İstanbul'da önümüzdeki Pazar günü Anadolu Yakası'nda bulunan Kadıköy'de,
- İsrail'in katliam ve işgallerinin durdurulması,
- Türkiye devletinin İsrail ile yaptığı bütün anlaşmaların iptal edilmesi,
- Lübnan'a asker gönderilmemesi; sınır ötesi operasyonların yapılmaması,
- Başta İncirlik olmak üzere tüm yabancı askeri üslerin kapatılması,
- Türkiye'nin emperyalist askeri ve ekonomik örgütlerden (NATO, BM, IMF, Dünya Bankası) çıkması,
talepleriyle yapılacak mitingin öncesinde, mitingi düzenleyen ve katılacağını açıklayan kurumlar tarafından dün akşam Avrupa Yakası'ndaki Taksim'de miting gibi bir eylem yapıldı.
Coşkunun ve katılımın oldukça yüksek olduğu eylem, saat 19:00'da Taksim Meydanı'nda toplanılması ve "Irak, Filistin, Lübnan İşgal Altında! Sıra Kimde? ABD ve İsrail'i durduralım!" pankartının arkasında kortej oluşturması ile başladı.

Galatasaray'a kadar yürüyen eylemciler burada bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Yürüyüş kolu etraftan büyük bir ilgi ve destek gördü. Yol kenarlarında biriken insanlar alkışlarını eksik etmedikleri gibi sloganlara da katıldılar.
Okunan basın açıklamasında İsrail'in katliamlarının arkasındaki gücün ABD ve onun Büyük Orta Doğu Planı olduğu belirtildi.
Avrupa Birliği ve BM gibi emperyalist kurumların katliamlardaki suç ortaklığı teşhir edildi. Üzerine yama gibi yapıştırmaya çalıştığı "insanilik" sıfatı ile Lübnan ve Filistin halklarının kitle imha silahları ile katledilmesini hatta kendi askerinin bile öldürülmesini sessizce izleyerek onaylayan BM'nin "Barış gücü"nün ise aslında bir "işgal gücü" olduğu belirtildi.
Açıklamada üzerinde ağırlıklı olarak durulan bir konu da Türkiye devletinin "işgal gücü"ne askeri katılım sağlama planları oluşturdu:
"Lübnan'a asker gönderilmesinin esas nedeni, Türkiye'nin ABD'nin 'stratejik ortağı' olmasıdır. İşbirlikçi AKP hükümeti 'ortaklığın' gereğini yerine getirmeye çalışıyor. Siyonist İsrail'e yönelik küçük de olsa bir tavır alamayan iktidar, bir yandan Lübnan ve Filistin halklarını katleden bombaların, silahların İncirlik üssünden gönderilmesine göz yumuyor."Eylem, mitingin çağrısı ile son buldu.