Tuzla Deri-İş üyesi işçiler, Siyonist İsrail'in katliamlarını deri havzasında protesto etti.
Bombalarla harabeye dönen Lübnan'da haftalardır çocuk cesetleri izliyoruz. Buna rağmen işçi sınıfı ve emekçi halk cephesinden yanıbaşımızdaki katliama gereken yanıt verilemedi. 23 Ağustos Çarşamba günü sorunun gerçek muhatapları konuştu. İşçi sınıfı ve sendikalar cephesinden süren büyük sessizliğe inat Tuzla deri işçileri, Deri-İş öncülüğünde fabrikalarından çıkarak İsrail'i protesto etti.
Saat 12:30'da fabrikalarının önünde toplanan deri işçileri farklı kollardan gruplar halinde Traktörcüler Durağı'na doğru sloganlarla yürüyüşe geçti.
Deri-İş flamaları ve çeşitli dövizler açan işçiler, “Katil ABD Ortadoğu'dan Defol”, “Birlik Mücadele Zafer”, “Lübnan-Filistin-Irak Halkı Yalnız Değildir” sloganlarını attı. Yaklaşık 800 işçinin alanda toplanmasıyla Deri-İş Tuzla Şube Başkanı Hasan Sonkaya işçilere dönük konuşma yaptı. Sonkaya konuşmasında ABD emperyalizminin özgürlük götürme bahanesiyle katliamlara giriştiğini ve arkasından İsrail siyonizminin katliamlara başladığını, asıl amaçlarının ise bölgedeki petrol ve diğer enerji depolarına el koymak olduğunu söyledi. Sonkaya, Irak, Filistin ve Lübnan halkının yalnız olmadığını ve bölgeye asker gönderilmesini onaylamadıklarını ilan etti.
Sonkaya'nın ardından Deri-İş Genel Başkan Yardımcısı Musa Selvi konuşma yaptı. Selvi ise Lübnan'a asker gönderilmesi için Türkiye'de yoğun bir çaba harcandığını ancak gidecek askerin ABD'nin çıkarlarına hizmet edeceğini vurguladı. Hükümetin bir yandan savaşı durdurmak istediği yönünde açıklamalar yaptığını belirten Selvi, diğer taraftan Türkiye'de bulunan üslerden bomba naklinin devam etmesini ikiyüzlülük olarak değerlendirdi.
Açıklamaların ardından deri işçileri toplu sözleşme sürecinde olan kamu emekçilerine alkışlarla destek verirken sabah saatlerinde Tuzla tersanelerinde gerçekleşen polis saldırısını ve gözaltıları da protesto etti. İşçi sınıfı adına verilen bu anlamlı mesajlardan sonra işçiler fabrikalarına döndü.