Bugünkü Radikal'de Mehmet'in son anlarına ilişkin kaybolduğu söylenen görüntüler yayınlandı...
Bugünkü Radikal Gazetesi’nde Haziran İsyanı’nda ölümsüzleşen Mehmet Ayvalıtaş’ın son anlarına dair görüntüler yayınlandı. Görüntülerle birlikte iddianamede Mehmet ve kuzenine çarpan ilk aracın sürücüsüne dair hiçbir bilginin olmadığını, olayın oldukça eksik anlatıldığını bir kez daha anlamış olduk.
Polisin bu görüntüleri hasıraltı etmek için epey uğraştığını biliyoruz. Hatta Mehmet’in ölümünden bir gün sonra 3 Haziran tarihinde, Örnek Mahallesi Şehit Hayrettin Yıldırım Polis Merkezi tarafından hazırlanan tutanakta, “Mustafa Kemal Mahallesi 0-1 Güney yanyol 6 No’lu üst geçit civarında meydana gelen ölümlü trafik kazasına istinaden istenilen MOBESE görüntüleri ile ilgili olarak yapılan kontrollerde bahse konu olayın meydana geldiği yer ve civarında MOBESE kamerası olmadığından istenilen görüntüler temin edilememiş” deniyordu.
Olay burada da kalmamış, kamuoyunun tepkisi üzerine görüntüler bulunuverilerek dosyaya konulmuştu. Fakat bir önceki duruşmada aynı hikâye bu sefer de görüntülerin savcılık ile mahkeme arasında ‘kaybolduğu’ şeklinde sürdürülmüştü.
Bugün Radikal’e yansıyan görüntüler aslında görüntülerin kaybolmadığını gösterdiği gibi, Mehmet için hazırlanan iddianamenin ne kadar eksik olduğunu da bir kez daha açığa çıkardı. Dosyada Mehmet ve kuzeninin yanından hızla geçerek onları yolun ortasına savuran aracın sürücüsünden hiç bahsedilmediğini anlıyoruz. Bugüne kadar kamuoyu dosyada ismi bulunan ve yargılanan failler dışında başka bir failin de olduğunu bilmiyordu. Bu durumda görüntülerin saklanması, sonra kayboldu denilmesinin bu şahsın özel olarak korunmak istenmesi ile ilgili olabileceği anlaşılıyor.
Görüntüler tanıkların ifadesiyle de uyumlu: Mehmet ve yanındaki grup, isyanın 1 Mayıs Mahallesi’ne de taşındığı anlarda mahallenin ortasından geçen 0-1 Güney Yanyol’u trafiğe kesmek üzere yola iniyorlar. Yolun bir yönünü kapatan direnişçiler, diğer yönünü de kapatmak için karşı tarafa geçiyorlar. Mehmet ve kuzeni de karşı tarafa geçenler arasında. Yolun öbür tarafına geçip araçlara “dur” işareti yapıyorlar. Mehmet henüz yeni inmişken hızla gelen bir araç Mehmet ve yanındaki kuzenini yola savuruyor. Hemen ardından da hızını kesemeyen bir taksi onlara çarparak yere düşürüyor. Taksiyle çarpışan bir dolmuş da ikisinin üzerine düşüyor.
İddianamede ise olay şu şekilde yer alıyor: Yolun kesilmesi üzerine, trafikte seyreden otomobiller ani şekilde durdu. Mehmet Görkem Demirbaş adlı şüpheli, Cengiz Aktaş’ın kullandığı öndeki araca çarptı. Aktaş da Mehmet Ayvalıtaş ve Seyit Kartal’ı ezdi. Ayvalıtaş hayatını kaybederken, Kartal ağır şekilde yaralandı. Olay anlatımı bu şekilde olan iddianamede, “Şüphelilerin çok hızlı araç kullanmaları, önlerindeki araçların takip mesafesini çok yakın tutmaları itibariyle ani durulması gereken bu kaza anında araçlarını durdurmayıp kazaya sebebiyet verdikleri” iddia edildi. İki şüphelinin “taksirle cinayet ve yaralama” suçlamasıyla yargılanmasına karar verildi.
İsyanın emekçi mahallelerinden 1 Mayıs’a taşınmasına öncülük eden Mehmet Ayvalıtaş’ın katillerinin bu mahkemeler tarafından yargılanamayacağı açık. Sadece görüntülerin önce saklanması, sonra da “arada kayboldu” denilerek hasıraltı edilmesi bile bu gerçeğin çarpıcı bir ifadesidir.
Fakat işçi ve emekçilerin, yüreği direnişten yana olan tüm toplumsal kesimlerin bu pervasızlık karşısında sergileyecekleri net tutum, döndürülen kirli oyunların daha açık bir şekilde ortalığa serilmesine neden olacaktır. Mehmet ve Fadime Ana’ya olan borcumuz bu tezgahları bir bir açığa çıkarmamızı gerektiriyor. Çıkaracak ve Mehmet'in katillerini biz yargılayacağız...