Çocuklar devletinizi temsil eden yüksek güvenlikli cezaevlerinizi başınıza yıkacaktır, yakındır
Aslında büyüyebileceğimizi düşünmüştük.
Büyük olmak hep bize ilginç ve güzel gelmişti. “Ben büyüyünce”, diye başlayan cümlelerin ucu bucağı yoktu ama hep içimizde bir çocuk kalmıştı.
Daha 12 yaşında tanıştım, şiddetin ne demek olduğuyla. Mahallemize giren garip, büyük aletler vardı. Birçoğumuz okuma yazma bile bilmiyorduk. Ama sayılar da vardı üzerinde. Su sıkıyorlardı insanlara. Anneme, babama ağabeyime... Öncesinde oyun zannettik, bizi de ıslamasını istedik. Isladı da, ama canımız yandı.
Mahallemizin zengin çocuklarının evinde olurdu o sıralar televizyonlar. Televizyonda gördüğümüz, sis bulutu efektleri vardı birazdan içinden yaratıklar çıkacaktı, bizleri yemeye çalışacaklarını sanıyorduk. Öyle de oldu; daha önce çok az gördüğümüz polisler, ellerinde coplarla bize saldırdı çocuk, büyük-küçük demeden... Biz de ağabeylerimizden ablalarımızdan gördüğümüzü yaptık, polise, o devasa aletlere taş atmaya başladık. Sonra, sonrası ise daha 12 yaşımda Mart ayında, zorla ailemden ayrıldım. Bilmem kaç yıl çocuk ceza evlerinde kalacakmışım, ıslah edilecekmişim.
İşin zor gelen kısmı bu değil, işin zor gelen kısmı, birçok çocuğun kiminin taş atmaktan, kiminin ekmek çalmaktan, kiminin elbise-kıyafet çalmaktan, bazılarının ise bunlara aileleri tarafından zorlanmasından kaynaklı çocuk cezaevlerine konması. Daha ufacık bedenleriyle, faşizme karşı direnmeyi öğreniyorlar. Yukardaki 12 yaş belki abartı olabilir. Ama kimisi daha küçük, kimisi daha büyük bir yaşta hapishaneyle tanışıyor.
İnsanlık algısı ya da burjuva toplum algısına göre bu cezaevlerine konma mevzuu tamamen yasal ama bize göre insanlık suçudur. Daha ufacık, hayatının en güzel anılarını dolduracağı yıllara sen tut onu kapitalizmin köhneleşmiş artık bataklaşmış durumlarının zorladığı bir şey yüzünden yıllarca hapis yatır. Ekmek çaldığı için -ekmek yahu- 8 yıl hapis cezası verilir mi? E hani bir söz vardır. Az çalarsan toplum fark eder ve seni suçlar, çok çalarsan bunun farkında olmaz çünkü toplumun algısını aşar. Bu sözü bazen doğru çıkarmata üstlerine yok.
Bunu geçtik, sen bir çocuğun, elinde tabancayla bir okul basmasını ve insanları taramasını nasıl bir suç olarak gösterirsin. Bırak çocuk olmasını, genç ya da olgun bir birey bile bunu yapmış olsa, onun öncelikli olarak psikolojik tedavi görmesi gerekmektedir. Sonra çok sevgili hakimlerimiz derler ki, “Gönderildiği cezaevinde ona gerekli muameleler ve uygulamalar yapılacaktır”... Ulan peki Pozantı cezaevinde olanları neyle açıklayacaksın. O çocuklara yapılan işkencelere ne diyeceksin? Doğru, cezaevlerinde gerekli muameleler yapılıyor sonuçta, psikolojik tedavi görmesi gereken insanlara tecavüz ederek onları hayattan daha da fazla soyutlayarak...
Gün olur devran döner. “Çapulcu” dediğiniz çocuklar, size gününüzü gayet iyi gösterdi milyonları ayağa kaldırarak; faşizmi gövde gösterisi yaptığı meydanlarda faşizme karşı meydan okudu. Suçlu dediğiniz çocuklar gene sizi temsil eden yüksek güvenlikli cezaevlerinizi başınıza yıkacaktır, yakındır.
[Alınteri okuru]