Cumartesi Anneleri yine...

Cumartesi Anneleri 466. haftada Cüneyt Aydınlar için buluştular...

GÜNCEL
Cumartesi, 1 Mart 2014 (12 yıl 7 ay önce)

Galatasaray Lisesi'nin önünde 466. kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri, bu haftaki buluşmalarında oturma eylemine geçmeden önce Greif işçilerinin destek ve dayanışma standına uğrayarak imza verdiler. Anneler işçileri, "Her zaman yanınızdayız yeter ki onursuzluğa ve faşizme direnin" sözleri ile selamladılar...



 



Anneler bu hafta, 20 Şubat'ta kaybedilen Diyarbakırlı üniversite öğrencisi Cüneyt Aydınlar için buluştu. Buluşmanın ilk konuşmasını, Cüneyt Aydınlar'ın amcası Recep Aydınlar yaptı. Cüneyt'in 1991 yılında üniversiteyi kazanıp İstanbul'a geldiğini, 1994 yılında ise gözaltına alınarak kaybedildiğini belirten amca Aydınlar, devletin o dönem İstanbul'dan Diyarbakır'a, Diyarbakır'dan Hakkari'ye sistemli bir şekilde gözaltında kaybetme politikası yürüttüğünü söyledi.  



 



Amca Aydınlar ayrıca, "Bu ülkenin namuslu dürüst savcıları varsa Cüneyt Aydınları kaybeden başkomiser Ahmet Arkut, polisler Doğan Özdemir, Mehmet Yalın, Ali Çinal hakkında soruşturma açmaları gerekir" ifadesini kullandı.



 



Oturma eyleminde Cüneyt Aydınlar ile birlikte gözaltına alınan Kemal Güngü'nün yolladığı mektup da okundu. Mektupta, "Cüneyt Aydınlar'la 18 Şubat 1994'te İstanbul/Bahçelievler'e bağlı Ömür Durağı'nda buluşacaktık. Saat 13:10 civarında gözaltına alındı. Gayrettepe'de de oradaydım. Yapılan işkenceden dolayı hareket bile edemez haldeydik. Cüneyt Aydınlar da aynı durumdaydı. Gözlerimiz bantlı, ellerimiz bağlıydı. Yasaklamalarına rağmen göz bandımı biraz yukarı kaldırdım. Bizi sıraya koymuşlardı. Her seferinde birimize işkence tezgahına götürüyorlardı. Her götürülen de ölüm sınırında geri getiriliyordu. Yine böyle bir durumda Cüneyt'i geri getirdiler. Yerinden bile kımıldamıyordu. Belli bir süre sonra 'su' diyebildi. Durumu daha iyi görünen Nimet Acar'a Cüneyt'e su vermesini söyledim. Kendi başına içebilecek durumda olmadığından, suyu Nimet Acar içirdi. Öyle yerde yığılıydı Cüneyt. Cüneyt'i alıp götürdü polisler. Bir daha da ne kendisini görebildik, ne de ondan bir haber alabildik. Sorduğumuzda kaçtığını söylediler. Tabi inanmadık. O durumda bir

insanın kaçabilmesi imkansız. Yerinden kıpırdayamıyordu, nasıl kaçsın?


 



Diğer bir konu da yakalanma tarihleridir. Yakalanma tutanaklarının hepsi düzmece. Sanırım o zaman 15 gün gözaltında tutmaya yetkileri vardı. Daha uzun süreli gözaltında kalanların gözaltına alınma tarihlerini daha ileri tarihe alarak kendi açıklarını kapatmaya çalıştılar." ifadeleri kullanıldı .



 



Ayrıca o dönem Cüneyt ile gözaltına alınıp aynı hücrede tutulan bir tutsağın da Cüneyt'e polislerin, "Ölmeye hazır mısın ?" diye bir soru sorduklarını söylediği ifade edildi.

 



Cumartesi Anneleri ayrıca, Cüneyt Aydınlar'ın kaybedildiği dönemde Necdet Menzir'in İstanbul Emniyet Müdürü, Mehmet Ağar'ın Emniyet Genel Müdürü, Hayri Kozakçıoğlu'nun İstanbul Valisi, Nahit Menteşe'nin İçişleri Bakanı, Tansu Çiller'in Başbakan, Süleyman Demirel'in ise Cumhurbaşkanı olduğunu ifade ederek; bu isimlerin Cüneyt Aydınlar'ın kaybedilmesinden sorumlu kişiler olduklarını ve yargılanmaları gerektiğini belirttiler.



 



Tecrite Karşı Mücadele Platformu...

Cumartesi Annelerinin ardından Galatasary Lisesi önünde Tecrite Karşı Mücadele Platformu (TKMP)'nun basın açıklaması vardı. TKMP bileşenleri tarafından

okunan açıklamada, cezaevlerindeki hak ihlallerine değinilerek Tekirdağ'da başlayan açlık grevine dair bilgilendirme yapıldı.

 



TKMP ayrıca, geçtiğimiz günlerde basında da yer alan tutsakların koğuşlarında yapılan işkenceli aramalara da değindi.