Çakallar leşle beslenir!

Bergama'da kendini siyanürcü tekele satanlar, başlarında patronlarıyla çevre paneline saldırdılar

GÜNCEL
Pazartesi, 21 Ağustos 2006 (20 yıl 2 ay önce)

Bergama'da faliyet gösteren siyanürlü altın çıkarıcısı, doğa katliamcısı şirketin işçileri başlarında madenin Halkla İlişkiler Müdürü Hayri Öğüt, ellerinde kazma sapları ve hatta kimi haberlere göre molotoflarla Dikili'de yapılan bir çevre panelini bastılar. Panelist ve dinleyicilere azgınca saldırdılar.

"Siyanür - Altın - Çevre Paneli", Dikili Barış, Demokrasi ve Emek Şenlikleri kapsamında, Dikili ilçesindeki Gonca Ezgi İskele Cafe'de düzenleniyordu.

Panelden günler önce şirket yöneticileri panelistleri arayarak tehdit etmeye başladılar. Tehditlerden kolluk güçleri haberdar edilse de saldırı ilan edildiği şekilde gerçekleşti. Üstelik ilk saldırının ardından ikinci ve sokaklara taşan bir saldırı daha yaşandı. Diğer bir ayrıntı ise ilçe emniyet müdürlüğünün saldırının gerçekleştiği yerin 20-30 metre yakınında yer almasıdır.

Şeytan ayrıntıda mı gizlidir bilmiyoruz ama burjuvazi her çatlaktan başını uzatmakta satın aldığı piyonlar vasıtası ile son derece yeteneklidir.

NE İŞÇİ NE PİYON: ÇAKAL!

Onları, polis-jandarma jopuna rağman Bergama'dan İzmir'e, İzmir'den Ankara'ya, Ankara'dan İstanbul'a uzanan on yılları bulan mücadelelerin vefakar köylülerinin çocukları olarak kabul etmiyoruz. Onlar, Eurogold - Koza ilişkisinin gayri meşru çocuklarıdırlar.

İşini ekmeğini savunan değil burjuvazinin tetikçiliğini yapan satılık kişiliktirler. Onlar para uğruna kendilerini ve yaşamlarını var eden Bergama ve halkından başlayarak tüm bölge ve hatta ülke emekçilerini katletmeye soyunan kiralık katillerdir.

Verimli toprağı, zengin su kaynakları ve ılıman doğasıyla başta tütün, pamuk, zeytin ve üzüm olmak üzere hemen her evde tüketilen sebze ve meyvelerin üretim alanı olan Bergama Ovası'nı siyanür gibi yarılanma ömrü binlerce yıl olan ve eser miktarı bile öldürücü etkiye sahip bir zehirli minarelle kirleterek kendisinden sonraki kuşakların da geleceğini tehlikeye atmakta beis görmeyen burjuvazinin çakallarıdırlar.

Ekmek parasıyla değil, ana babalarının kanlarıyla beslenirler.

Onlardan biri de "Hopdediks" lakabıyla Bergama köylülerinin sembolü olan Bayram Kuzu'nun oğlu Necati Kuzu'dur.

Necati, "Eve aş götüreceğim için babam mutludur"; annesi de "Biz artık çevreci değil madenciyiz... Maden bize iş ve aş verdi" diyerek yaşamın zehirlenmesindeki ortaklıklarına ve yaratılan direniş geleneğine ihanetlerine çaresizlik kılıfı geçirmeye çabalasalar da Dikili'deki tavır ne olduklarının resmidir.

Onlar işçi filan değil grev kırıcılardan da adi yaşam kırıcılardır. Yaşamı kirletip, yaşayanları leşleştirirler.