ücretlere göz dikiyorsunuz, Köln’deki Fiesta modeli üretimini değişik yollardan daha karlı hale getirmenin olanakları olduğu, önce bu yöntemlere bakılmalı” diyebiliyor. Sınıfın çıkarlarını savunmak şöyle dursun “Karlarınızı artırın ama ücretlere dokunmadan” aciz açıklamasını yapabiliyor. Oysa ücretlerin aşağı çekilmesi, hasta olan işçilerin hastalığından dolayı sorgulanması, bant sisteminin hızlandırılması, daha az işçiyle daha fazla üretime giderek azami karlara ulaşılmanın peşindeki bir işyerinin her şeye dokunacağını ve dokunduğunu en iyi Ford işçileri olarak biz biliriz.

Karlar ERA ile artacak
Ford’un Köln’de asıl olarak ERA (Ücret Çerçeve Sözleşmesi) uygulanmasına bütünüyle geçilmesiyle kar marjı daha fazla artacak.

Diğer bir saldırı ise işyeri temsilciliği seçimleri ardından açıklanacak olan “üretkenlik değerlendirilmesi” olacak. Bugüne kadar geçerli olan değerlendirmeler ERA ile yeniden elden geçirilecek ve ücretler Ford şeflerinin keyfine kalmış olarak işçinin üretkenliğine verilecek notlara göre dengelenecek.



2016 yılına kadar geçerli olan ve işyeri güvencesini de içeren sözleşme “işçi temsilciliği” ile tartışılmaya başlandı bile. Buna göre Fiesta modelinin yeni versiyonunun da Almanya’da üretilmesi için işçilerin ciddi tavizler vermesi isteniyor. Özetle daha önce GM-Opel ve Belçika-Genk fabrikalarında sürdürülen şantaj dönemi Ford Köln’de de uygulanıyor.

Şu an sınıftan yana, sınıf bilinçli işçilerin temsilcilik seçimlerinde öne çıkmaması, aday olmamaları büyük bir kayıp ve handikaptır. Fakat sayılan demagojileri üreten adaylara da oy verilmemelidir. İşçi sınıfını aşağılayan, azami kar amacıyla azami sömürü koşullarında tüketen kapitalistlere karşı emek gücümüzle ihtiyaçlarımızla yaşamın gerçek yaratıcısı üreticisi olan bizler sermayenin çıkarlarının tam karşısında olmaya devam etmeliyiz. İnsanca yaşanacak bir dünya için sınıf onurumuzdan taviz vermemeliyiz. “İşyerini koruma” demagojisini yayanlar sınıfı değil, sermayeyi korurlar ancak.