Direnişlerinin 57. gününde olan Luna Sayaç işçilerini ziyaret ettik
Taşeronlaştırmaya ve güvencesiz çalışmaya karşı mücadele eden Çiğli Belediyesi Kafesan işçilerini ziyaret ettikten sonra Çiğli ilçesine bağlı Atatürk O.S.B'nde direnişlerinin 57. gününde olan Luna Sayaç işçilerini ziyaret ettik
İzmir Alınteri okurları olarak bizleri sımsıcak yürekleriyle karşılayan Luna Sayaç işçileri ile uzun uzun sohbet ettikten sonra haklı ve onurlu mücadelelerini sahiplendiğimizi, seslerini ve direnişlerini işçi sınıfının diğer bölüklerine yayma ve ulaştırma sorumluluğunuda bilincimizde taşıdığımızı ifade ettik.
Yaptığımız sohbetlerde direniş sürecini başından itibaren anlatan işçiler şunları söylediler:
...İşyerimiz daha önce Işıkkent'teydi. Çiğli O.S.B'ne biz işçiler hiçbir karşılık beklemeden sırtımızda taşıdık. 10 gün içinde üretim yapabilecek hale getirdik. Gelin görün ki, şimdi işveren tarafından birer suçlu ve hırsız muamelesi görüyoruz. Bu sırada sendikaya üye olmaya 8 gün içinde karar verdik. Aslında bizler bu süreç içinde birbirimizi örgütledik, sendikaya hazır ve örgütlü olarak gittik ve üye olduk...
Alınteri temsilcisinin, "sizleri sendikal örgütlenmeye iten sebepler nelerdir" sorusuna ise şu yanıtı verdiler:
Günde iki vardiya olmak üzere 12 saat çalışıyoruz ve bunun karşılığı olarak da asgari ücret alıyoruz. Bu çalışma koşullarına Cumartesi günü çalışmak da dahil... Yani anlayacağınız hayatımız çalışmaktan ve uyumaktan ibaret. Bizler böyle bir yaşamı ve çalışma koşullarını kabul edemezdik.
Başka bir direnişçi işçi söze girerek, "Yaşamımıza dair hiçbir plan yapamıyoruz, parayı verince bizim hayatımızı belirleyebileceğini mi sanıyor, anlamadık gitti..." diyor.

Sohbetimiz uzadıkça başka işçiler de söz alarak şunları söylüyorlar: "3 senedir yıllık izin de yapamadık ve hakkımız olan izni yapamadığımız gibi parasını da alamadık. Adam hem suçlu hem güçlü! Utanmıyor, bizleri işten çıkarıyor ve Çalışma Bakanlığı'na hakkımızda suç duyurusunda bulunarak 25/2-e maddesi gereği bizi yüzkızartıcı suçla ve hırsızlıkla suçluyor.."
Farklı bir işçi ise şunları ekliyor:
57 gündür direnişteyiz, dışardan getirdikleri grev kırıcı işçiler üretim sürecinin bütününe hakim olmadıkları için üretimi tam anlamıyla yapamıyorlar ve patron günden güne zarar ediyor. Kafası az bir şey çalışşaydı ve taleplerimizi kabul etseydi böyle zarar etmezdi. Şimdi banka banka dolaşarak kredi dileniyor. Bizlerin 5-10 bin lira borcu varken bu akılsız yüzbinlerce lira zararın altına giriyor. Bu gidişle işyerini batıracak.”
Alınteri temsilcisinin "Grev kırıcı işçiler nereden geliyor" sorusuna ise şöyle yanıt veriyorlar:
Konak YKM'nin orada Güven Kırtasiye diye bir işyeri varmış, başvuruları orada yaptırıp grev kırıcıları buraya gönderiyorlar. Çalışma koşullarına dayanamayıp 2-3 gün içinde ya kaçıyorlar ya da 'bu koşullarda çalışamayız' deyip kaçıyorlar. Duyduğumuza göre, koşulların iyileştirilmesini talep ediyorlarmış.
Luna Sayaç işçileri direnişten çıkardıkları esinleyici bir ders olarak şu noktayı da belirtmeden geçmiyorlar:
Bu direniş buradaki bütün fabrikaları etkiledi, diğer fabrikalardan bizimle görüşmeye gelen işçi arkadaşlar var. Bizden nasıl örgütlendiğimiz üzerine bilgiler alıp kendi işyerlerinde de örgütlenmenin vazgeçilmezliğini söylüyor belirtiyorlar.
Alınteri okurları olarak bizleri de 27/04/2014 tarihinde Çiğli Belediyesi Konferans Salonu'nda düzenleyecekleri Sanayi Kurultayı etkinliğinde yanlarında görmek istediklerini ifade ediyorlar.
Biz de mutlaka katılacağımızı, yüreklerimizin yanıbaşlarında attığını söylüyoruz ve sımsıcak kucaklaşarak ayrılıyoruz...
Alınteri / İzmir