Pamir'i kaybettik, ama...

Pamir'i kaybettik! Onun "kaybı" varolan toplumsal kutuplaşmanın boyutlarını bir kez daha gösterdi...

GÜNCEL
Cumartesi, 5 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

Dün ailesi uyurken evden çıkan ve tüm arama çalışmalarına rağmen bulunamayan 3,5 yaşındaki Pamir'in cansız bedeni evlerinin yanındaki boş villanın havuzunda bulundu.



 



Pamir'in kaybolması üzerine sosyal medyadan yapılan çağrılarla sayısız gönüllü Sarıyer-Zekeriyaköy'e giderek arama-kurtarma çalışmalarına katılmıştı. 30 saat boyunca süren arama kurtarma çalışmalarında yaklaşık 10 bin kilometre çapındaki bir alan didik didik edilmiş fakat, Pamir'e ulaşılamamıştı.



 



Saat 14:40 civarında dalgıçlar, ailesinin yaşadığı evin yanındaki boş binanın havuzunu kontrol ederken Pamir'in cansız bedenine ulaştılar. Forumların, gönüllü kurtarma ekiplerinin katıldığı çalışma böyle sonlanınca, gözü kulağı Pamir'de olan herkes/hepimiz derin bir acı yaşadı/yaşadık.  



 



Pamir'in gerek kaybolması, gerek aranması ve gerekse de ölümü üzerine sosyal medyada tek kelimeyle çirkin mesajlar yayınlandı. AKP cenahından geldiği anlaşılan mesajlarda, Pamir'in kaybolması akıl almaz komplolara bağlandı. Kimisi "Geziciler Pamir üzerinden yasaklanan sosyal medyanın aslında ne kadar yararlı işler yaptığını kanıtlamaya çalışıyor" dedi, kimisi "Pamir'i bahane edip 3. Köprü'nün yapımını engellemeye çalışıyorlar" dedi... Bir, "Pamir propaganda yapmak için bilinçli olarak öldürüldü" denilmediği kaldı...



 



3.5 yaşındaki bir çocuğun kaybolması ve ölümü üzerinden yaşanan bu akıl almaz gelişmeler, toplumsal kutuplaşmanın hangi boyutlara ulaştığını gösterdiği kadar, bu kutuplaşmanın bir tarafını oluşturan "AKP cenahın"nın o kirli zihniyetini de bir kez daha ortalığa sermiş oldu.



 



Bu kafa son derece kirli-komplocu ve bir o kadar da tehlikeli bir kafa... Kötü olan bu boyutlarıyla kendisini kustuğu oranda kutuplaşmayı da daha bir keskinleştirmesidir!



 



İnsana, "Pamir öldü ama sizin insanlığınız çok önceden ölmüş" dedirten bu kafaların provakatif ve kutuplaşmayı derinleştiren "fantazileri", işçi ve emekçiler içinde emek-sermaye temelli bir "kutuplaşma" yaratmak dışında bir seçeneğin olmadığını bir kez daha hissettiriyor.



 



Başka yolu yok!...