Kaba mı bulursunuz sizde, "Makineye kaptırılan kol için", "Çocuklar şeker yiyebilsin diye" ajitasyonlarını
KOMÜNARCA sitesinde bugün yayınlanan bir haber ve bir şiir çocuk emeği sömürüsünde gelinen ölçüsüzlüğü gözler önüne serdi.
Haber bir çikolata fabrikasında geçiyor. Fabrikada bir hafta önce çalışmaya başlayan 16 yaşındaki çocuk işçi İsa'nın sağ kolunu makine kılığındaki burjuvazi kaptı, koparıp attı.
“Oğlum, terlemişsin
Akmasın terin motora
Motor pas yapar sonra
Olur mu be usta
Ter pas yapar mı
Gözyaşı pas yapar mı?”
Şiir de işte tam burayı okuyunca sizin de aklınıza İsa gelip şu soru çakmadı mı beyninizde: “Kan pas yapar mı?”
Kan pas yapar mı bilmiyoruz ama çikolata üretmesi değil tüketmesi gereken bir çocuğun çikolata fabrikasında sağ kolunu bırakması haberine seyirci kalmak yürekte pas yapar.
Yürekteki pas ise aslolarak beyindeki kireçlenmenin, düşüncedeki çürümenin sonucudur.
Burjuvaziyi suçlayabiliriz, küfür edebiliriz, görünüşte haklı oluruz. Ama burjuvazi kişileşmiş sermaye olarak yapması gerekeni yapıyor.
Peki İsa'nın ve onun gibi binlercesinin anne babaları, abileri bir bütün olarak yaşamı üreten işçi sınıfı yapması gerekeni yapıyor mu?
İsaları burjuvaziye peşkeş çekmemize, istenildiği takdirde sonsuz bahane bulunabilinir. Okula değil atölyeye, koşup oynamaya değil kilolarca yükün altında saatlerce çalışmaya, en değerli varlığını çocukluk zamanlarını tüketmemizin bahanelerini...
Ne yaptık onlar için ve hala aynı koşullarda yaşamları küçücük bedenlerinden sökülüp alınan yüzbinlerce adı çırak kendi köle çocuklar için.
Burjuvazinin karına gösterdiği ihtimamın binde birini biz çocuklarımıza gösteriyor muyuz?
Evet İsa'nın kolu kopartıldı. Şimdi kim bilir hangi sanayi sitesinin hangi atelyesinde, başka hangi çocuğun vücudu parçalanıyor. Çocuk emeğinin sömürüsüne karşı hiçbir şey yapmayan yetişkin işçiler ve emekçiler oturup seyrediyoruz.
Yani kendi çocuklarımızı kendimiz parçalamıyorsak bile bu aşağılık suça yardım ve yataklık ediyoruz.
Nazım usta demişdi ya “Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar” diye. Motorları maviliklere sürmenin vakti bir KOL daha geçti.