Siyaset ve erkek yargı “hak etmiş” kadınları duymadı bugüne kadar...
Gökçer Tahincioğlu
Siyaset ve erkek yargı ‘hak etmiş’ kadınları duymadı bugüne kadar.... Ve Kabataş’tan çıkan bir tartışma aksini savunurken güya, aslında görünmez kılıyor beyanları... ‘Beyan esastır’ diye haykırmış binlerce kişi oturtulurken hiç uğramadıkları bir yerdeki olaydan dolayı ‘tacizci’ diye hedefe...
- Aileleri, “milli ve manevi değerleri öğrensin” diyerek o vakfa gönderdiklerinde henüz 13 yaşındaydı. Vakıftaki “amcanın” bilgisayarda gösterdiği çıplak insanların fotoğraflarına bakarken henüz vakfa geleli birkaç ay olmuştu. Aynı “amcanın” ellerini bedeninde hissetmesinden büyük rahatsızlık duyduğunu çocuk aklıyla anlaması da çok sürmedi. Bir süre, hem iyi okumasını hem de burs almasını isteyen ve bu nedenle kendisini vakfa gönderen ailesine söyleyemedi. Neden bir gün, bu memlekette kadın olmanın anlamını çok önce anlamış annesi gariplikleri fark ettiğinde, anlatıverdi. Çorum’da bomba gibi patladı iddia. Küçük çocuk apar topar Adli Tıp’ın önüne çıkartıldı. Önünde daha önce görmediği kadar “büyük adam ve kadınlar”, önlerinde notlar, sordular. Anlattı. Rapor henüz yoldayken, daha önce aynı vakfa gitmiş ablası da heybesindekileri çıkarttı. Aynı ellerin yaptıklarına o da maruz kalmıştı. Artık iki ayrı dava vardı. Artık evlenip barklanmış ablaya yapılanlar nasıl açığa çıkacaktı? Çıkmadı. Birkaç celse sonra beraat kararı eve yollandı. Adli Tıp’tan gelen rapor ise işleri zorlaştırdı. Küçük kızın beden ve ruh sağlığı bozulmuştu nedense. Ve yasalara göre, 15 yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilmeliydi kızı bu duruma düşürenlere. Mahkeme kıyamadı. “Beden ve ruh sağlığını, istismarın mı yoksa ulusal basındaki haberlerin mi bozduğu anlaşılmadı, şüpheden sanık yararlanır” diyerek, kuş kadar cezayla sanığı evine yolladı.
- Karnı ağrıdığında, belli belirsiz kelimelerin uçuştuğu zihninden yine fazla kaçırdığını düşündü abur cuburu. Ağrıları dayanılmaz hale geldiğinde saklayamadı artık ailesinden. Bingöl’ün bir garip ilçesinde, zihinsel engelli bir garip kız çocuğu. Annesi, abur cuburdan değil gebelikten olduğunu anladığında, hemen hastaneye götürdü yavrusunu. 5 aylık bebek, çocuğun bedeninde kesiyordu bütün soluğunu. Savcılık devreye girdi öyle ciddi. Sorguladığında küçük kızı, rızasını da hemen anlayıverdi. Takipsizlik kararında şöyle denildi:
Sonuç olarak somut olayda akıl ve ruh sağlığı bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğu ve cinsel saldırıya uğradığı yönünde delil bulunmayan müştekinin hamile kaldığı olayda rıza hukuka uygunluk sebebinin bulunduğu bu suretle yetişkin olan müştekinin rızasına üstünlük tanınmasının gerekeceği kanaati ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.- Kendini güvende hissetmiyordu. Yaşadığı onca güçlükten sonra, güç bela girdiği işyerinde bir de işyerini dolandırmakla suçlanıyordu. Emniyette öylece beklerken odaya çağrıldı. İstanbul’un orta yerinde, güpegündüz, bir emniyet amirliğinin bir ıssız odasında kimselerin inanmadığı o olay başına geldi. O ıssız oda, aslında o kadar da ıssız değildi. 3 kişinin elleri vücudunda gezinirken kirlice, garip garip, sırıtarak izleyenler de güvenmesi gerekenlerdi. Susmadı, anlattı başından geçenleri. Bedenindeki o kirli ellerin izlerinin ve o bebeğin bedelini birileri ödemeliydi. Cenini aldırmak istediğini söyleyip, “devlet bakar” yanıtı aldığında sadece kendisinin ödeyeceğini de anladı bedeli. Ne beyanına bakıldı, ne rapor istendi. Takipsizlik kararı eline tutuşturuluverdi.