Polis "kendisini savunmak" için bu sefer de ilkokula gaz bombası attı!
Polis bugün Silopi İlçesi'nde bulunan Süleyman Demirel İlk ve Ortaokul'una gaz bombası atıp on iki çocuğu zehirleyerek yeni bir "kahramanlık destanı" yazdı! Normal koşullarda hayret edilecek bu saldırganlık, sayısız çocuğun katledilip "terörist" ilan edildikleri Türkiye'de insana şaşırtıcı bile gelmiyor. Uğur'u, Berkin'i ve daha nice çocuğu "ne çocuğu onlar terörist!" diye takdim edenler, kiralık katillerine "Çocuk-kadın gözetmeden hadlerini bildirin" buyrukları salanlar için bu da adettendir!
Zaten bu pervasız saldırının kılıfı da hazır. Sözümona okuldan çıkan bir grup öğrenci hemen yakınlardaki adliye binasının önünde bekleyen polisleri taşladı, bir polis de kafasından yaralandı. Bunun üzerine polis de ne yapsın, tıpkı Ethem'in katili Ahmet Şahbaz gibi kendisini korudu. Bu sefer kurşunla değil, gaz bombasıyla... Buna da şükür demek lazım yani. Çünkü bu ülkede polisin kendisini koruma bahanesiyle kurşun yağdırmasına alıştık biz...
Bu arada o iki bombanın okulun bahçesine "yanlışlıkla" düşmediği de malum. Yer malum, Kürdistan... Hemen tüm çocukların geleceğin "teröristi" olma potansiyeli taşıdığı coğrafya. Burjuva devletin "kahraman polislerinin" bu potansiyel düşmanlara gözdağı vermesinden daha doğal ne olabilir ki?! Hani Berkin için sokaklara dökülen akranlarına olduğu gibi...Onların odaklandığı yegane sorun bu, koşullanmışçasına... Gerisi boş ve anlamsız. Fakat asıl gerçek de onların boş ve anlamsız buldukları bu noktalarda: İsyan ve özgürlük ruhunun vurulmakla, kırılmakla, sindirmekle bitirilemeyeceğinde... Örnek: hayatın kendisi!