Yatağan'dan 1 Mayıs'a!..

220 gündür direnişte olan Yatağan işçilerinin Ankara'da eylemde olanlarıyla konuştuk

İŞÇİ SINIFI
Pazartesi, 21 Nisan 2014 (12 yıl 4 ay önce)

Alınteri: Merhaba, Sizi tanıyabilir miyiz?

Cihan: Merhaba, Tes-İş Yatağan delegesiyim. İsmim Cihan.





Alınteri: 2014 1 Mayıs’ına sayılı günler kaldı. Direnen bir işçi olarak yaklaşan 1 Mayıs’ın senin açından anlamı nedir?

Cihan: Konfederasyonumuz bu 1 Mayıs’ta direniş çadırımızın kurulu olduğu yerde Yatağan’da toplanma kararı almış. Bu benim için onur verici bir şey. 220 gündür o çadırda direnen işçi arkadaşlar için de hem onur verici hem de moral motivasyon artırıcı bir durum olacaktır. Benim 1 Mayıs için talebim bütün kesimlerin bir arada 1 Mayıs'ı kutlamasıdır.





***



Alınteri: Merhaba, sizi tanıyabilir miyiz?

İlyas: Ben İlyas. Yatağan Termik Santrali’nde çalışıyorum.

 



Alınteri: Günlerdir burada ve Yatağan’da direnen bir işçi olarak, 1 Mayıs senin için ne ifade ediyor?



İlyas: 1 Mayıs, içinden geçtiğimiz şu günlerde bizim için çok önemli. Çünkü bu süreç böyle giderse 1 Mayıs bizim için bir bayram değil yas olacak. Eğer kaybedersek... kaybetmemek için elimizden geleni yapacağız. Biz yas olarak değil bayram olarak yaşamak istiyoruz.





Alınteri: Peki 1 Mayıs'ta senin sloganın ne olacak?

İlyas: Direne direne kazanacağız!





***





Alınteri: Merhaba, sizi tanıyabilir miyiz?

Özgür: İsmim Özgür Özkaya, Yeniköy işçisiyim.





Alınteri: Özgür ağabey, direnişteki bir işçi olarak yaklaşan 1 Mayıs'a dair duygu ve düşüncelerini ifade eder misin?

Özgür: 1 Mayıs yaklaşıyor; bizim işyerlerimiz satıldı, satılıyor. Direnişimizi bütün alanlara taşımamız lazım. Bunun için diyorum ki, işçileri satanların bize dayattığı 1 Mayıs onların alanlarında değil gerçek emekçilerin ve devrimcilerin 1 Mayıs alanlarnda kutlanmalı.





***



Alınteri: Merhaba, sizi tanıyabilir miyiz?

Güvenç: Güvenç Tunay (Yatağan şube yöneticisi)





Alınteri: 10 Nisan'dan beri özelleştirmeye karşı burada mücadele ediyorsunuz. Dün ihale yapıldı ve bir saldırıya maruz kaldınız. Bu konuda görüşlerinizi alabilir miyiz?

Güvenç: 25 yıldır bu mücadeleyi veriyoruz. Ağustosta özelleştirme idaresine bağlandık. O günden beri yasal platformlarda duyurmaya çalışıyoruz. 10 Nisan'da da Yeniköy-Kemerköy’ün son teklif verme tarihinden bu yana Yatağan'daki 215 günlük direniş ateşini Ankara’ya taşıdık. Burada da yasal çerçevede hakkımızı aramaya çalışıyoruz.



 



Dünkü olayda da basın açıklaması yaparken birdenbire polislerin saldırısına uğradık. Burada plastik mermiyle saldırmaları bizi felç etti. Bizi asıl üzen budur. Yanağından, başından yaralanan arkadaşlar var. Saldırıyı kınıyoruz. Biz mücadelemizde haklıyız ve sonuna kadar da devam edeceğiz. Kurtuluş Parkı'mız bizim kurtuluşumuz olacak.





Alınteri: 1 Mayıs siz direnen işçiler için ne anlam ifade ediyor.

Güvenç: Bizim için anlamı çok büyük. 1 Mayıs'ı sendikamızın Yatağan şubesi nerede yapacaksa yüksek katılım sağlayacağız. Bu 1 Mayıs'ı özelleştirmelerin iptal edildiği bir bayram havasında kutlayacağız.





***





Alınteri: Merhaba, sizi tanıyabilir miyim?

Onur: Merhaba, ben Onur Şaşı. Yatağan Termik Santrali'nde işçiyim.





Alınteri:10 gündür burada Özelleştirme İdaresi karşısında direniyorsunuz. Daha önce zincirleme eylemi yapmıştınız, dün de ihale günü bir basın açıklaması yapacakken polis saldırısına maruz kaldınız. Bu konulara ilişkin ne düşünüyorsun.



Onur: Dün polisin yaptığı ekmek kavgası veren işçiye faşizanca saldırmaktan başka bir şey değildir. Biz hakkımızı yasal bir zeminde arıyoruz. Şimdiye kadar kimseye vurup kırmadık. Dün bize burada vahşice saldırdılar. Biz daha önce de TOMA'yla, biber gazı ve copla saldırıya uğradık ancak dün bize plastik mermiyle düşmanca saldırdılar. Bize bu şekilde saldırarak topluma bizi farklı lanse ettirmeye çalışıyorlar. 10 gündür ben şunu görüyorum: Hükümet bilinçli insanların örgütlenmesinden ve bunun toplumda yaygınlaştırılmasından Gezi olaylarından sonra çok korkuyor. Dünkü saldırının amacı sanki onlar haklı da biz haksızmışız gibi bir intiba yaratmaktır. Bizim kavgamız ekmek kavgasıdır. Gelecek kavgasıdır. Seyitömer’de gördük özelleştirmenin sonuçlarını. 200 arkadaşımız işten çıkarıldı.





Yarın öbür gün Yeniköy, Kemerköy veya Yatağan’da da aynı şeyler yaşanacak. Oralarda da işçiler ayağa kalkacak. Sonuçta hepimiz insanız. Yaşamımızı sürdürmek için mücadele ediyoruz. Bizim kimseyle şahsi bir sorunumuz yok. Bizim kavgamız sadece ekmek kavgası.





Alınteri: Onur, biz Alınteri gazetesi olarak ihale günü size yapılan saldırıyı “Yatağan hepimiz için dövüşüyor!” diye verdik. Sence de bu böyle mi?

Onur: Evet, ben de böyle olduğunu düşünüyorum. Farkındaysanız artık toplumu ayrıştırmaya başladılar; kendilerinden olanlar ve olmayanlar olarak. Gezi eylemlerinde sokağa çıkan binlerce insana 'marjinal' denildi. 17 Aralık operasyonunda kendilerinden olmayanlara 'haşhaşi' dediler. Onu dediler, bunu dediler... Sanki bu ülkenin Başbakanı haklı da meydanları dolduran binlerce işçi ve emekçi haksızmış havası yaratmaya çalışıyorlar.





Alınteri: 2014 1 Mayısı'na sayılı günler kaldı. 220 gündür direnen bir işçi olarak 1 Mayıs senin için ne anlam ifade ediyor?

Onur: 1 Mayıs işçilerin ve emekçilerin bayramı olarak kutlanıyor. Aslında bundan sonra şöyle olmalı: Haktan, hukuktan, emekten yana kim varsa herkesin günü olmalı 1 Mayıs. Bu noktada sendikalara çok görev düşüyor. Toplumun bütün kesimleriyle birleşik bir 1 Mayıs kutlanmalı. 1 Mayıs emekten yana olan kim varsa onların bayramı olmalı.





Alınteri: Geçmişte 78 günlük TEKEL eylemi var. TEKEL eylemi gözönüne alındığında, sendikaların tutumunu ve direnisinizi nerede görüyorsunuz?

Onur: Sendikaların tutumları (Türk-İş) hala aynı mantıkla işliyor. Mesela arkadaşlarımız kendilerini zincirlediklerinde daha sonra Ergün Atalay geldi, konuştu bizimle. Şu şöyle olacak, bu böyle olacak... Ne bileyim, işçinin sırtını kaşımaktan başka bir sey değil bu. Bunlar çok önemli değil. Biz direnisimize ivme kazandırarak devam edeceğiz! Geçmis direnişlerimizin hatalarını bugünlere tecrübe olarak kullanacağız!



 



Alınteri / Ankara