Rejimin pimini çektiği savaşın o korkunç soluğu Hatay'da hissediliyor...
Rejim krizinin derinleştiği, at izinin it izine karıştığı bu günlerde rejimin Suriye’ye dönük kapsamlı bir saldırının pimini çekmeye hazırlandığına dair sayısız veri ortalığa saçılıyor. Bir taraftan İsrail’le yapılan görüşmelere dair Taraf’ta çıkan haberler, bir taraftan da bugün gündeme düşen ortam dinleme kayıtları uluslararası güçlerin de yer aldığı bir tezgahın hazırlandığını açıkça ortaya koyuyor.
Gündeme bomba gibi düşen ortam dinleme kayıtları, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in katıldığı bir toplantıya ait. Bu toplantıda söylenen her cümle, sonu bir bölgesel savaşa çıkacak sürecin düğmesine basıldığını, bir adım sonrasınınsa halklar açısından felaket olabilecek sonuçlara gebe olduğunu gösteriyor.
O tapelerde konuşulanlar bugün fiilen hayata geçirilmiş durumda. Rejim her türlü karanlık güçle elbirliği yaparak, her türlü kirli-karanlık yöntem ve aracı devreye sokarak bu sürecin pimini çekti sadece bombanın atılması bekleniyor.
Bu gerçek en net haliyle Hatay’da hissediliyor. Hatay halkı savaşın o korkunç soluğunu yaşamının içinden hissediyor. Sınırda cirit atan dinci gerici çeteler, yanı başlarına düşen bombalar, köy meydanlarında dolaşan silahlı-sakallı-cüppeli adamlar halkın tüm gündelik yaşamını, hatta uykularını işgal etmiş durumda.
Aldığımız bilgilere göre dün gece El Kaide’ye bağlı oldukları düşünülen bir grup silahlı adam Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Meydan Köyü’nün sokaklarında havaya ateş ederek dolaştılar. Bu gelişme üzerine tedirgin olan Meydan, Tekebaşı, Koyunoğlu köylüleri sabaha kadar silahlı nöbet beklediler.
Yine Samandağ ilçesine bağlı Meydan Köyü sınırları içerisinde denize bomba düştü. Bombanın düştüğü yer deniz kıyısına 70-90 metre uzaklıkta.
Yerel yayın yapan siyasihaber.org sitesinde gelişme şu şekilde anlatılıyor:
Bombanın düştüğü yere yaklaşık 50 metre uzaklıkta tarlaları bulunan maydanoz işçilerinin verdiği bilgiye göre, olay yeri Suriye’ye 4,5 deniz mili uzaklıkta. İşçiler, bomba düştüğünde denizin içerisinden dumanlar çıktığını, köpüklerin sahile kadar geldiğini belirtiler.
Siyasihaber bombanın düşüğü civarda çalışan tarla işçilerine ulaştı. İşçilerden Haydar Karataş “bugün suya düşen bombanın yarın tarlada çalışırken kafamıza düşmeyeceği belli değil” diye konuştu. Ayrıca sahil güvenliğin denizde kaçakçılık için her gün devriye gezdiğini belirten Haydar Karataş, son 5 gündür sahil güvenliğin denizde dolaşmadığını dile getirdi.
Diğer görgü tanıklarından Altay Karataş “Deniz sınırında giriş çıkışlar delik deşik oldu, sıkı önlemlerin alınmasını istiyoruz” derken, Bülent Karataş “Bölge halkı olarak korku içindeyiz, tarlamıza giderken çok korkuyoruz, geri dönüp dönmeyeceğimiz belli değil.” diyerek can güvenliklerinin bulunmadığını söyledi.
Ayrıca muhabirimiz kendileriyle görüştüğü sırada arkadan bomba seslerinin gelmeye devam ettiği aktarıldı.
Samandağ halkı tarafından saat 16′da Meydan Köyü Adembaba Kıraathanesi’nde bir basın açıklaması gerçekleştirilecek.
Savaş kapımızda, rejimin tepesine çöreklenmiş çete bu savaşı her an başlatacak bir kumpasın içinde. "Stratejik derinlik" uzmanı olarak tarif edilen Ahmet Davutoğlu'nunun açığa çıkan tapelerdeki "keşkeleri" derin bir krizde boğuldukları bu anda işçi ve emekçileri savaş arabasına bağlamakta daha kararlı olduklarının da ifadesidir.
Hatay'da patlayan silahların bombaların sesinin tüm bir ülkeye yayılması, tüm bir bölgeyi kasıp kavurması şimdi dünden daha yakın bir olasılık. Ve şimdi sokaklar her zamankinden daha fazla ısınmadıkça savaş herbirimizin uykularını, evlatlarını, yaşamlarını o korkunç soluğuyla yutacak...