Gözdağı fezlekesi

Ankara Emniyeti'nin fezlekesinde Ethem'in avukatı da "şüpheli"ler arasında sayılıyor

GÜNCEL
Çarşamba, 16 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

Ethem Sarısülük'ün vurulduğu 01.06.2013 günü Ankara'da meydana gelen yürüyüş ve gösteri olayları ile ilgili olarak Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü tarafından 113 kişi hakkında, izinsiz toplantı ve gösteri yapma, görevi yaptırmamak için direnme, nitelikli kasten yaralama, kamu görevlisine hakaret, nitelikli hırsızlık, mala zarar verme, kamu malına zarar verme, ulaşım araçlarının alıkonulması suçlarından 30.09.2013 tarihli fezleke düzenlenmiştir.



 



Fezlekenin 111. sırasında Ethem Sarısülük, 112. sırasında Avukatı Kazım Bayraktar şüpheli sıfatıyla yer almaktadır. Ethem Sarısülük'ün adı olay tarihi itibariyle yaralılar arasında dahi yer almazken, yaralanan polislere oldukça geniş bir şekilde yer verilmiştir. Polis memuru Ahmet Şahbaz tarafından öldürülen Ethem Sarısülük hakkında, vurulmasından yaklaşık 4 ay sonra düzenlenen fezlekede şüpheli olarak yer verilmesi, ölümünden hiç bahsedilmemesi, Güvenlik Şube Müdürü'nün gösteriye katılanları orantısız suçlarken ortaya koyduğu ciddiyetsizliğin ve suistimalin açık bir ifadesidir.



 



Güvenlik Şube Müdürü Mehmet Harman imzasıyla savcılığa gönderilen fezlekenin ekinde olay gününe ait görüntüler ve fotoğraflar yer almakta, ancak polisin o gün uyguladığı orantısız şiddettin ve vahşetin görüntü ve fotoğraf kayıtlarıyla hastanelere ve sağlık merkezlerine kaldırılan -beş kişi dışında- göstericilerin, gösteriye kaltılmadıkları halde polis tarafından yaralanan vatandaşların kayıtları ve isimleri yer almamaktadır. Fezlekeye göre o gün yaralanan ve darp edilen vatandaş sayısı sekizdir ve isimleri verilmektedir.



 



Fezleke 01-02.06.2013 günü meydana gelen olayları konu edindiğine göre, Ankara Güvenlik Şube Müdürü öncelikle şu sorulara yanıt vermelidir:



 





  • * Bu fezlekeyi düzenlediğiniz tarihten önce Ethem Sarısülük'ün polis Ahmet Şahbaz tarafında öldürüldüğünü biliyor musunuz bilmiyor musunuz? Bilmiyorsanız o koltukta oturmayın size bir “sağır sultan” koltuğu ayarlasınlar, hiç olmazsa bahaneniz olur. Biliyorsanız durum daha da vahim. Ya kasıtlı ve kötü niyetlisiniz ya da bir olayda ölen şahsın o olayın fezelekesinde 'şüpheli' sıfatıyla değil maktül sıfatıyla yer alacağını bilmeyen 3. sınıf bir emniyet müdürü olarak bu devletin yetiştirdiği en cahil emniyet müdürlerinden birisiniz. Ancak biz bildiğinizi ve fezlekeyi bilerek böyle yazdığınızı biliyoruz.





 





  • * Ethem Sarısülük'ü vuran polisi bildiğiniz halde neden yakalamadınız? 24 gün boyunca katil Ahmet Şahbaz'ı nerede sakladınız?





 





  • * Ortada bir ölüm olduğunu, ölümün Ahmet Şahbaz'ın silahından çıkan kurşunun Ethem Sarısülük'ün kafasına isabet etmesi sonucunda gerçekleştiğini bilmenize rağmen fezlekede neden yer vermediniz?





 





  • * Silah eğitimi almış bir polis havaya ateş ederken, 5 m. ilerisinde bulunan bir insanı kasıt olmaksızın kafasından nasıl vurabilir?





 





  • * Katil sanığı Ahmet Şahbaz'ın olay sırasında aldığı yaralar nedeniyle 01.02.2013 tarihinden itibaren raporlu olduğu ve duruşmada verdiği ifadeye göre aynı gün akşam saat 22.00'den itibaren istirahate çekildiği halde, Ankara Emniyeti'nde görevli müdür, komiser ve memurlardan oluşan kırk dokuz polis tarafından imzalanan 02.06.2013 tarihli “Olay Tutanağı” Ahmet Şahbaz'a nasıl imzalatılmıştır? Tutanak mı sahtedir, Ahmet Şahbaz'ın imzası mı sahtedir yoksa sağlık raporları mı sahtedir?





 





  • * Polis Vazife Ve Selahiyetleri Kanunu'nun Ek-4 maddesine göre “Polis, görevli bulunduğu mülki sınırlar içinde, hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit, muhafaza ve yetkili zabıtaya teslim etmekle görevli ve yetkilidir”. Olay yerinde bulunan polisler ve amirleri, kanunun emredici ek-4. maddesi hükmüne rağmen olayla ilgili kanıtları aynı gün neden toplamadılar, yasalara aykırı silah kullanan zanlıyı yakalayıp görevli zabıtaya ya da savcıya neden teslim etmediler?





 





  • * Olay günü polis tarafından -bazıları gaz kapsüllerinin açıktan kural dışı kullanılması sonucunda- yaralanan yüzlerce insanın sağlık raporları savcılıklara verildi ve görevli müdür, amir ve memurlar hakkında şikayet başvuruları yapıldı. Bu başvurular sizin şubenize de bildirildi. Herhangi bir işlem yaptınız mı? Koruma bahanesiyle yüzleri kask ile maskelenmiş polisler tarafından halka karşı işlenen suçların failleri nasıl olur da meçhul kalır? Bugüne kadar Ankara'da gaz tabancasını kurallara aykırı kullanarak kemik kıran, kafatası parçalayan, cinayete teşebbüs suçu işleyen kaç polisi tespit ettiniz?





 





  • * Fezlekede baştan sona göstericiler suçlanmıştır. Başta demokratik hak ve özgürlüklerin kullanımını haksız şiddet kullanarak engellemek olmak üzere, öldürme, işkence ve çok sayıda yaralama suçu işleyen ve yargı tarafından (AİHM'nin Türkiye aleyhine çok sayıda kararında da ifade edildiği gibi) cezasızlık politikası uygulanan polislere karşı bireyin ve toplumun direnme ve meşru savunma yapma hakkı size bir şey ifade ediyor mu?





 



Güvenlik Şube Müdürü fezlekede katil sanığını savunma amaçlı yorumlar yapmıştır. Bu yorumlar olay tutanağında da yer almaktadır. Oysa tutanaklarda yorum yapılmaz; olay, maddi kanıtlar ve failler tespit edilir. Fezlekede Ahmet Şahbaz'ın meşru savunma durumunda kaldığı, vücuduna çok sayıda taş isabet ettiği, kendini savunmak için havaya ateş etmek zorunda kaldığı, ateş ettikten sonra polis grubunun arasına gittiği, daha sonra Ethem Sarısülük'ün yere düştüğü ve ambulans ile hastaneye kaldırıldığı yazılmıştır. Fezlekede de tutanakda da olay çarpıtılmıştır. Olay tutanağında da fezlekede de Ahmet Şahbaz'ın meşru müdafaa yaptığını iddia etmek Emiyet Güvenlik Şube Müdürü'nün görevi değildir.



 



Ankara Emniyet Müdürü katil sanığının avukatlığını yapmaktadır.



 



Polis Ahmet Şahbaz tarafından öldürüldüğü bilinmesine rağmen bu fezlekede 'şüpheli' sıfatıyla ve oldukça geniş bir şekilde Ethem Sarısülük'e yer verilmesinin asıl nedeni katil sanığı polisi savunmaktır. Yöntem, benzer her olayda olduğu gibi suçlu kamu görevlisini aklamak için “mağduru” suçlu ilan etmek ya da karalamaktır.



 



Bu fezleke asıl olarak, demokratik hakları ve özgürlükleri için sokaklara çıkan halka karşı düzenlemiş bir gözdağı fezlekesidir.



 



16.04.2014



Av. Kazım Bayraktar