Greif direnişi bugün DİSK'in 47. kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen "Kavel'den Greif'e işgal, grev, direniş" etkinliğine sahne oldu. Çok sayıda ziyaretçinin olduğu etkinlikte Alınteri okurları da Greif işçilerinin yanındaydı
Greif Direnişi, 6. gününde çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı. Son derece titiz bir işbölümüne göre görev yerlerinde bekleyen işçiler, ziyaretçilerini de aynı özen ve coşkuyla karşıladılar. Taşeron işçilerle kadrolu işçilerin sınıfın kolektif çıkarlarıyla birbirlerine bağlandıkları direniş, bugün aynı zamanda DİSK’in 47. yıldönümü vesilesiyle düzenlenen “Kavel’den Greif’e işgal, grev, direniş” başlıklı etkinliğe de sahne oldu.
Çok sayıda ziyaretçinin olduğu bugün Alınteri okurları da Greif işçilerinin yanındaydı. Alınteri okurları, fabrikanın önündeki sokağın başında toplanarak, “Kölece çalışmaya, kölece yaşamaya karşı direnişe geçen Greif İşçilerinin yanındayız!” pankartı ve sloganlarıyla işgal edilen fabrikanın önüne geldiler. “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!”, “Greif işçisi yalnız değildir!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!” sloganları atan okurlar, fabrika önünde bekleyen işçiler tarafından alkışlarla karşılandılar. Pankartın fabrika duvarına asılmasının ardından, ziyaretçileri karşılamak üzere kapı önünde konumlanan işçi grubu ile kısa sohbetler yapıldı.
Ziyaretçilerin kalabalıklaşmasıyla birlikte gelenler, işçilerin DİSK'in 47. kuruluş yılını kutlamak üzere düzenledikleri “Kavel’den Grief’e işgal, grev, direniş!” etkinliği için fabrika içine alındılar. Etkinlikten dolayı heyecanlı oldukları gözlenen işçiler, bu etkinlikle direnişi anlatma ve fabrikada yaptıklarını gösterme fırsatı bulacaklarını dile getirdiler.

Etkinliğe ve direnişe destek için gelenler, işçilerin oluşturduğu komite tarafından karşılanarak salona alındılar. İşçilerin ailelerinin de katıldığı etkinliğe, FENİŞ işçileri, Liman-İş üyesi Kumport Liman işçileri, TÜMTİS üyesi DHL işçileri de destek verdiler.
“Mücadelenin onuru, gururu ve heyecanıyla sizleri selamlıyoruz” sözleriyle başlayan etkinlik, sınıf mücadelesinde kaybettiklerimiz anısına yapılan 1 dakikalık saygı duruşuyla devam etti.
Saygı duruşunun hemen ardından sahneye DİSK Esenyurt Bölge Temsilcisi Engin Yılgın geldi. Yılgın konuşmasına, fabrikadaki mücadele sürecinin gelişimine ilişkin bilgilendirmeyle başladı. Fiili-meşru mücadelenin yasal sınırlara sığmayacağını anlatan Yılgın, sendika yöneticilerinin direnişi gayrı meşru gösterme çabalarına değinerek, son sözü “sendika biziz” diyen işçilerin söylediğini belirtti.
Konuşması işçilerden yükselen sloganlarla kesilen Yılgın’dan sonra sahneye işyeri baştemsilcisi Orhan Purhan geldi. Konuşması sık sık sloganlarla kesilen Purhan sözlerine, direnişin işçilerin birlik ve dayanışma içinde hareket ettiklerinde neler başaracaklarının ifadesi olduğunu belirterek başladı. Dudullu’daki fabrika ile birlikte bin 500 işçinin çalıştığı Greif’in büyük bir Amerikan tekeli olduğunu, üretimin 44 taşerona bölünerek paramparça edildiğini, bu koşulların işçilere köleliği dayattığını, fabrikadaki örgütlenme çalışmalarının yıllar önce başladığını, bu süreçlerde oluşan birikimin sendikal örgütlenmeye yansıdığını ifade etti.

Yaşanan TİS sürecinin fabrikada taban örgütlenmesine dayanan geniş tartışmalar üzerinden yürüdüğünü anlatan Purhan, taleplerin bölüm bölüm oluşan komitelerde tartışılarak oluşturulduğunu, işçi iradesinin bu ağ üzerinden şekillendiğini dile getirdi. Bu iradeden süzülen talepleri sendika yönetimine ilettiklerini, yönetimin talepleri gerçekçi bulmadığını dile getirdiğini, kendilerinin de bu tutum karşısında taban iradesini konuşturacaklarını defalarca dile getirdiklerini söyledi.
Temsilci, sendikanın “bilgimiz dışında gelişti” demesinin doğru olmadığının altını çizdi. Sendika bürokrasisinin asıl habersiz olduğu şeyin işçilerin tabandan oluşan iradesinin önünde duramayacakları olduğunu belirten Purhan, patronun mesajlarla yolladığı tehditlerde direnişi yasadışı ilan etmesinden de bahsederek, asıl yasadışılığın taşeronluk sistemi olduğunu söyledi.
Sözlerini, taban iradesinden gücünü alan direnişin kararlılıkla süreceğini, kadrolu işçiler olarak taşeron cehennemine gözlerini kapatamayacaklarını, o masalarda sınıf arkadaşlarının satılmasına izin vermeyeceklerini belirterek sonlandırdı.

Purhan’dan sonra kadın işçileri temsilen Emel Özyön söz aldı. Oldukça heyecanlı bir konuşma ile kararlılıklarını dile getiren Özyön, “Kaybedecek hiçbir şeyimiz olmadığını görerek direnmeye karar verdik. Bizler haklarımız, onurumuza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz! Biz kimsenin kölesi değiliz” diyerek kadınların da direnişte olduklarını ve kararlılıkla mücadeleye devam ettiklerini belirtti.
Salondan coşkulu alkışlar alan kadın işçiden sonra etkinlik, bir başka işyeri temsilcisinin direniş ve kararlılık ifade eden konuşması ile devam etti.
Etkinlik, müzik ve şiirle devam etti. Direnişe destek amacı ile etkinliğe katılan Pınar Aydınlar ve FENİŞ işçileri de birer konuşma yaparak Greif işçilerini selamladı.
İşçiler sık sık “İşgal, grev direniş!”, ”İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!” sloganlarını attı.

Akşam saatlerine kadar süren etkinlik, ziyaretçilerin direnişçilere ilettikleri "başarı" dilekleri ve vedalaşmalarla sona erdi.
Greif direnişi 6. gününde daha da güçlenerek sönraki günlere hazırlanıyor. İşçi ve emkçiler için direniş ve dayanışma çağrısını büyüterek...