Mahkeme kararı ile kaldırılan Twitter yasağı bize çok şey anlattı...
Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu'nun sosyal paylaşım sitesi Twitter'e erişimin engellenmesinden sonra Ankara İdare Mahkemesi'ne yaptığı başvuru bugün karara bağlandı. Başvuru dilekçelerinde mahkeme kararlarının Twitter'in tümüne değil, sadece sakıncalı görülen bazı linklere ilişkin olduğu hatırlatılarak paylaşım sitesinin tümünün kapatılmasına itiraz edilmişti.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)'in kararının yürütmesini durduran mahkeme, engellemenin “hukuk devleti ilkelerine aykırı” olduğunu belirtti.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi de Twitter yasağıyla ilgili başvuruları görüşmeyi bugünkü gündemine aldı. Yüksek Mahkeme'nin kararını akşam saatlerinde açıklaması bekleniyor.
Basına yansıyan bilgilere göre TİB'in mahkeme kararı kendisine resmen tebliğ edildiği andan itibaren uygulama zorunluluğu var. Yine yasalar gereği TİB, Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına Bölge İdare Mahkemesi üzerinden itiraz edebilecek. Fakat TİB bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz etse bile artık Twitter'i engelleme hakkı bulunmuyor, ancak Bölge İdare Mahkemesi itirazını haklı bulursa Twitter'i kapatabilecek. Bu süre içindeyse yasak koyma, engelleme hakkı yok....
Tüm dünyaya "bu kadar da olmaz ki" dedirten kararın hangi nedenlerle alındığı, aslında neyi neden gizlemek için uygulandığı elbette ki önemlidir. Her şeyden önce yaşanan rejim krizinin düzeyini anlamak için bile bu karar çarpıcı bir veri olmuştur. Rejimin içinden çıkılamaz hale gelen krizinin korku dağları yarattığının açık ifadesi...
Bunlarla birlikte karar asıl olarak bir gerçeği bir kez daha göstermesi açısından çarpıcıdır: Kapitalist düzende işçi ve emekçilerin büyük bedellerle elde ettikleri haklar bile pamuk ipliğine bağlıdır. Hak ve özgürlüklerimizin asıl teminatı, bunlar için yürüteceğimiz mücadelenin kesintisizce sürdürülmesidir. Nitekim Twitter yasağı da asıl olarak varolan toplumsal tepki karşısından kaldırıldı.
Twitter yürütme erkinin başındaki şahsın "Twitter mivitter kökünü kazıyacağız!" sözlerinin hemen ardından son düzenlemelerle tepemizde bekleyen bir tepegöze dönüştürülen TİB'in emri yerine getirmesiyle yasaklandı. Bu keyfilik, bu hoyratlık bile hak ve özgürlüklerimiz için mücadelenin yaşamsal önemini gösteriyor. Yasakların olmadığı, hak ve özgürlüklerin gaspedilmediği bir dünya için verilecek mücadele aynı zamanda bugünkü kazanımlarımızın da teminatıdır. Aksi taktirde Twitter'la ilgili yaşadıklarımız da gösteriyor ki önümüzdeki dönemde nefes almamız bile yasaklanmak isteniyor!..