ATO: "Yasamız vicdanımızdır"

Gezi'de yaralılara hizmet veren sağlık çalışanlarını koordine ettikleri için soruşturma açılan ATO yöneticileri basın açıklaması yaptı

GÜNCEL
Pazar, 16 Şubat 2014 (12 yıl 8 ay önce)

Haziran İsyanı'nın yaşandığı günlerde yaralılara yardım etmeye çalışan hekimlerin bu çabalarını koordine etmek üzere harekete geçen Ankara Tabip Odası (ATO) hakkında Sağlık Bakanlığı tarafından “Bakanlık’tan izin almadan revirler kurduğu” ve “Revirlerde sağlık hizmeti veren ve alanların isimlerini Bakanlığa teslim etmediği” gerekçeleriyle dava açıldı.

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Haysiyet Divanı'nın görevden alınması talebiyle açılan davaya ilişkin ATO Yönetim Kurulu, önce 13 Şubat’ta basın toplantısı, devamında ise dün (15 Şubat) yaptığı basın açıklamasıyla bu saldırıyı protesto etti.

Saat 12:30’da yağmur altında Güvenpark’ta gerçekleşen basın açıklamasına sağlık örgütlerinin yanı sıra Alınteri okurları, diğer siyasi çevreler, kitle örgütleri ve DİSK'e bağlı sendikaların temsilcileri ile meslek odalarının temsilcileri katılarak destek verdi.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Özden Şener tarafından okunan “Bizim yasamız hekimlik andı, insanlık vicdanıdır” başlıklı metninde, devletin Haziran İsyanı karşısındaki saldırgan tutumuna değinilerek; tüm sağlık emekçilerinin bu saldırganlık karşısında sessiz kalmayarak sokaklara çıkmasının en başta meslek etiği gereği olduğuna vurgu yapıldı.

Gaz bombaları ve ateşli silahlarla gerçekleşen saldırılarla ölümlerin yaşandığı, binlerce insanın yaralandığı, onlarcasının gözlerini kaybettiği belirtilen açıklamada; sağlık çalışanlarının sokaklarda sağlık hizmeti bekleyen insanlara karşı duyarsız davranamayacakları belirtildi.

ATO'nun sağlık hizmeti vermek için sokaklara akan sağlık çalışanlarını koordine etmesinin en başta hekimlik sorumluluğu gereği olduğuna değinilerek şunlar belirtildi:

İşte bu olağan dışı ortamda ‘Halk sağlığına ve hastalara fedakarlık ve feragatle hizmeti ideal bilen’ hekimler, tıp öğrencileri, diş hekimleri, eczacılar, tüm sağlık çalışanları sokaklara çıkıp ihtiyacı olanların yardımına koştular. Kimileri sokaklarda, meydanlarda hastalanan, yaralanan, can çekişenlere yardım ettiler. Kimileri de kısaca revir diye isimlendirilen gönüllü ilk yardım merkezleri oluşturdular. Yasayla kendisine ‘halkın sağlığını korumak’ görevi verilmiş bulunan Ankara Tabip Odası yönetim kurulu olarak bütün bu gönüllü çabayı koordine ederek hasta ve yaralılara daha hızlı ve etkili müdahalenin yapılmasına gayret sarf ettik.

Yine hatırlanacağı üzere o ortamda Sağlık Bakanlığı odamıza bir yazı yazarak bu revirlerde kimlerin çalıştığını ve kimlerin tedavi edildiğini sordu. İyi niyetle bağdaşmadığı açık olan bu talebe karşılık bize emanet edilen mahrem bilgiyi kendileriyle paylaşmayacağımızı bir basın açıklamasıyla deklare ettik. Aynı Sağlık Bakanlığı bir yandan hastanelere de yaralı eylemcilerin listelenebilmesi için özel formlar göndermişti.
Burjuva hükümetin Gezi'den sonra sokaklara akan tüm kesimleri hedefe çakacak yeni yasal düzenlemelere gittiğine değinilen açıklamada, 2 Ocak 2014 tarihinde Meclis'ten geçirilen torba yasayla, “...hekimliği artık hapislik bir suç -rüşvet, şantaj, zor kullanarak hapishaneden kaçmaya denk bir suç- haline getirdi” vurgusu yapıldı.

“Toplumsal muhalefet büyüdükçe Hükümet’in baskısı da artıyor. Meşru yolların yetersiz kaldığı durumlarda gayrimeşru yollara başvuruluyor” denilen açıklamada, “Aslında açılan bu davanın ve hekimin sokakta acil hastaya bile bakmasını yasaklayan bu yasanın tercümesi; ‘Benim gibi düşünmeyeni yaşatmam’dır” dışında bir anlamının olmadığı dile getirildi.

Açıklamada, dava açan Sağlık Bakanı Müezzinoğlu'na da seslenilerek bu yaklaşımın hekimlik etiğille bağdaşmadığı, bu davada yargılananın kendileri olmayacağı, asıl yargılananın evrensel değerleri, etik yasaları çiğneyenler olacağı belirtildi.

Açıklama yasakların, yasaların kendilerini etik ve evrensel değerlerden koparamayacağının vurgulandığı, “Bu davada biz değil, davayı açan yargılanacak. Ve bizler bugüne dek olduğu gibi bundan böyle de ihtiyacı olan herkese tıbbi hizmet vereceğiz. Bizim yasamız hekimlik andı, insanlık vicdanıdır” sözleriyle son buldu.

Şener’den sonra TTB Merkez Konseyi Başkanı, SES Genel Başkanı, Türk Diş Hekimleri Birliği Başkanı, Türk Hemşireler Derneği Başkanı, Ankara Dayanışması Sözcüsü, Başkent Dayanışması Sözcüsü yaptıkları kısa konuşmalarda dava açılmasını protesto ettiler ve ATO ile dayanışma içinde olduklarını bildirdiler.

Eylem saat 13:00'te son buldu.