Berkin hazımsızlığı yalancı tanıklar, uydurma iddialarla devam ediyor...
Burjuva devletin, Berkin'in geniş toplumsal kesimlerde yarattığı derin etkiyi sindiremediği açık. O nedenle bir taraftan katillerinin açığa çıkarılması işini sayısız ayak oyunuyla sürüncemede bırakırken; bir taraftan da Berkin ve ölümüyle ilgili kafa karıştıracak spekülasyon ve tezgahlar hazırlıyor. Berkin adında somutlaşan etkiyi ve toplumsal meşruiyeti bu tezgahlar üzerinden bozmaya, dağıtmaya çalışıyor. Önce Berkin ve ailesi bizzat devletin başı Başbakan tarafından "terörist" ilan edildi. Şimdi de vurulması ve hastaneye kaldırılması konusunda kafa karıştıracak, bugüne kadar yapılan spekülasyonları pekiştirecek bir senaryo devreye sokuldu.
Radikal'in bugünkü haberine göre Berkin'in ölümsüzleşmesinden sonra İçişleri Bakanlığı’nca idari soruşturma için atanan başmüfettiş Mustafa Kızıldemir ve Gökhan Özsavaş, 17 Mart’ta Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli gece bekçisi C.B. ve polis B.A.’nın ifadesini aldı. Bekçi C.B., “hastane karşısındaki kantinde çalışan A.’dan duyduğu” bir iddiayı müfettişlere anlattı. C.B.,
A. isimli şahıstan, kendi mahallesinde oturan bir şahsın Elvan’ın olay gecesi yaralandığını, ilk etapta hastane yerine şimdi ismini hatırlamadığım bir derneğe götürüldüğünü, durumun ağırlaşması üzerine birkaç saat sonra hastaneye getirildiğini söyledi. Hatta Berkin Elvan hastaneye getirildiğinde üstü başı ıslaktı. Sanki bir yerde müdahale edilmiş de getirilmiş gibiydi
dedi.
B.A. da, iddiaya ‘açıklık’ getirerek,
Bekçi C.B., acilin karşısındaki kantinde çalışan A. isimli şahıstan, kendi mahallesinde oturan bir şahsın Elvan’ın olay gecesi yaralandığını, ilk etapta hastane yerine ÇHD’ye götürüldüğünü, ağırlaşması üzerine hastaneye götürüldüğünü duymuş
diye ifade verdi.
Polis başmüfettişleri Kızılgüneş ve Özsavaş, 17 Mart’ta aldığı ifadeleri ‘önem arz edebilecek bir tanıklık olduğu’ gerekçesiyle soruşturmayı yürüten Savcı Faruk Bildirici’ye gönderdi. Bu ifadelerin Radikal’de geçen 21 Nisan’da “Berkin Elvan soruşturmasında skandal tanıklık” başlığıyla yayınlanması üzerine, ifadelerde adı geçen ve iddianın kaynağı olduğu ileri sürülen A.D., savcılığa giderek, ifade verdi. A.D., bekçi C.B.’ye bu yönde bir ifadede bulunmadığını kaydederek, “Olayla ilgili bilgim ve görgüm yoktur. Ayrıca süresiz işten ayrıldım. Can güvenliğimden de endişe ediyorum” dedi.
Müfettişin kimliği konuşuyor!
Radikal'in haberinden anlıyoruz ki soruşturmayı yürüten polis Başmüfettişi Gökhan Özsavaş, "işkence yapmaktan" yargılanmış bir isim. Özsavaş, 2009 yılında İstanbul’da Çevik Kuvvet Şube Müdürü ve Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yapmış, 1 Mayıs 2009’da, Tarlabaşı’nda Naciye Kaplan ve Öztürk Aladağ adlı iki gencin kayıt dışı şekilde gözaltına alınıp dövülmesine ilişkin hakkında dava açılan polislerden biri olmuş. O olayda, Çevik Kuvvet Şubesi’nden Komiser Yardımcısı Nuh Mete Damgacı, aynı şubeden polis Veli Tarım ve Beyoğlu Emniyeti’nden Ayhan Aktaş ve Kemal Güney ile Fatih GBT Şubesi’nden Ayhan Baştürk’e ‘işkence’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak’ suçlarından 26 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Aynı dosya kapsamında, Komiser Özsavaş da “kendi gözetim yükümlülüğü altındaki bir bölgede meydana gelen işkenceden sorumlu olduğu” için diğer sanıklarla birlikte yargılanmıştı. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, 24 Aralık 2013’te “müdahillerin sanıklar tarafından dövüldüğüne ilişkin teşhise yeterli görüntü ve delil elde edilemediği” gerekçesi ile beraatle sonuçlanmıştı!
Sözümona katliamı soruşturmak için atanan polis müfettişinin kimliği ortadayken; dava için böylesine spekülatif tanıklar yaratılması ve Berkin'in katili ya da katillerinin değil de bizzat kendisinin, ailesinin, arkadaşlarının ve hatta ÇHD'nin zan altında bırakılacağı bir mecraya çekilmeye çalışılması hiç de şaırtıcı değil. Bu devletin tarihi, sicili, icraatleri sabittir. Devlet düşmanı olarak kodlanan herkes ölü bile olsa yeniden yeniden yargılar, katillerini aklamak içinse her türlü kirli tezgahı sonuna kadar devreye sokar. "Yeter artık!" demedikten sonra katledileni katladen yapacak bu anlayış pervasızca hüküm sürecek.