Biz lisede devriye aracına yol vermemeyi anarşi zannederdik, bize direnmeyi sen öğrettin sayın başbakan
Neredeyse 20 yıl Batıkent’te yaşadım sayın başbakan. değil akrepler tomalar, çevik kuvvet belediye otobüsüyle bile geçmedi bu semtten. devriye araçları bile fazla dolaşmaz, iki tur atar seyyar köftecilerden birinin yanına çeker. ezkaza bir ihtiyaç olduğunda 155’i aramaz batıkentliler, direkt batıkent karakolunu arar: “bir devriye otosu gönderir misiniz?” işte bu samimiyet, bu naiflik, bu nezahet var batıkent’te. sonra gezi oldu. sen bize gezi’yi armağan ettin sayın başbakan. “batıkent’in bebeleri” de direndi. akılları gezi’de kendileri tuzluçayır’da, kennedy’de, bestekar’da, kuğulu’daydı. ama sonra batıkent’e, evlerine döndüler. derken 2014 oldu, yerel seçim geldi. batıkent’te yine halkevlisi, devlislisi, tkp’lisi, ödp’lisi bildirilerini dağıttı. metro çıkışında bazlama satan çocuğun yanında, atm’lerin orada volta atan köpeklerin arasında, mutlu mahcup yaptılar seçim propagandalarını. inanır mısın sayın başbakan, batıkent sandıklarından chp dışında parti çıkmayacağını bildikleri halde başları dik, “biz de buradayız” dediler gururla. sonra senin itlerin doldu batıkent’e sayın başbakan.* sincan’dan, etimesgut’tan, keçiören’den geldiler otobüslerle. tahammülün kitabını yazan batıkent’te partisi bile olmayan bdsp üyelerini sallamayla doğradılar. ellerini boyunlarını kestiler. sonra yine senin çeviğin eşliğinde olay yerinden ayrıldılar sayın başbakan. sana olan nefretini hep deplasmanda kusan batıkentliler bu kez kendi sahasındaydı. senin çeviğine küçük sürprizler hazırlamışlardı hem de. o kısa apartmanları ve yemyeşil bahçeleri olan sitelerin arasında aniden yükseliveren profesyonel direnişçi barikatlarını beklemiyordu hiçbiri mesela, anlayamadılar. tıpkı çarşının arkasında kovaladığı 3 kişinin ön tarafta nasıl 30 kişi olduğunu anlayamadıkları gibi. neden biliyor musun sayın başbakan, batıkent’in her yeri birbirine benzer. en az 10 yıl yaşamayan ezberleyemez o sokakların geometrisini, toma’nın camından 10 dakika izlemekle olmaz ki, çevik ne yapsın? biz batıkent bebesiyiz sayın başbakan. dün bir bugün iki. çeviğin geldi hoş geldi, fakat bilmeni isteriz ki biz kimseyi eli boş göndermeyiz. biz lisede devriye aracına yol vermemeyi anarşi zannederdik, bize direnmeyi sen öğrettin sayın başbakan. direne direne ethem olduk, öldük. öldükçe çoğaldık. ethem’in semtine hoş geldin sayın başbakan. güzel bir uğurlama bekliyor seni.
Ekşi Sözlük / robin crusoe isimli kullanıcı