Haydutlar kraliçesi

Phoolan Devi'nin kaderi, hiç istemediği halde 11 yaşında borç karşılığı kuma olarak bir adama verilince çizilir

KADIN
Çarşamba, 16 Nisan 2014 (12 yıl 3 gün önce)

A. Vural



Phoolan Devi'nin yaşamıyla ilgili bir gazete kupürü okuduğumda bu hırçın kadının yaşamı ve intikam arzusundan çok etkilenmiştim.



 



Kitabın ilk baskısı 1997'de yapılıp hemen tükenmiş. Uzun uğraşlardan sonra bir yoldaş, ilişkilerini devreye sokarak kitabı sahaflarda bulunca epeyce heyecanlandım. Öncelikle belirteyim, Hindistan'ın kast yapısını şöyle böyle de olsa bildiğimi sanıyordum. Fakat 20. yüzyılın son çeyreğinde gelişmiş kapitalist ülkelerle boy ölçüşen Hindistan ne yazık ki kadın ve çocuk emeğinin kullanımında başa güreşiyor. Öyle ki, birçok köyün ismi polis kayıtlarında dahi yoktur. Çocuk yaşta yaşı ilerlemiş adamlara gelin giden çocuklar...





Phoolan Devi'nin kaderi, hiç istemediği halde 11 yaşında borç karşılığı kuma olarak bir adama verilince çizilir. Hem kocası hem de kuması tarafından gördüğü şiddet hiç eksilmez. Aileler arası kavga ve dövüşlerin eksik olmadığı Hindistan kırsalında güçlü olan hep kazanır... Kadınların alt kast, erkeklerin üst kast olduğu ve bu yüzden her türlü ayrıcalığa sahip erkek egemen toplumda Phoolan Devi'nin yaşadıkları Hindistan'da kanıksanmış olaylardandır...





Zoraki kocasından gördüğü şiddete dayanamayıp kaçan Phoolan Devi silahlı çetelerin içene düşer... Phoolan Devi'nin sevdiği çete lideri Vikram'ın çeteler arasındaki çatışmada öldürülmesiyle yaşamı altüst olur. Baba evine dönemeyen Phoolan Devi başka çete tarafından kaçırılır. Pholan Devi yeni katıldığı çete mensupları tarafından günlerce tecavüze uğrar. Yirmi iki kişilik çetenin tecavüzüne maruz kalan Pholan Devi kendi çetesini oluşturarak intikam yemini eder.



 



Phoolan Devi'nin fırtınalı yılları çete lideri olduktan sonra şiddeti kanıksayarak devam eder. On yıllık çete yaşamında karşıt çete ve üst kasta mensup onlarca kişiyi öldürür. Kendisine tecavüz eden çete mensuplarının tamamını imha etmekten geri durmaz. Phoolan Devi artık bir efsanedir. Öyle ki, Hindistan'ın “Haydutlar Kraliçesi” olarak namı Pradesh eyaletinin sınırlarını aşıp politikacıların gündemine yerleşir. Muhalefet ve iktidar partisi çaresiz kalınca Phoolan Devi çetesiyle uzlaşmanın yollarını arar. Yerel polis gücü ve merkezi otorite Devi'nin izine rastlamadıkça huzursuzluk ve çaresizliğini her vesileyle dillendirir. Phoolan Devi'nin teslim olması için her türlü yöntem denenir. Ailesi tehdit ve gözaltılara, hatta kısa süreli tutuklamalara maruz kalır. Fakat Hindistan'ın siyasi atmosferi öyle değişkendir ki, yarım milyar nüfuslu ülkede irili ufaklı çetelerle mücadelede yetersiz kalan iktidarın toplum gözünde itibar kaybetmesi kaçınılmaz olur. İktidardaki Kongre Partisi uzun uğraşlar sonucu Phoolan Devi ile pazarlık yapıp teslim olmasını sağlar. Phoolan Devi, binlerce kişinin katıldığı teslim töreni sonrası tutuklanır. İhanete uğradığını haykırsa da 10 yıllık tutsaklığa mahkum olur.





Phoolan Devi cezaevinde kaldığı sürede okuma yazmayı öğrenir. Uluslararası basın ve tv yapımcılarının ilgi odağı olduğu halde yapmış olduğu röportaj ve basın açıklamaları çoğunlukla sansüre takılır. Cezaevinden çıktıktan sonra siyasete atılır. Yüzbinlerce hayranının desteğini alan Phoolan Devi, bu kez milletvekili olarak mücadelesini devam ettirir.





Phoolan Devi, Hindistan alt sınıf kastlarından ilk kez parlamentoya girmeyi başaran ender bir kişiliktir. Hindistan toplumunda halen devam etmekte olan çocuk emeğinin sömürülmesi, Phoolan Devi gibi çocuk yaşlardaki kızların fuhuşa servis edilmesi, kadınların alt kast sınıfına mensup olarak doğuştan hakir görülmesi... Phoolan Devi'nin yaşamında net olarak gözlenmektedir. İntikam hırslı burjuva sınıfının iktidar aygıtı Phoolan Devi'yi savunmasız bir halde evinde çıkarken kurşun yağmuruna tutturur.





2001 yılında öldürülen Phoolan Devi'nin cenazesine onbinlerce hayranı katılır. Olaylı geçen cenaze töreni Hindistan halkının iktidara olan nefretini bileyerek güçlendirir. Kitap oldukça kapsamlı bir şekilde efsane kadının yaşamından kesitler sunmakta. Mala Sen isyan ruhlu kadını okuyucuya sunarak Hindistan gerçeğini gözler önüne sermektedir. Ne var ki kadın cinayetleri, çocukların fuhuşa sürüklenmesi Hindistan'da günümüzde de bütün vahşetiyle sürmektedir.